(1632 S. K. m. 47, 87, Ek m. 8) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık terhisli P.Er Faruk BAYRAM hakkındaki 2nci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 27.12.2005 tarih ve 2005/1906-1185 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 21.03.2006 tarih ve 2006/1810 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 02.10.2005 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 87/1(ilk cümlesi) ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddeleri uygulanıp sonuç olarak 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Hükmün sanık tarafından nedensiz temyiz edildiği,
Tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; 4üncü Mknz. P.Tug.1inci Hd.Tb. 1inci Hd. Bölüğünde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığa, kışlaya cep telefonu sokmanın ve kullanmanın suç teşkil ettiğine ve bu hususa uymayanlar hakkında emre itaatsizlik suçundan işlem yapılacağına ilişkin 10.09.2005 tarihli 1inci Hd.Bölük K.lığının yazılı emrinin 14.09.2005 günü sanığın mensubu olduğu 3üncü Hd.Takım personeline okunup imza karşılığı bildirilmesine ve o esnada yıllık izinde olan sanığa da izin dönüşü 23.09.2005 günü okunup açıklandıktan sonra imza karşılığı tebliğ edilmesine rağmen, sanığın 02.10.2005 günü çarşı izninden dönerken beraberindeki cep telefonunu arama yapıldığını görerek 1 No.lu Nizamiye içindeki çimenlerin üzerine bıraktığı, sanığın kışla dahilindeki çimenlere bir şey bıraktığını fark eden Emn.Nöb.Uzm.Çavuşu tarafından telefonun bırakıldığı yerde bulunduğu ve sanık ile cep telefonunun Nöb.Subayına gönderildiği ortaya çıkmış olup, Mahkemece dosyada mevcut elverişli delillere uygun olarak maddi vakıanın açıklandığı şekilde belirlenmesinde ve telefonun kışla dahilindeki nizamiye içine sokulması ile suçun tamamlandığının kabulü ile buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kışlada cep telefonu bulundurulması ve kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin emrin emniyet, istihbarata karşı koyma, sabotaj ve saldırı, kazaları önleme, gizlilik, disiplin ve moral konuları esas alınmak suretiyle ve bu konularda doğabilecek zaaf ve tehlikeleri önlemek amacıyla düzenlenmiş bir hizmet emri olduğunda kuşku bulunmayıp; bu düzenlemede haberleşme hürriyetinin özüne dokunulmamış, güvenlik gerekleriyle sadece haberleşme araçlarından biri olan cep telefonunun kışla içinde kullanılması yasaklanmıştır. Sözü edilen hizmet emrinin sanığa izin dönüşü okunarak açıklandığı ve imza karşılığı da tebliğ edildiği nazara alındığında yasaktan haberdar olmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmemesi isabetlidir. Kaldı ki, sanığın izinden dönenlerin arandığını görerek cep telefonunu çimenlere atması, yasaktan haberdar olduğunu göstermektedir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın kendisine tebliğ olunarak malum ve muayyen hale getirilmiş hizmet emrini hiç yapmayarak 4551 sayılı Kanunla değişik ASCKnın 87nci maddesinin 1inci fıkrasının birinci cümlesinde yazılı tanıma uygun fiili suç kastıyla hareket ederek yapmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit olup, Mahkemece yerinde ve uygun gerekçelerle savunmaya itibar olunmayarak suçun sübutunu kabul ve vasfını tayinde, asgari hadden ceza tayininde, usul ve uygulamada, sırf askeri suç niteliğinde olan emre itaatsizlikte ısrar suçundan dolayı gerek 647 sayılı Kanunun 4/son maddesi ve gerekse ASCK'nın Ek-8inci maddesi hükmü uyarınca cezanın 5237 sayılı TCKnın 50nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesinin ve ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesinin kanuni imkânsızlığı nazara alınarak bu yönde bir uygulama yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın yerinde görülmeyen temyizinin reddi ile mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Üye Hâkim Albay Ramazan ŞAFAK, eylemin disiplin tecavüzü niteliğinde olduğu, yaptırımının disiplin cezası olduğu, emrin askeri hizmete ilişkin olmaması nedeniyle emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşmadığı görüşü ile çoğunluk görüşüne katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 29.03.2006 tarihinde, Üye Hâkim Albay Ramazan ŞAFAKın muhalefeti nedeniyle oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy