(1632 S. K. m. 91) (765 S. K. m. 31, 33, 46, 47, 53, 59) (353 S. K. m. 16, 220, 251) (492 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 62)
Ölümle sonuçlanan üste fiilen taarruz suçundan sanık Terhisli P.Er Murat ÇELİK hakkındaki 15 inci Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 21.12.2005 tarih ve 2005/745-793 sayılı mahkûmiyet hükmünün yasal sürede sanık müdafiileri ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Başsavcılığın 20 Mart 2006 tarih ve 2006/1728 sayılı hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
YARGILAMA AŞAMALARI:
HÜKÜM I: Sanığın ölümle sonuçlanan üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 91/3 ve TCK'nın 59/1inci maddeleri gereğince otuz yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkansızlık nedeniyle paraya çevirmeye ve ertelemeye yer olmadığına, TCK'nın 31 ve 33üncü maddelerinin tatbikine, tutukluluk halinin devamına, gözetimde-tutuklulukta geçen ve geçecek sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1inci maddesi gereğince cezasından mahsubuna, 1.644.857 TL. hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16ncı maddesi gereğince sanıktan tazmin ve tahsiline, terhisli sanıktan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 10.100.000 TL nisbi harç alınmasına karar verilmiştir (Dz.250).
TEMYİZ I: Sanık müdafiileri nedenlerini belirterek temyize gelmişlerdir (Dz.252,259).
BOZMA İLÂMI I: Askeri Yargıtay 1.D.nin 26.1.2005 gün ve 2005/140-137 sayılı ilamıyla, hükmün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir (Dz.268).
HÜKÜM II: Bozmaya uyulup, sanığın ölümle sonuçlanan üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 91/3 ve TCK'nın 59/1inci maddeleri gereğince otuz yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkansızlık nedeniyle paraya çevirmeye ve ertelemeye yer olmadığına, TCK'nın 31 ve 33üncü maddelerinin tatbikine, tutukluluk halinin devamına, gözetimde-tutuklulukta geçen ve geçecek sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1inci maddesi gereğince cezasından mahsubuna, 1.64 YTL. hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16ncı maddesi gereğince sanıktan tazmin ve tahsiline, terhisli sanıktan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 11.23 YTL. nisbi harç alınmasına karar verilmiştir (Dz.288).
TEMYİZ II: Sanık müdafileri nedenlerini belirterek temyize gelmişlerdir (Dz.290, 296).
BOZMA İLÂMI II: Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 14.6.2005 gün ve 2005/676-672 sayılı ilamıyla, hükmün usûl yönünden bozulmasına karar verilmiştir (Dz.303).
HÜKÜM III: Bozmaya uyulup sanığın ölümle sonuçlanan üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 91/3 ve 5237 sayılı TCK'nın 62nci maddeleri gereğince yirmi beş sene hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkansızlık nedeniyle paraya çevirmeye ve ertelemeye yer olmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 53üncü maddesinin a,b,c bentlerinin uygulanmasına, tutukluluk halinin devamına, gözetimde-tutuklulukta geçen ve geçecek sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1inci maddesi gereğince cezasından mahsubuna, 1.64 YTL. hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16ncı maddesi gereğince sanıktan tazmin ve tahsiline, terhisli sanıktan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 11.20 YTL. nisbi harç alınmasına karar verilmiştir (Dz.334).
TEMYİZ III: Sanık müdafii (Dz.336,342) ve müdahil vekili (Dz.343), nedenlerini belirtmek sureti ile süresinde temyize gelmişlerdir.
TEBLİĞNAME: Tebliğnamede ise, hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
YAPILAN İNCELEMEDE: Sanık ile maktul P.Çvş.İbrahim KÜÇÜKün Kocaeli Askerlik Dairesi Başkanlığı emrinde görevli oldukları, 19 Ocak 2004 günü saat 19.00 sıralarında birlikte görevli erbaş ve erlerin akşam içtiması için bahçede toplanmaya başladıkları, bu sırada sanığın içtima alanının 15-20 metre kadar yan tarafında silahlı olarak askerlik dairesi bina nöbetini tutmakta olduğu, birkaç kişinin eksik olması sebebiyle içtimanın geciktiği ve bazı erlerin neden bu şekilde bekledikleri şeklinde serzenişte bulunmaları üzerine, maktulün bazı personelin temizlik bölgelerini tam olarak temizlememiş olmaları sebebiyle beklemek zorunda kaldıklarını söylediği, P.Erler Bedirhan YANMAZ ve Özgür DAĞTEKİNin sanık ile birlikte Körfez Askerlik Şubesi bölgesinin temizliğinden sorumlu oldukları, bu iki erin 17.00-19.00 saatleri arasında nöbetlerinin olması sebebiyle sorumluluk bölgelerinin temizliğini tam olarak yapamadıkları, saat 19.00da nöbeti başlaması sebebiyle diğer arkadaşlarının bölgelerini temizleyemeyen sanığın maktulün söylediği sözlerle kendisini kastettiğini düşünerek içtima alanına yaklaşıp maktulü yanına çağırdığı, maktul ile sanığın aralarında mıntıka temizliği ile ilgili olarak bir süre konuştukları ve konuşmanın tartışma boyutlarına yaklaşması üzerine, içtima alanındaki erlerden Abdurrahman ÇERKES ile Oktay TOPAÇın sanık ile maktulün arasına girdikleri ve maktulü kolundan tutarak içtima alanına getirdikleri, maktulün bu aşamada sanığa küfretmediği gibi herhangi bir etkili eylemde de bulunmadığı, birkaç dakika sonra silahlı olarak nöbetini tutmaya devam eden sanığın sinirlenerek kendisine zimmetli, sağlam bulunan, yarım dolduruş konumunda ve emniyette olan 72 5280 seri numaralı Kaleşnikof marka piyade tüfeğini omzundan indirip tam dolduruş yaparak ve emniyetini açarak içtima alanındaki maktule doğru ilerlediği, sanığın bu hareketini gören içtima alanındaki kalabalığın can korkusuyla rast gele kaçıştıkları, sanığın kalçadan atış pozisyonunda iken maktulü hedef alarak attığı ilk merminin maktule isabet etmediği, bilahare sanığın hizmet binası tahliye kapısına doğru koşan maktulü takip ettiği ve yaklaşık 3-5 metre mesafeden ikinci kez ateş ettiği, bu kez merminin sırt kısmına isabet ettiği, maktulun aldığı yaranın tesiriyle binanın girişine yığıldığını gören sanığın durakladığı ve müdahale eden arkadaşları tarafından elindeki piyade tüfeğinin alındığı, ağır yaralı durumda olan maktulün ise ivedi İzmit Derince 100 Yataklı Asker Hastanesi Baştabipliğine kaldırıldığı, ancak hastane acil servisinde yapılan muayenesinde ölmüş olduğunun tespit edildiği, yapılan ölü muayenesinde maktulün sırt orta bölgesinde bir adet mermi giriş, göğüs öne duvarının sağ tarafında ise bir adet mermi çıkış deliğinin bulunduğunun, maktulün ateşli silah yaralanması sonucu muhtemelen akciğer, sırt yaralanması, hemorojik şok ve buna bağlı solunum ve dolaşım yetmezliği sonucu ölmüş olduğunun belirlendiği, sanığın böylece atılı suçu işlediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanığın ve müdafilerinin aşamalarda yer alan savunmalarına, gerekçeli hükümde belirtilen sebeplerle itibar edilmemesi yerinde görülmüştür (Dz.335/8). Sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu, TCK'nın 46-47nci maddelerinden yararlanamayacağı, psikiyatrik yönden sağlam olduğu sağlık kurul raporu ve adli raporla sabittir (Dz.249, 256). Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesi de tutarlıdır (Dz.335/9, 335/10). Bu itibarla sanığın cezai ehliyetinin araştırılmadığına dair temyiz nedeni kabule değer değildir. Olayda haksız tahrik teşkil edebilecek bir husus mevcut bulunmamaktadır. Bu yöndeki temyiz nedeni de kabul edilebilir bulunmamıştır. Bu nedenlerle; sanık müdafilerinin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Takdiri indirime ilişkin olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62nci maddesinin tatbik edilmemesini gerektiren bir durum mevcut değildir. Askeri Mahkemenin bu konudaki gerekçesi (Dz.335/11) dosya kapsamına uygun olup, tutarlı bulunmuştur. Müdahil vekilinin bu yasa maddesinin uygulanmamasının gerektiğine dair temyiz nedeni yerinde bulunmamış, bu temyiz nedeninin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Verilen hükümde usul, sübut, vasıf, takdir yönlerinden yasaya aykırı bir durum bulunmamakta, Ancak;
30.12.2004 tarihli 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle değişik 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/a maddesi gereğince 2005 yılı itibariyle 50 YTL. nin altındaki hazine zararı için nisbi harca hükmedilemez. Aksi yöndeki uygulama yasaya aykırıdır. Ancak bu hata 353 sayılı Kanunun 220/2-İ maddesi uyarınca düzeltilerek onamayı (hükümden bu bölümün çıkartılması suretiyle) gerektirdiğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Hv. Hâkim Albay Necmettin ÖZKAN ile Dz.Hâkim Albay Ramazan ŞAFAK, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşüyle bu karara muhalif kalmışlardır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık müdafilerinin ve müdahil vekilinin temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Hükmün, sanık müdafilerinin ve müdahil vekilinin temyiz sebeplerine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca nisbi harca hükmedilmesi nedeniyle BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-İ maddesi gereğince hükmün nisbi harçla ilgili olan terhisli sanıktan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 11.20 YTL nisbi harç alınmasına ilişkin kararın hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, Başkan Hv.Hâkim Albay Necmettin ÖZKAN ile Üye Dz.Hâkim Albay Ramazan ŞAFAKın muhalefetiyle oyçokluğuyla, 29.03.2006 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy