(1632 S. K. m. 21, 22, 63, Ek m. 8) (765 S. K. m. 11, 13, 59) (5252 S. K. m. 6)
Yoklama kaçağı suçundan sanık P.Er Mehmet Emin AKTAŞ hakkında 7 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 07.09.2004 gün ve 2004/872-738 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 14.03.2006 gün ve 2006/1676 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün bozulması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın 14.03.2001-28.02.2002 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra yakalananlar ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca neticeten beş ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan hüküm, sanık tarafından, yasal süresi içerisinde, özetle; babasının ağır hastalığı sebebiyle müracaat edemediği, kendiliğinden birliğine teslim olduğu, beraat etmesi gerektiği, ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının, 15.07.2000 tarihinde sanığın babasına tebliğ edildiği ve 19.09.2000 tarihinde şubeye gelerek yoklamasını yaptırmasının istendiği, tebligatın geçerli olduğu, sanığın emsallerinin sevk tarihi olan 13.03.2001 tarihinden sonra, 28.02.2002 tarihinde yol araması sırasında jandarma görevlileri tarafından yakalanarak şubeye teslim edildiği, böylece 14.03.2001-28.02.2002 tarihleri arasında temadi eden, üç aydan sonra yakalanmakla son bulan yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.
Tebliğnamede hükmün uygulama yönünden bozulması görüşü bildirilmiştir.
Sanık, babasının kalp rahatsızlığı nedeniyle tebligatın geldiğini kendisine söylemeyi unuttuğunu beyan etmiş ise de, bu husus, geçerli olan tebligatı geçersiz hale getirmeyeceği için sanığın bu yöndeki soyut mazeretine itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; ASCK'nın Ek 8 inci maddesinde, 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümlerinin bu Kanunda yer verilen suçlar hakkında da uygulanacağı öngörülmüş 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 11 ve 13 üncü maddeleri ile Askeri Ceza Kanununun 21 ve 22 nci maddelerinde düzenlenen ağır hapis cezasına yer verilmemiştir. Yine 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 6/1 inci maddesinde, kanunlarda öngörülen ağır hapis cezaların hapis cezasına dönüştürüldüğü belirtilmiştir.
Bu düzenlemeler karşısında, sanık hakkında yoklama kaçağı suçu nedeniyle hükmedilen ağır hapis cezasının yasal dayanağı kalmadığından, sanık hakkındaki uygulamanın yeni hükümler çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi bakımından, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnamede yazılı görüşe uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy