(353 S. K. m. 128, 154, 177, 221)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Terhisli P. Çvş. İlker BARIŞ hakkında 5inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesince verilen 07.04.2005 gün ve 2005/364-137 sayılı beraet hükmünün, Askeri Savcı tarafından süresinde sebep gösterilerek sanık aleyhine temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askerî Yargıtay Başsavcılığının 29.12.2005 gün ve 2005/5727 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün usul yönünden bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Askerî Mahkemece, sanığın 15.03.2004 tarihinde işlediği iddia edilen emre itaatsizlikte ısrar suçunun kast yokluğu sebebiyle oluşmadığından bahisle beraetine karar verilmiştir.
Bu hüküm, Askeri Savcı tarafından; kendisinden bir önceki silahlık nöbetçisi tarafından kaldırılarak nöbet hizmetine davet edilen sanıkta suç işleme kastının bulunduğu belirtilerek, yüklenen suçun unsurları bakımından oluştuğundan bahisle, yasal süresi içinde sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, talimatla ifadesi tespit edilen tanık Hıdır Deniz ÇELİKin ifadesinin tespit edildiği talimat duruşma zaptında, duruşmaya katılan askeri savcının kimliğine yer verilmediği, bu nedenle talimat duruşmasına askeri savcının katılıp katılmadığı, katılmışsa hangi askeri savcının katıldığının belli olmamasının 353 sayılı Kanunun 128 ve 177nci maddelerine aykırılık oluşturduğundan bahisle beraet hükmünün usulden bozulması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Öncelikle usul yönünden yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece anlatımları hükme esas alınan tanık Hıdır Deniz ÇELİKin talimatla ifadesinin tespit edildiği Dz.63de yer alan 18.03.2005 tarihli duruşma istinabe tutanağında, duruşmaya katılan askeri savcının isminin bulunmadığı, ancak tanık beyanlarına karşı askeri savcıdan diyeceklerinin de sorulmuş olduğu görülmektedir. Bu durumda, talimat duruşmasına askeri savcının katılıp katılmadığı hususu şüpheli kalmakta, öte yandan duruşmaya askeri savcının katıldığının kabul edilmesi halinde ise, hangi askeri savcının katılımı ile duruşmanın yapıldığı anlaşılamamaktadır.
Bu durum, 353 sayılı Kanunun 128inci maddesinde yer alan duruşmanın askeri savcının katılımı ile yapılacağı şeklindeki düzenleme ile aynı kanunun 177/3-B maddesinde belirtilen Duruşma tutanağı; ......B) .... askeri savcının ad ve soyadlarını .... kapsar şeklindeki usul kurallarına mutlak aykırılık teşkil ettiğinden, hükmün bu usule aykırılıktan dolayı bozulmasına karar verilmiştir. Öte yandan, birlik komutanlığınca terhis olduğundan bahisle ikamet adresi bildirilen ve beyanları hükme esas alınan tanık Hüseyin PAMUKun dinlenilmesi için talimat yazıldığı, ancak adresinde bulunamayan tanığın açık adresi, askerlik şubesinden, nüfus müdürlüğünden ve kolluk güçlerinden araştırılmaksızın Askeri Mahkemece 353 sayılı Kanunun 154üncü maddesi uyarınca tanığın hazırlık ifadesinin okunulması ile yetinilmesine karar verilmesi, şartları oluşmadığından kanuna aykırı bulunmuştur. Hüküm öncelikle açıklanan nedenlerle usûl noktasından bozulmuş, bozma nedeni karşısında bu aşamada diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının temyizine atfen ve re'sen, yasaya aykırı görülen beraet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca usûl yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 18.01.2006 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy