(1632 S. K. m. 131) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (353 S. K. m. 9, 17, 19, 176)
Askeri eşyayı gizlemek suçundan sanık Müstafi Uzm J.Onb. Suat ZEBEK hakkında 2 nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 17.05.2005 gün ve 2005/19-167 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmü ile görevsizlik kararının Askeri Savcı ve sanık tarafından süresinde ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının, hükümlerin bozulması görüşünü içeren, 17.03.2006 gün ve 2006/1710 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1. Sanık Müstafi J.Uzm. Onb.Suat ZEBEKin, 05.06.2000 tarihinde askeri eşyayı gizlemek suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 131/1 inci maddesinin az vahim hal cümlesi, 131/2, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 5 inci maddeleri uyarınca, sonuç olarak 474.00 YTL. ağır para cezası ile mahkumiyetine,
2. Sanık Müstafi J.Uzm. Onb.Suat ZEBEKin, 05.06.2000 tarihinde askeri eşyayı gizlemek suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de; evinde bulunan ve yabancı menşeili olduğu anlaşılan el bombasının askeri eşya olmadığı, sanığın eyleminin 6136 sayılı yasaya muhalefet etmek suçunu oluşturduğu, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan sanığın eylemine uyan 6136 sayılı yasaya muhalefet etmek suçunun askeri bir suç olmaması, atıf yoluyla askeri suç haline getirilen suçlardan bulunmaması, keza askeri bir suça bağlı olarak işlenmemesi ve bu bağlamda suçun adliye mahkemelerinin görev alanına girmesi nedeniyle, 353 sayılı Kanunun 9, 17, 19 ve 176ncı maddeleri gereğince Askeri Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Mahkumiyet ve görevsizlik kararları yasal süresi içerisinde;
1. Sanık tarafından özetle; ... hakkında verilen cezanın paraya çevrilmesine rağmen ertelenmeme sebebinin kararda açıklanması gerektiğini, 6136 sayılı Kanuna muhalefet olarak belirtilen suç konusu el bombasının da Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verildiğini, bu el bombasını da tim dolabından aldığını... belirten nedenlerle;
2. Asker Savcı tarafından özetle; ......görevsizlik kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu, sanığın evinde ele geçirilen üç adet bombanın tamamının askeri malzeme niteliğinde olduğu bu nedenle sanığın eyleminin tek bir suça vücut veren askeri eşyayı gizlemek suçunu oluşturacağı.... belirtilmek suretiyle ve sanık aleyhine;
Ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, hükümlerin bozulması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Dosya kapsamındaki delillere göre; Sanık müstafi J.Uzm. Onb. Suat ZEBEKin 1994-1998 yılları arasında Siirt Jandarma Komando Özel Harekat Tabur komutanlığı emrinde sözleşmeli J.Uzm. Onb. olarak görev yaptıktan sonra 20.11.1998 yılında kendi isteği ile ayrılıp Soma İlçesine yerleştiği, komşusunun şikayeti üzerine 05.06.2000 günü evinde yapılan aramada 3 adet el bombası bulunduğu(27), bilirkişi olarak dinlenen İlçe J.K.lığında görevli J.Kd.Üçvş. Abdurrahman DURANın bombaların kafile numaralarını yazarak, 2 adedinin MKE yapımı savunma el bombası 1 adedinin ise taarruz el bombası olduğunu beyan ettiği(13), maddi olay olarak sabit olup, eylemin oluşumunda kuşku bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece, sanığın evinde ele geçirilen el bombalarından iki adedinin MKE yapımı el bombası olması ve Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde kayıtlı olması nedeniyle sanığın eyleminin askeri eşyayı gizlemek suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; yargılama aşamasında dinlenen bilirkişi Hv. P.Ütğm. Kemal TURGALın(104), bombaları görmeden dosya üzerinden verdiği, sanığın evinde ele geçirilen taarruz tipi el bombasının Alman yapımı olduğu şeklindeki beyanı üzerine, bu bombanın Jandarma Genel komutanlığı envanterinde kayıtlı olmadığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kullanılmadığı kabul edilerek; söz konusu bir adet bomba ile ilgili olarak sanığın eyleminin 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçunu oluşturduğu sonucuna varılarak görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
Zira sanık birbiri ile uyumlu ve değişiklik göstermeyen savunmalarında, ısrarla el bombalarını izine geldiği zamanlarda yolda can güvenliğini sağlamak maksadıyla birliğinden getirdiğini beyan etmiş ve temyiz dilekçesinde de Alman yapımı el bombasının da Türk Silahlı Kuvvetlerinde kullanıldığını, kendisinin bu bombayı görev yaptığı yerde tim dolabından aldığını beyan etmiştir (25, 32, 85).
Sanığın birliği Komutanlığınca yazılan yazıda (69), birlik zimmetinde herhangi bir eksikliğin bulunmadığı, kayıp ve çalıntı olmadığı, sanığın evinde ele geçen el bombalarını, 1994-1998 yılları arasında icra edilen yoğun operasyon faaliyetlerinde kullanılmış olarak göstererek kullanmayıp evine götürmüş olabileceği değerlendirilerek, sanığın savunmasını destekler mahiyette cevap verilmiştir.
Askeri Mahkemece, sadece bilirkişi Hv. P.Ütğm. Kemal TURGALın Alman yapımı taarruz el bombası olduğuna ilişkin beyanına dayanılarak ve kafile numarası belirtilerek bu el bombasının TSK envanterinde bulunup bulunmadığı KKKdan sorulmuş (161), Jn.Gn.K.lığı tarafından verilen cevabi yazıda (162) belirtilen kafile numaralı el bombasının kendi envanterlerinde bulunmadığının bildirilmesi üzerine bu yazıya dayanılarak görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararına dayanak yapılan bu yazının söz konusu taarruz tipi el bombasının Türk Silahlı Kuvvetlerinde kullanılmadığına, dolayısıyla askeri eşya vasfında olmadığına yönelik bir tespit içermediği, sadece söz konusu kafile numaralı el bombasının Jandarma Genel Komutanlığı envanterinde bulunmadığının belirtildiği, bu tespitin hali hazır mevcutlar üzerinden mi yoksa geçmiş yıllardaki kayıtlar üzerinden mi yapıldığının da belli olmadığı, Kaldı ki MKE kurumunca yazılan yazıda (113), sanığın evinde ele geçirilen diğer iki adet MKE yapımı el bombasının 22.11.1995 tarihinde 6980 adetlik kafile içinde Jandarma Genel Komutanlığına teslim edildiğinin bildirilmesine rağmen, sanığın görev yaptığı Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığının yazısında (91), MKE yapımı bu bombaların da kendi kayıtlarında olmadığının bildirildiği, ancak bu yazının da hangi tarihli kayıtları içerdiği anlaşılamamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu edilen üç adet el bombasının askeri eşya vasfında olduğunun kabulü gerektiği, alman yapımı olduğu kabul edilen bir adet el bombasının askeri eşya olmadığına dair bir belge bulunmadığı, dolayısıyla sanığın savunmalarının aksini kanıtlayacak bilgi ve belge olmadığı anlaşıldığından; sanığın eylemi bir bütün halinde tek bir suçu (Askeri eşyayı gizlemek) oluşturacağından, sanığın bir eyleminin ikiye bölünerek hem mahkumiyet hem görevsizlik karar verilmesi isabetsiz ve kanuna aykırı görülerek her iki hükmün de bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sebebi karşısında sair yönlerden temyiz incelemesi yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Sanık hakkındaki mahkumiyet ve görevsizlik hükümlerinin, Askeri Savcı ve sanığın temyizlerine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince suç vasfı yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 06.04.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy