(765 S. K. m. 59) (657 S. K. m. 4, 5) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7, 122) (1632 S. K. m. 63) (353 S. K. m. 221)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Adayı Serkan AYDOĞDU hakkındaki 5 inci P.Eğt.Tug.K.lığı Askeri Mahkemesinin 16.12.2004 gün ve 2004/1291-690 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal süresinde temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 17 Mart 2006 tarih ve 2006/1703 sayılı hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın; 01.04.2004-23.06.2004 tarihleri arasında kendiliğinden başvurmakla sona eren bakaya suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A maddesinin üç ay içinde gelenler cümlesi, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca 1.113.750.000 TL. sı ağır para cezası ile cezalandırılmasına, verilen ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık, 10 eşit taksit hâlinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın gecikme zammı uygulanarak alınmasına karar verilmiştir.
Bu hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından özetle; yurt dışında olması nedeniyle atılı suçu işlediği, cezanın ertelenmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, 2003/07nci grup yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar alınan ve grubu itibariyle Nisan 2004 celbine tabi kılınan sanığın, TRT duyuruları uyarınca celbe tabi tutulduğu Nisan 2004 celbinde en geç 31.03.2004 tarihine kadar yerli askerlik şubesine müracaatla sevk evraklarını alıp, askere sevkini sağlatması gerekirken, celbe icabet etmediği, 23.06.2004 tarihinde kendiliğinden Yenimahalle Askerlik Şubesine müracaat ettiği, böylece 01.04.2004-23.06.2004 tarihleri arasında bakaya kaldığı anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; mevcut delil durumuna göre, sanığın işlemiş olduğu suçtan haklı ve inandırıcı gerekçelerle, Yasanın öngördüğü cezanın alt sınırının esas alınarak cezalandırılması, takdiri indirim maddesinin uygulanması ve verilen cezanın paraya çevrilmesi suretiyle kurulan hükümde; usul, sübut, vasıf, takdir yönlerinden bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekte ise de;
5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrasında; adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesinin lehe olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına ilişkin emredici hükmü nedeniyle, sanık hakkında ASCK'nın 63/1-A maddesi üç ay içinde gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 maddeleri gereğince verilen iki ay on beş gün hapis cezası 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca para cezasına çevrilirken suç tarihi olan 2004 yılı nazara alındığında, beher günün 11.00 YTL üzerinden hesaplanarak adli para cezasına çevrilmesi ve sonuç olarak 825.00 YTL. adli para cezasıyla cezalandırılması gerektiğinden ve yine 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin gecikme zammı uygulanmasına dair hükmünün 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş olup, 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulama olanağı bulunmadığından, mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiş, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün para cezası ve gecikme zammı yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden BOZULMASINA,
Ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün para cezasının tayinine ilişkin bölümünün,
647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca iki ay on beş gün hapis cezasının beher günü On Bir Yeni Türk Lirası (11.00 YTL) üzerinden Sekiz Yüz Yirmi Beş Yeni Türk Lirası (825,00 YTL.) adli para cezasına çevrilmesine, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca bu cezasının aylık eşit taksitler halinde 10 ayda alınmasına, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarının tamamının muaccel olmasına, bu durumda ödenmeyen miktara gecikme faizi uygulanmasına yer olmadığına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 29.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy