(1632 S. K. m. 87) (765 S. K. m. 59)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Dz. Er Ogün BALCI hakkında Kz.Dz.Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 27.04.2005 gün ve 2005/412-178 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık ve adli müşavir tarafından (sanığın lehine olarak) süresinde ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bozma görüşünü içeren 21.03.2006 gün ve 2006/1831 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 87/1 (birinci cümle) ve 765 sayılı TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 25 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiş;
Hüküm sanık tarafından sebep gösterilmeksizin, adli müşavir tarafından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilerek sanığın lehine olarak ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, hükmün esastan bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Diğer iki sanık hakkındaki hükümler taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden inceleme dışında tutulmuştur.
Dosyanın incelenmesinden; sanığın Kasımpaşa Deniz Astsubay Orduevi Müdürlüğü emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada, birlik içerisinde alkollü içki içmenin ve bulundurmanın yasak olduğuna ilişkin emrin 04.07.2004 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, 01.10.2004 günü saat 04.30 sıralarında aynı birlikte görevli olup, orduevi resepsiyon kısmında görevli Er Mustafa YIKICInın içki içip çevreyi kirlettiğinin tespit edilmesi üzerine; nöbetçi Uzman Çavuş Sabri ÖNERin, barmen olarak görevli sanık Ogün BALCI ile Er Selim USLUyu da aynı saatlerde orduevi kapısı önünde gördüğünü söylemesi üzerine bu iki sanığın da yataklarından kaldırıldığı, Nöb.Sb. tanık Atğm. Yaşar Gökhan ALPÖZÜ tarafından ağızları koklanarak her üç sanığında içki içtiklerinin söylenmesi üzerine, sanık Mustafa YIKICInın resepsiyonda tek başına içtiğini, sanık Selim USLUnun barmen olduğu için içki kokmasının normal olduğunu, içki içmediğini, sanığın ise müşteri olarak bira içen bir albayın birasından arta kalan bir yudum birayı içtiğini söylediği, doktora sevk edilmeyen sanıkların ifadelerinin alınıp, iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı maddi vakıa olarak sabittir.
Yukarıda anlatılan bu eylem nedeniyle, sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek Askeri Mahkemece yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
Sanık, askeri savcılık ve mahkemede tespit edilen savunmalarında içki içmediğini, hazırlıkta birliği komutanlığınca tespit edilen bir yudum bira içtiğine dair ifadesini korkuyla verdiğini beyan etmektedir.
Sanığı içki içerken gören tanık olmadığı gibi, diğer sanıklardan Selim USLU hiç içki içmediğini, Mustafa YIKICI ise içkiyi tek başına içtiğini söylemektedir. Askeri Mahkemece suçun sübutu için kabul edilen tek delil, olay günü nöbetçi subay olan tanık Atğm. Yaşar Gökhan ALPÖZÜnün sanığın olaydan hemen sonra bir yudum bira içtiğini itiraf ettiği yönündeki anlatımı ile, sanığın birliğinde tespit edilen bu yöndeki ikrarıdır.
Olaya tanık olan Uzm. Çvş. Sabri ÖNER; sadece Mustafanın alkollü olduğunu anladığını, diğer sanıkların alkollü olduğun anlayamadığını, sanık Ogünün Gökhan Atğm.e azda olsa içki içtiğini söylediğini, Mustafa haricindeki sanıkların normal konuştuğunu, dillerinin sürçtüğünü hatırlamadığını beyan etmiştir.
Ceza yargılamasında amaç, maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak bir biçimde ortaya çıkarılmasıdır. Küçük de olsa bir şüphenin varlığı hâlinde, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk kuralı gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.
Dava konusu olayda, sanığın birlik komutanlığınca tespit edilen ikrara yönelik savunmasının aksine; askeri savcılık ve mahkeme huzurunda içki içmediğine dair savunmaları, sanığın alkollü olduğuna dair herhangi bir raporun bulunmaması, Uzm. Çvş. Sabri ÖNERin sanığın alkollü bir görüntü sergilemediğine dair beyanı ile Atğm. Yaşar Gökhan ALPÖZÜnün her üç sanığın da ağzını kokladığında içki koktukları şeklindeki beyanının sanık selim USLU hakkında beraat kararı verilirken askeri mahkemece lehe, sanık Ogün hakkında ise aleyhte değerlendirilmesi nedeniyle sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakta olup, eyleminin sübutu şüpheli kalan sanık hakkında, şüphenin lehe yorumlanıp beraat kararı verilmesi gerekirken, aksi değerlendirmelerle tesis edilen mahkûmiyet hükmü yasaya aykırı görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın ve Adli Müşavirin temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, mahkûmiyet hükmünün esastan BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 29.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy