(1632 S. K. m. 47, 50, 62, 63) (1111 S. K. m. 26, 43) (5252 S. K. m. 6, 9) (765 S. K. m. 50, 62) (4421 S. K. m. 3) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 50, 52) (5275 S. K. m. 99) (353 S. K. m. 217, 222) (647 S. K. m. 4) (AYDK. 17.11.2005 T. 2005/97 E. 2005/97 K.)
Yoklama kaçağı ve Geç iltihak suretiyle bakaya suçlarından sanık terhisli Lv. Er Engin ATAŞ hakkında 9 uncu Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 15.11.2005 gün ve 2005/256-744 sayılı mahkumiyet hükümlerinin sanık tarafından, süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Başsavcılığın hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren 27.03.2006 gün ve 2006/1927 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderildiği görülmekle yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanığın 27.07.2000 tarihinde Eleşkirt Askerlik Şubesine veya en yakın askerlik şubesinin yoklama günlerinde son yoklamasını yaptırmak üzere Askerlik Şubesine başvurmasını belirten Son Yoklama Çağrı Pusulasının 24.07.2000 tarihinde amcasının oğlu Adem ATAŞa tebliğ edildiği (D.9), emsalinin ilk kafilesinin 21-27 Ağustos 2001 tarihinde askere sevk edildiği (D.15-16), sanığın ise sahte evrak tanzim etmek ve tefecilik suçlarından dolayı 03.07.2001 tarihinde gözetim altına alınıp 06.07.2001 tarihinde tutuklandığı ve 04.10.2001 tarihinde tahliye edilip serbest bırakıldığı (D.28-36), yoklama kaçağı olarak aranırken 24.04.2002 tarihinde Eleşkirtte polis tarafından yakalanıp aynı tarihte Eleşkirt Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim edildiği (D.3-4), son yoklama ve muayene işlemleri sonucu 07.05.2002 tarihinde (3) gün yol süresi tanınarak sevk edildiği eğitim birliğine 13.05.2002 tarihinde katıldığı konusunda kuşku bulunmayan ve Askeri Mahkemece de sübutu bu şekilde kabul edilmiş bulunan maddi vakıada;
Sanığın 04.10.2001-24.04.2002 tarihleri arasında son yoklama kaçağı ve 11.05.2002-13.05.2002 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçlarını işlediği iddiası ile ASCKnın 63/1-A (Üç aydan sonra yakalananlar cümlesi) ve 63/1-B maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle (D.44) açılan kamu davası sonunda;
Askeri mahkemece, sanığın son yoklamasını yaptırmak üzere 27.07.2000 tarihinde Askerlik Şubesine gelmesinin istendiğini belirten Son Yoklama Çağrı Pusulasının 24.07.2000 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle 1111 Sayılı Askerlik Kanunun 43 ncü maddesindeki (15) günlük hazırlık süresine uyulmadığı için bu tebligatın geçersiz olduğu, emsalinin sevk edildiği tarihte tutuklu olması sebebiyle mazeretinin haklı olduğu, Askerlik Şubesinin sanığın takip ve araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği, sanığın tahliyesini müteakip tâbi olduğu yeni yoklama ve celp döneminin kendisine bildirilmemiş olması nedeniyle yoklama kaçağı kalmak suçunun oluşmadığı, keza 24.04.2002 tarihinde yakalandıktan sonra son yoklamasını müteakip eğitim birliğine sevk edildiği 07.05.2002 tarihinden itibaren 1111 Sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca sanığa tanınması gereken (15) günlük hazırlık süresi dikkate alındığında sanığın 13.05.2002 tarihinde gerçekleşen katılışının bu (15) günlük hazırlık süresi içinde kaldığı değerlendirilerek, sanığın geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçunun da oluşmadığı kabul edilerek her iki suçtan dolayı 04.11.2003 gün ve 2003/1175-768 sayılı kararla tesis edilen beraat hükümlerinin Askeri Savcının; müsnet suçların oluştuğu gerekçesiyle sanık aleyhine temyizi üzerine, Dairemizin 26.05.2004 gün ve 2004/569-566 sayılı ilâmı ile;
1111 Sayılı Askerlik Kanunun 43. maddesindeki hazırlık süresinin, son yoklaması yapılan ve haklarında askerlik kararı alınan yükümlülerle ilgili olması nedeniyle askeri mahkemece sanık hakkındaki son yoklama çağrı pusulasının tebligat işleminin geçersiz olduğuna ilişkin kabulü yerinde görülmediği gibi, 1111 Sayılı Askerlik Kanunun 26.maddesine göre öncelikle sanığın, tutuklu olduğunu, bu nedenle emsali askere sevk edildiği hâlde kendisinin Askerlik Şubesine başvuramadığını bildirmek zorunda olduğu, keza tahliyesini müteakip Askerlik Şubesine başvurmakla yükümlü olduğu, sanığın tutuklu olarak cezaevinde bulunduğundan habersiz olan Askerlik Şubesi Başkanlığının, sanığın cezaevinden tahliye gününü takiple görevli olduğunun ileri sürülemeyeceği, kaldı ki Askerlik Şubesinin, son yoklamasını yaptırmayan yükümlüyü takip etmemiş olması keyfiyetinin, yükümlünün son yoklamasını yaptırmak üzere Askerlik Şubesine başvurma mecburiyetini ortadan kaldırmayacağı cihetle, mahkemece sanığın yoklama kaçağı kalmak suçunun oluşmadığına ve buna bağlı olarak ASCKnın 63/1-B maddesi kapsamında olan geç iltihak suretiyle bakaya suçunun da oluşmadığına ilişkin beraat hükümlerinin bozulması üzerine, Askeri Mahkemece bozma ilâmına uyularak sürdürülen yargılama sonunda;
Sanığın 04.10.2001 - 24.04.2002 tarihleri arasında işlediği sabit görülen yoklama kaçağı kalmak suçundan dolayı ASCK'nın 63/1-A (üç aydan sonra yakalananlar cümlesi), 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 6 ncı maddesi, TCK'nın 62/1 ve 50/1, 4421 sayılı Kanunun 3 üncü ve 5083 sayılı Kanunun 5335 sayılı Kanunla değişik 2/son maddeleri uyarınca tesis edilen 900 YTL adli para cezası ile,
11.05.2002 - 13.05.2002 tarihleri arasında işlediği sabit görülen geç iltihak suretiyle bakaya suçundan dolayı ASCK'nın 63/1-B, TCK'nın 62/1 ve 50/1-3, 4421 sayılı Kanunun 3 üncü, 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 5 inci ve 5083 sayılı Kanunun 5335 sayılı Kanunla değişik 2/son maddeleri uyarınca tesis edilen 150 YTL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sanığın beraet etmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi kabule değer bulunmadığı gibi, sanık hakkında evvelce tesis edilen beraet hükmünün Askeri Savcı tarafından sanık aleyhine temyiz edilmiş olması nedeniyle beraet hükmünün sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğundan söz edilmesi mümkün olmadığından, sanığın bu yöndeki temyiz sebebi de kabule değer bulunmamış,
Ancak, Askeri Mahkemece hükmolunan hapis cezalarının para cezasına çevrilmesi işlemlerinin (Para cezalarının ödenmemesi hâlinde gündeme gelecek olan adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesi ile ilgili olan 5237 sayılı TCKnın 52/4 üncü maddesinin, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesine ve 5275 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi nazaran daha ağır sonuçlar ihtiva ettiğinden) 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi yerine, 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin uyarınca yapılması, 5252 sayılı Kanunun 9/3 üncü maddesi ile bu konu ile ilgili olan Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun lehe Kanun uygulamasına ilişkin 17.11.2005 gün ve 2005/97-97 sayılı ilâmına aykırı bulunmuştur.
Diğer yandan, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ve 5275 sayılı CGTİK.nunda para cezalarının içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı halde, Askeri Mahkemece sanık hakkında tertip olunan adli para cezalarının 5275 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi gereğince toplanıp neticeten 1050 YTL adli para cezasına hükmolunması da kanuna aykırı bulunmuştur.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere;
Sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanığın temyizine atfen ve resen, Kanuna aykırı bulunan mahkumiyet hükümlerinin, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca uygulama yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA,
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkumiyet hükümlerinin;
1- Sanık Engin ATAŞın 04.10.2001-24.04.2002 tarihleri arasında işlediği sabit görülen yakalanmakla sona eren yoklama kaçağı kalmak suçundan dolayı ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra yakalananlar cümlesi, 5252 sayılı Kanunun 5349 Kanunla değişik 6 ncı maddesi ve TCKnın 62/1 inci maddesi uyarınca tayin olunan Beş Ay Hapis Cezasının, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenişinde diğer özellikler dikkate alınarak, sanık hakkında tertip olunan kısa süreli hapis cezasının 647 Sayılı Kanunun 4/1, 4421 sayılı Kanunun 3 üncü, 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 5 nci ve 5083 sayılı Kanunun 5335 sayılı Kanun ile değişik 2/son maddeleri uyarınca, beher gün karşılığı takdiren ALTI (6) YTL.sı hesabı ile adli para cezasına çevrilerek, sanığın NETİÇETEN DOKUZYÜZ (900) YTL.SI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın cezasının ertelenmesi yönündeki taleplerinin ASCKnın 47/A maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık Engin ATAŞın 15.02.2002-13.05.2002 tarihleri arasında işlediği sabit görülen geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçundan dolayı ASCKnın 63/1-B ve TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca tayin olunan Yirmibeş Gün Hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1/1 ve 2 nci fıkraları, 4421 sayılı Kanunun 3 üncü, 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 5 nci ve 5083 sayılı Kanunun 5335 sayılı Kanunla değişik 2/son maddeleri uyarınca, beher gün karşılığı takdiren ALTI (6) YTL.sı hesabı ile adli para cezasına çevrilerek sanığın YÜZELLİ (150) YTL.sı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasının ertelenmesi yönündeki taleplerinin ASCKnın 47/A maddesi uyarınca REDDİNE, şeklinde ve ayrıca mahkumiyet hükmünde yer alan;
Tertip olunan adli para cezalarının 5275 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi gereğince toplanarak sanığın neticeten 1050 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bölümünün hükümden çıkarılması suretiyle,
353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 06.04.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy