(1632 S. K. m. 87) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 159) (1412 S. K. m. 250) (5271 S. K. m. 215)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık terhisli P.Er Mehmet AKSU hakkında 5inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 24.02.2005 gün ve 2005/344-60 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının hükmün bozulması görüşünü içeren 20.03.2006 gün ve 2006/1778 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 24.01.2004 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 87/1inci maddesinin ikinci cümlesi ve 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesi uyarınca iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından, tanıkların ifadelerini kabul etmediği ve onların ne şekilde ifade verdiklerini bilmediği, ayrıca ekmeğin kantinden alınacağını zannıyla hareket ettiği belirtilmek suretiyle, süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, sanığın hazır bulunduğu duruşmada dinlenilen tanıkların beyanlarına karşı sanıktan diyeceklerinin sorulmamasının usule aykırılık oluşturduğu belirtilerek, hükmün usule aykırılık bakımından bozulması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Öncelikle usul yönünden yapılan incelemede; Askeri Mahkemece sanık ve tanıkların dinlenilmeleri için Birlik Komutanlığı aracılığıyla Amasya 2nci Asliye Ceza Mahkemesine yazılan talimat üzerine, sanık ile tanıklar Ferdi KURTOĞLU, Ersoy KUTLU, Faris ÜÇÖZ ve Murat İMECEnin Amasya 2nci Asliye Ceza Mahkemesinde 28.04.2004 tarihinde aynı gün hazır bulundukları oturumda ifadelerinin tesbit edildiği, öncelikle usulüne uygun olarak sanığın sorgusunun tespit edildiği, ancak sanıktan sonra beyanları tespit edilen tanıkların beyanlarına karşı duruşmada hazır bulunan sanığa diyeceklerinin sorulmadığı anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemenin talimatı üzerine Amasya 2nci Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan 28.04.2004 tarihli duruşmada, sanığın sorguya çekilmesinden sonra duruşmaya devam edilerek tanıkların usulüne göre dinlenilmeleri sonrasında, 353 sayılı Kanunun 159, 1412 sayılı CMUKun 250 ve 5271 sayılı CMKnın 215inci maddeleri uyarınca sanıktan her bir tanığın beyanına karşı ne diyeceğinin sorulması gerekirken, tanık beyanlarına karşı sanığın soru sorma ve karşı beyanda bulunma hakkının, diyeceklerinin sorulmaması suretiyle ortadan kaldırılması ve bu konunun Mahkemece sonradan telafi edilmemesi, sanığın savunma ve adil yargılanma hakkının ihlâli niteliğinde görülmüştür. Esasen, sanık da temyizinde, ifadelerine başvurulan tanıkların beyanlarını kabul etmediğini, onların ne şekilde ifade verdiklerini bilmediği için itiraz edemediğini belirtmek suretiyle, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmektedir. Dolayısıyla, mahkûmiyet hükmü, sanığın temyizine atfen, belirtilen kanuna aykırılık nedeniyle usul yönünden bozulmuştur. Bozma nedeni karşısında, diğer yönlerden değerlendirme yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyiz sebeplerine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221inci maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün usule aykırılık sebebiyle BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 29.03.2006 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy