(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4, 5) (1111 S. K. m. 43) (353 S. K. m. 220)
Geç iltihak suretiyle bakaya suçundan sanık P.Er Fatih SOLUM hakkındaki 5inci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 13.12.2005 tarih ve 2005/1382-1060 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 21.03.2006 tarih ve 2006/1801 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 11.11.2002-14.03.2005 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra yakalananlar cümlesi, 765 sayılı TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesi uyarınca beher gün 12.YTLden hesaplanmak suretiyle sonuç olarak 1800.YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca adli para cezasının aylık 10 eşit taksit halinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline karar verildiği,
Bu hükmün sanık tarafından annesinin rahatsız olması ve ailenin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kalması nedeniyle kıtasına katılmadığı ileri sürülerek temyiz edildiği,
Tebliğnamede, hükmün onanması yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; tebligatsız yoklama kaçağı olarak aranırken 25.10.2002 tarihinde yakalanıp teslim edildiği Pendik Askerlik Şubesince son yoklaması yapılan ve 25.10.2002 günü 1 gün yol süresi verilip Antalya 3üncü P.Er Eğt. Tugayına sevk edilen sanığın 1111 sayılı Kanunun 43üncü maddesi uyarınca tanınması gereken 15 gün hazırlık süresi nazara alındığında 11.11.2002 günü saat 24.00e kadar katılması gerekirken Birliğine hiç katılmadığı ve bakaya durumuna düşen sanığın 14.03.2005 günü Gebze Nakliyeciler Garajında çalışırken ihbar üzerine polis tarafından yakalanarak teslim edildiği Gebze Askerlik Şubesince 15.03.2005 günü eğitim birliğine sevk edildiği ve bu kez yol süresi sonunda katıldığı, maddi vakıa olarak sabit görülmüştür.
Askere gitmek yerine ailesinin geçimi için çalıştığını, annesinin rahatsız olduğunu mazeret olarak ileri süren sanığın bu savunmasına, geçim sıkıntısı ve benzeri durumlar ile ani ve acil bir nitelik taşımayan ve uzun süredir devam eden aile fertlerinin sağlık sorunlarının askerlik hizmetine tercih edilecek bir mazeret niteliğinin bulunmaması ve eylem süresinin uzunluğunun mazeret değerlendirmesi yapmaya uygun olmaması karşısında, Mahkemece itibar olunmamasında bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın aynı yöndeki temyizinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, sanığın 11.11.2002-14.03.2005 tarihleri arasında üç aydan sonra yakalanmakla sona eren geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup, Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle suçun sübutunu kabulde, suç vasfını tayinde, asgari hadden tayin edilen temel cezanın kabul edilen takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde, ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesinin kanuni imkansızlığı nazara alınarak bu yönde bir uygulama yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 13.12.2005 tarihinde hüküm tesis eden Askeri Mahkemenin; hüküm verirken takdir edeceği takdiri indirim nedenine bağlı olarak, eski ve yeni kanunda sair cezalar için farklı indirim oranı öngörülmediğini de gözetmek suretiyle, 01.06.2005 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın cezada takdiri indirim yapılmasını öngören 62/1inci maddesi yerine mülga 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesini uygulaması Kanuna aykırıdır.
Belirtilen Kanuna aykırılıktan dolayı mahkûmiyet hükmünün bozulması gerekmiş; ancak, bu bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220nci maddesi gereğince hükümdeki hatalı olan bu husus düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kanun ve madde numarasının yanlış yazılmış olması yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Ancak; bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H madde ve fıkrası gereğince;
Hükmün cezadan takdiri indirim yapılmasına ilişkin satırının sanığın duruşmadaki iyi hali lehine takdiri hafifletici neden sayılarak 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle BEŞ AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye sonuçta uygun olarak, 29.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy