(1632 S. K. m. 132) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (5275 S. K. m. 5, 106) (5252 S. K. m. 5) (5237 S. K. m. 7) (353 S. K. m. 251)
Arkadaşının eşyasını çalmak suçundan hükümlü Terhisli J.Er Erol ORMAN hakkındaki 5 inci Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 9.12.2005 tarih ve 2003/854 Es.-2005/1368 Ka. sayılı Cezanın İnfazına Mahal Olmadığına Dair Duruşmasız İşlere Ait Kararına, Askeri Savcının süresinde itirazı üzerine, Başsavcılığın 23 Mart 2006 tarih ve 2006/1863 sayılı itirazın reddi görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; 20.3.2003 tarih ve 2003/854-188 sayılı hükümle sanığın, Arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 132, TCKnın 59/2 ve 647 Sayılı Yasanın 4üncü maddeleri gereğince 1.733.927.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, nezaret altında ve tutuklulukta geçirdiği günlerin günlüğü 17.339.275 TL. hesabıyla paraya çevrilerek 416.143.500 TL.sının 353 sayılı Yasanın 251inci maddesi gereğince cezasından mahsubuna, 1.317.783.000 TL ağır para cezasının 647 sayılı Yasanın 5inci maddesi gereğince sanıktan yirmi eşit taksitte alınmasına ve tahliyesine karar verilmiştir (Dz.35). Bu hüküm Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 21.05.2003 gün ve 2003/513-509 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmiştir (Dz.50).
Bu cezanın infazı sırasında lehe olan kanun hükümlerinden hükümlünün yararlandırılmasının İkizce Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Askeri Savcılıkça talep edilmesi üzerine itiraz konusu olan Duruşmasız İşlere Ait Karar ile .....5237 sayılı TCKnın 7 (2)nci maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasaların hükümleri farklı ise, failin lehine olan yasa uygulanır ve infaz olunur hükmünü içermektedir. 5237 sayılı Yasa ve 5275 sayılı Yasanın ilgili hükümlerinin hükümlüye de uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Hükümlünün nezaret altında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin (24 gün) günlüğü 100 YTL. üzerinden cezasından mahsup edildiğinde ve para cezasını ödediği miktar dikkate alındığında, hükümlünün cezasının infaz edildiği, geriye infaz edilecek herhangi bir cezasının kalmadığı anlaşıldığından infazına mahal olmadığına..... şeklinde karara varılmıştır (Dz.68).
Askeri Savcı karara (D.73) süresinde, .....5275 sayılı Yasanın geçici birinci maddesi 26.09.2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Yasası dışındaki diğer yasalarda yer alan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hükümlüler bir günü Yüz Türk Lirası hesabı ile hapsedilirler hükmünü amirdir.
5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 5inci maddesinin 3üncü fıkrası ise ağır para cezasından dönüştürülen adli para cezasının ödenmemesi halinde, 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 106ncı maddesi hükümlerine göre hapis süresinin belirlenmesinde bir gün karşılığı olarak Yüz Milyon Türk Lirası esas alınır hükmünü amirdir. Yasanın lafzından da anlaşılacağı üzere, bu madde sadece adli para cezalarının infazının nasıl yapılacağına ilişkindir.
Açıkça görülmelidir ki, uygulanmış ve kesinleşmiş ağır para cezalarının tamamının adli para cezasına çevrileceği hususunda bağlayıcı bir hüküm getirilmemiştir. Yanlış yorumlamalara neden olan 5275 sayılı Yasanın 5inci maddesinin birinci fıkrası ...Yasalarda öngörülen ağır para cezaları, adli para cezalarına dönüştürülmüştür hükmünü içerir. Bu hüküm daha önce verilmiş ve kesinleşmiş ağır para cezalarını içermez. Sadece yasalardaki ağır para cezaları ibaresinin değiştirilmesini ve bundan sonra uygulanmamasını sağlar. Hükümlü lehine olduğu düşüncesiyle daha önce verilmiş, kesinleşmiş ve bambaşka bir sistem içinde yer alan ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürülmesini gerektirmez.
Adli para cezası ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasının sistematiğinde yer alan ağır para cezası sistem olarak farklılık içermektedir. Burada lehe yasanın uygulanması değil, iki ayrı sistem içerisinde yer alan iki ayrı cezanın birbirine tahvil edilmesi sorunu vardır. Somut olayda olduğu gibi, tüm ağır para cezalarının, adli para cezalarına çevrilerek hükümlü lehine olduğundan bahisle, günlüğü 100 YTL. karşılığı mahsup edilmesi durumunda, iki sistemin tamamen birbirine karıştırılarak kamu vicdanı ile bağdaşmayan neticelere varılması kaçınılmazdır.... şeklinde gerekçelerle itiraz etmiştir (Dz.73).
Tebliğnamede ise, itirazın reddi yönünde görüş bildirilmiştdir.
Yapılan incelemede;
Hüküm infaz aşamasında iken, dizi 63de yer alan duruşmasız işlere ait karar ile, hükümlünün 1.350.000.000 TL. (1.350 YTL.ye tekabül etmekte olup miktar doğrudur) ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5252 sayılı Yasanın 5inci maddesi ile yasalardaki ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürüldüğünden, cezanın niteliğinin adli para cezası olduğu kabul edilmelidir. Bu hususun istisnası olmadığından, Askeri Savcının aksi yöndeki mesnetsiz görüşüne katılınmamıştır.
İnfaz dosyasındaki belgeler incelendiğinde (dizi numarası yok), hükümlünün cezanın 815 YTL.sini ödediği görülmektedir. Geriye kalan meblağ 535 YTL. dir (1.350 YTL. - 815 YTL.). Hükümlü 24.02.2003 - 25.02.2003 ve 25.02.2003 - 20.03.2003 tarihleri arasındaki süreleri nezaret ve tutuklulukta geçirmiştir (toplam 24 gün). 5275 sayılı Yasanın 106 ve 5232 sayılı Yasanın 52nci maddeleri uyarınca, bu sürelerin günlüğü 100 YTL. üzerinden hapis cezasına çevrilmesi (mahsubu) gerektiğinden, hükümlünün infaz edilecek cezasının bulunmadığı (hatta fazla infaza yol açıldığı) görülmektedir. 5237 sayılı Yasanın 7/2nci maddesinde, lehe yasa değişikliğinin infaz safhasında da göz önüne alınması gerektiği belirtildiğinden, Askeri Savcının itiraz sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Bu itibarla; Askeri Savcının yasal dayanaktan yoksun olan itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere;
Askeri Savcının yerinde bulunmayan, Askeri Mahkemenin 9.12.2005 tarih ve 2003/854 Es. 2005/1368 Ka. sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararına yaptığı itirazının, 353 sayılı Yasanın 202 ve 204üncü maddeleri gereğince REDDİNE;
Tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, 06.04.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy