(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (1111 S. K. m. 36) (353 S. K. m. 221) (Askeri Yargıtay 1 D. 28.05.2003 T. 2003/523 E. 2003/519 K.) (Askeri Yargıtay 4 D. 30.12.2003 T. 2003/1261 E. 2003/1258 K.)
Yoklama kaçağı suçundan sanık terhisli J.Er Doğan BÖLÜK hakkındaki 5inci Zırhlı Tugay K.lığı Askerî Mahkemesinin 13.12.2004 tarih ve 2004/1953-1095 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askerî Yargıtay Başsavcılığının 29.12.2005 tarih ve 2005/5724 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda; gereği düşünüldü:
Askerî Mahkemece; sanığın, 10.04.2002-06.02.2003 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 5inci maddeleri uyarınca sonuç olarak 1.155.700.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aylık 12 eşit taksit halinde tahsiline karar verilmiş olup, bu hüküm sanık tarafından son yoklama tebligatından haberdar olmadığı, tebliğ sırasında yurt dışında bulunduğu, suç işleme kastı ile hareket etmediği belirtilerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, yoklama kaçağı olduğu dönemde sevk tehir hakkı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, suç başlangıç tarihinin tespitinde sanığın emsallerinin sevk edildiği celbin ilk grubu yerine ikinci grubunun sevk tarihlerinin esas alınmasının da yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulması yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, 1982 doğumlu olan sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 22.06.2001 tarihinde amcası Ramazan BÖLÜKe tebliğ edildiği ve 07.07.2001 tarihinde son yoklamasını yaptırmak üzere Tekman Askerlik Şubesinde bulunmasının istenildiği, son yoklamasını yaptırmayan ve emsalleri Şubat 2002 celbinde 26.02.2002-01.03.2002 tarihleri arasında 1inci Grup ve 08.04.2002-10.04.2002 tarihleri arasında 2nci Grup olarak sevk edilen sanığın yoklama kaçağı olarak aranırken kendiliğinden 06.02.2003 günü Tekman Askerlik Şubesine başvurarak eylemine son verdiği ve 25.06.1999 tarihinde liseden mezun olması nedeniyle sevk tehir hakkını kullanmak istemesi nazara alınarak sevkinin yoklama kaçağı statüsüyle 31.12.2005 tarihine kadar ertelendiği, bilahare sevk tehir hakkından feragat ederek 16.12.2003 tarihinde yoklama kaçağı kontenjanından sevkini yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Askerî Mahkemece, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ise de,
1111 sayılı Askerlik Kanununun 36ncı maddesine göre, son yoklama sırasında lise veya dengi okulu bitirerek yurt içinde veya yurt dışında daha yüksek bir okula aynı yıl içerisinde giremediklerinden askerliklerine karar alınanların istekleri halinde askere celp ve sevkleri iki yıl geri bırakılmaktadır. MSY 70-1C Askeralma Yönergesi hükümlerine göre, sözü edilen sevk tehir süresi askerlik çağına girmeden önce lise veya dengi okuldan mezun olanlar için askerlik çağına girdikleri yıldan itibaren hesap edilecektir. Buna göre 1999 yılında liseden mezun olan sanığın 2001 yılında askerlik çağına girmesi nazara alındığında 2001 yılında mezun olmuş gibi işlem görerek sevkinin 31.12.2004 tarihine kadar tehiri olanaklıdır. Bu nedenle kanunun ön gördüğü öğrenim şartını taşıyan sanığın, yararlanma hususunda hak sahibi olduğu sevk tehiri süresi kapsamında kalan yoklama kaçağı eylemi suç teşkil etmeyecektir. Diğer bir deyişle bu durumda olan kişiler yönünden yoklamalarını zamanında yaptırmasalar bile kanundan kaynaklanan bir mazeret hâli söz konusudur. (Askerî Yargıtay 1inci Dairenin 20.11.2002 tarih ve 2002/1067-1058 ve 28.05.2003 tarih ve 2003/523-519 sayılı kararları ile 4üncü Dairenin 30.12.2003 tarih ve 2003/1261-1258 sayılı kararı)
Açıklanan nedenlerle, Şubat 2002 celp döneminin ilk grubunda sanığın yaşıtlarının celp ve sevk işlemlerinin başladığı nazara alındığında, ilk grup ilk kafile olarak kabul edilerek, bunun sonucu olarak da ilk grubun son sevk tarihini takip eden gün olan 02.03.2002 tarihinde başlayan ve 06.02.2003 tarihinde sona eren yoklama kaçağı eyleminin 1111 sayılı Askerlik Kanununun 36ncı maddesinden kaynaklanan sevk tehir hakkı ve süresi kapsamında kalması nedeniyle, yüklenen suçtan dolayı sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan hükmün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince mahkûmiyet hükmünün esastan BOZULMASINA, sonuçta tebliğnameye uygun olarak, 18.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy