(1632 S. K. m. 47, 87, 131, Ek m. 8) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5)
Emre itaatsizlikte ısrar ve askeri eşyayı gizlemek suçlarından sanık Ter. P.Er İbrahim YILDIRIM hakkında 5 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 27.04.2005 gün ve 2005/570-235 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin, sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının onama ve düzeltilerek onama görüşünü içeren 20.03.2006 gün ve 2006/1743 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Askeri Mahkemece; sanığın,
1. Emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 87/1, 765 sayılı TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 25 gün hapis cezası ile mahkumiyetine;
2. Askeri eşyayı gizlemek suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 131/1 (az vahim hal cümlesi), 131/2, 765 sayılı TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 2.227.500.000 TL. ağır para cezası ile mahkumiyetine, ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca aylık 10 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde yasada belirtilen şekilde gecikme zammı alınmasına karar verilmiştir.
Hükümler; sanık müdafii tarafından özetle; suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, emre itaatsizlikte ısrar suçundan noksan soruşturma ile hüküm kurulduğu, bulunan merminin anı maksadı ile alındığı suç kastının bulunmadığı sebepleriyle temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, emre itaatsizlikte ısrar suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması, askeri eşyayı gizlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün de düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın kapsamındaki delillere göre; Sanığın Tekirdağ 8 inci Mknz. P.Tug.Loj.Ds.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada, 17.09.2004 tarihinde emniyet nöbetçi subayı tarafından yapılan aramada üzerinde bir adet cep telefonu ile bir adet 9 mm. MP-5 makineli tabanca mermisi bulunduğu, maddi vakıanın bu şekilde geliştiği konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Buna göre her bir suç için ayrı ayrı yapılan değerlendirmede:
1. Emre İtaatsizlikte Israr Suçuna İlişkin Değerlendirme:
Sanığa, birliğin ve personelin güvenlik, emniyet ve disiplinini ilgilendiren ve bu sebeple de askeri hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmayan, cep telefonu bulundurmanın ve kullanmanın yasak olduğuna ilişkin düzenlemeyi de içeren Lojistik Ds.Kh.Tk.K.lığı Genel Talimatının, birlik komutanlığınca 10.07.2004 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen(4,5), 17.09.2004 tarihinde nizamiye bölgesinde yapılan aramada nöbetçi subay tarafından sanığın üzerinde bir adet çalışır vaziyette cep telefonu bulunduğunun tespit edildiği(6), böylece sanığın, malum ve muayyen bir hale getirilerek şahsileştirilmek suretiyle verilen askeri hizmete ilişkin bu emirleri bildiği halde, itaatsizlik kastıyla hiç yapmamak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği dosyadaki belgelerden anlaşılmakta olduğundan;
Askeri Mahkemece, müsnet suçun sabit görülerek ve gerekçeli hükümde gösterilen haklı ve hukuka uygun kabullerle, yasada öngörülen asgari ceza haddi üzerinden, takdiri indirim maddesi de uygulanmak suretiyle yazılı olduğu şekilde mahkumiyete hükmolunmasında yasaya aykırılık bulunmadığı gibi; 31.03.2005 gün ve 5329 sayılı yasayla ASCKna eklenen EK-8 inci madde ve ASCKnın 47 nci maddesine göre sırf askeri suç kapsamındaki yüklenen suç nedeniyle verilen hapis cezasının paraya çevrilmesine ve ertelenmesine de yasal olanak bulunmadığından; sanık müdafiinin, suçun sübutuna, manevi unsurun oluşmadığına, sanığın bu telefonu kullanıp kullanmadığının ve nereleri aradığının araştırılmamasının noksan soruşturma oluşturduğuna yönelik temyiz sebepleri kabule değer görülmemiş, mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Üye Dz. Hak. Alb. Ramazan ŞAFAK, askeri hizmete ilişkin bir emir söz konusu olmadığından, sanığın eyleminin disiplin tecavüzü niteliğinde olduğu, bu nedenle atılı suçun oluşmayacağı görüşü ile çoğunluk kararına katılmamıştır.
2. Askeri Eşyayı Gizlemek Suçuna İlişkin Değerlendirme:
17.09.2004 tarihinde nizamiye bölgesinde yapılan aramada sanığın üzerinde yukarıda bahsedilen cep telefonu ile birlikte 1 adet MP-5 makineli tabanca mermisi bulunmuş, bu eylem nedeniyle birlik komutanlığınca suç dosyası tanzim edilmemiştir. Askeri Savcılık tarafından soruşturmanın genişletilmesi üzerine alınan hazırlık ifadesi ile talimatla tespit edilen savunmasında; sanık, söz konusu 1 adet mermiyi 2004 yılı Mart ayı içerisinde atışa gittiklerinde, 25 metre atış alanında hedef kağıtlarının yanında yarısı toprağa gömülü olarak bulduğunu, herhangi bir kötü niyet taşımadan askerlikten bir anı kalsın diye cebinde taşıdığını beyan etmektedir (Dz.28,58).
Sanığın birliği komutanlığınca yapılan araştırmada da birlikte herhangi bir mühimmat eksiğinin bulunmadığı bildirilmiş (Dz.29), dolayısıyla sanığın savunmasının aksine bir durum ortaya çıkarılamamıştır.
Dava konusu olayda, Askeri Mahkemece, sanığın atış alanında bulduğu 1 adet mermiyi gizlemek kastıyla hareket ettiği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; askeri eşyayı gizlemek suçunun oluşumu için, sanığın özel olarak gizleme kastıyla hareket etmesi ve bu gizleme fiilinden elde edeceği bir menfaatinin bulunması gerekir.
Askerliği sırasında atış eğitimi için gittiği atış alanında, bir adet makineli tabanca mermisi bulan sanığın, herhangi bir suç kastı ile hareket etmeksizin bu mermiyi cebinde birkaç ay taşımasında ve askerlikten bir anı olsun diye söz konusu bir adet mermiyi beraberinde götürmek istemesinde suç kastıyla hareket ettiğini kabul etmek, hayatın olağan akışı ve tecrübeleri içinde mümkün görülmemiştir. Suç konusu 1 adet merminin birlik zimmetinde de bulunmadığı anlaşılmakla, bir suç işleme düşüncesinde olmaksızın hatıra olarak yanında bulundurmasında suç kastıyla hareket etmediği anlaşılan sanığın, ancak bir disiplin tecavüzü olarak nitelendirilebilecek olan bu eyleminden dolayı hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü tesis edilmesinde isabet görülmemiş ve mahkumiyet hükmünün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun bulunan emre itaatsizlikte ısrar suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün ONANMASINA;
2. Askeri eşyayı gizlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafiinin temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi uyarınca esas yönünden BOZULMASINA,
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan, tebliğnameye uygun olarak, Üye Dz.Hak.Alb.Ramazan ŞAFAKın karşı oyu ve oyçokluğu ile,
Askeri eşyayı gizlemek suçundan tebliğnameye aykırı olarak 29.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy