(1632 S. K. m. 117) (765 S. K. m. 2, 30, 59, Ek m. 2, 6) (5237 S. K. m. 7, 45, 52) (5252 S. K. m. 5) (5083 S. K. m. 2) (647 S. K. m. 4, 5) (353 S. K. m. 220)
Asta müessir fiil suçundan sanık Top. Kd.Üçvş.Uğur BAYRAKTAR hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 14.09.2004 gün ve 2004/975-645 esas ve karar sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından süresinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren 16.03.2006 gün ve 2006/1688 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 11.12.2003 tarihinde asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 117/1 ve 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince takdiren yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesi gereğince beher günü 11.557.000. TL. ağır para cezasına çevrilerek 288.925.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi gereğince cezasının ertelenmesine, karar verilmiştir.
Bu hüküm, sanık tarafından, suçu işlemediği, olay sırasında mağdur ere darp edici herhangi bir davranışının olmadığı, sadece kendisini olay yeri dışına çekmek istediği belirtilerek süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, özetle mahkûmiyet hükmünün para cezası yönünden düzeltilerek onanması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; 11.12.2003 tarihinde sanığın, bölük sorumluluk bölgesini gezdiği sırada gazinoda bulunan bilardo masasının yan parçasının yere düştüğünü gördüğü, çay ocağı sorumlusu olan mağdur Er Hasan ULUya neden tamir etmediğini sorduğu, mağdurun da kendisinin marangoz olmadığını, yapamayacağını söylediği, bunun üzerine sanığın marangoza yaptırsaydın dediği, mağdurun da, onun da yapamayacağını söylediği, mağdurun tavır ve konuşmalarından rahatsız olan sanığın mağduru tekme ve tokat vurmak suretiyle dövdüğü, mağdurun olay nedeniyle sevk edildiği birlik revirinde yapılan muayenesinde bir gün iş ve gücünden mahrum kalacak şekilde yaralandığının tespit edildiği, dosyada mevcut delillerden açıkça anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; Askeri Mahkemece karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle, yazılı olduğu şekilde sanık hakkında ceza tayin edilip, takdiri hafifletici neden göz önünde bulundurularak cezasında gerekli indirim yapılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde, usul, sübut, vasıf ve takdir açısından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı tespit edilmiş ise de,
01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun ile para birimi Yeni Türk Lirası (YTL) olarak belirlenmiş ve Türk Lirası değerler Yeni Türk Lirasına dönüştürülürken değişim oranının Bir Milyon Türk Lirasının, Bir Yeni Türk Lirası olarak esas alınması öngörülmüştür.
Diğer taraftan, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe konulan 5237 sayılı TCK'nın 45 ve 52nci maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5inci maddesi uyarınca ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürülmüştür.
01.05.2005 tarihinde yürürlüğe konulan 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesiyle 5083 sayılı Kanunun 2nci maddesine eklenen 3üncü fıkrasında ise, ilgili kanunlar gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz hükmüne yer verilmiştir.
Suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 2/2nci ve halen yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 7/2nci maddeleri, lehe olan kanunun uygulanmasının gerektiği hükmünü âmir olup, yapılan yasal düzenlemeler ile TCK'nın 30/2nci maddesinde yer alan, para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz şeklindeki hükmün uygulanma olanağı kalmamıştır. Bu durumda 647 sayılı Kanunun 4 ve 5inci maddeleri uyarınca belirlenmesi gereken para cezalarının, TCK'nın Ek-2 ve Ek-6ncı maddeleri gereğince yeniden değerleme oranları dikkate alınarak tespitinde, yerleşik içtihatlar da göz önünde bulundurulduğunda, her aşamada Bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların dikkate alınmaması gerekmektedir.
Buna göre, 647 sayılı Kanunun 4421 sayılı Kanun ile değişik 4/1inci maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar için 2003 yılında işlenen suçlarda beher gün karşılığı 9 YTL adli para cezası uygulanması gerekmekte ve bu durum somut olayda tayin olunan hapis cezası beher günü 11.557.000. TL.den ağır para cezasına çevrilen sanık lehine sonuç doğurmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Askeri Mahkemece, tayin olunan yirmi beş gün süreli hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca beher günü 9 YTLden adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, bu yapılmayarak beher günün 11.557.000. TL.den ağır para cezasına çevrilmesi kanuna aykırı olup, hükmün bu aykırılık nedeniyle sanığın temyizine atfen ve re'sen bozulmuştur.
Ancak, belirtilen bozma sebepleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2- J maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve resen uygulama yönünden BOZULMASINA,
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, mahkumiyet hükmünün para cezasının tayinini içeren bölümünün 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü dokuz (9) Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak sonuç olarak İKİ YÜZ YİRMİ BEŞ (225) YENİ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 29.03.2006 günü oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy