(765 S. K. m. 59, 102, 104, 230, 355) (4616 S. K. m. 1) (647 S. K. m. 4, 6) (353 S. K. m. 162, 221) (ANY. MAH. 15.10.2003 T. 2003/84 E. 2003/89 K.)
Memuriyet görevini ihmal suçundan sanık emekli P.Bçvş. Mahmut ALAKUŞ hakkındaki 15inci P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesinin 20.01.2006 tarih ve 2006/349-11 sayılı kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair kararının sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 28.03.2006 tarih ve 2006/2040 sayılı ve onama istemini içeren tebliğnamesine bağlı olarak gönderilen dosya üzerinden yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın 25.05.1998 tarihinde memuriyet görevini ihmal suçunu işlediğinden bahisle 765 sayılı TCKnın 230/2nci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle 11.12.1998 tarihinde açılan kamu davası sırasında, 15inci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 09.04.2001 tarih ve 2001/61-178 esas ve karar sayılı hükmü ile 4616 sayılı Kanunun 1inci madde 4üncü bendi uyarınca kamu davasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve hazine zararının takibi için evrak örneklerinin Muhakemat Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilip, bu hükmün sanığın temyizi üzerine Askeri Yargıtay 1inci Dairesinin 04.07.2001 tarih ve 2001/555-546 sayılı ilâmıyla onandığı,
15inci P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesince, 5 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle duruşma açılıp 20.01.2006 tarih ve 2006/349-11 sayılı hükümle, sanığın 4616 sayılı Kanunun 1inci madde 4üncü bendinde öngörülen 5 yıllık süreyi aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlemeksizin geçirdiğinin tespitiyle hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına ve hazine zararının takibinin saklı tutulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu kararın sanık tarafından, atılı suçu işlemediği, hakkında beraet kararı verilmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edildiği, tebliğnamede 7,5 yıllık dava zamanaşımına tâbi olan davada 24.11.2005 tarihinde zamanaşımı dolmakla Mahkemece tesis olunan kamu davasının ortadan kaldırılmasına yönelik hükmün 4616 sayılı Kanunun 4758 sayılı Kanunla değişik 1/4üncü maddesine uygun olduğu belirtilerek hükmün onanması yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, sanık hakkında derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durumun mevcut olmadığı anlaşılmakta olup;
Mahkemece, sanığın 5 yıllık süreyi aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlemeksizin geçirdiği kabul edilmiş ise de, sanığın 15.10.2002 tarihinde işlediği 765 sayılı TCKnın 355inci maddesine muhalefet suçundan dolayı KTBK K.lığı Askeri Mahkemesinin 24.12.2003 tarih ve 2003/831-621 sayılı hükmüyle 765 sayılı TCKnın 355, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 6ncı maddeleri uygulanarak ertelenmiş 363.450.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün kesinleştiği dosyadaki sabıka kaydından(Dz.428) anlaşılmaktadır.
765 sayılı TCKnın 355inci maddesinde iki aydan altı aya kadar hapis ve üç bin liradan on bin liraya kadar ağır para cezası öngörülmüş olup, ertelenmiş kamu davasına konu isnadın gerektirdiği ceza 765 sayılı TCKnın 230/2nci maddesinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası olarak belirtildiğine göre, sanığın erteleme kararından sonra ertelemeye konu yüklenen suç ile aynı cins cezayı gerektiren bir suç işlediği açıkça görülmekte ve Mahkemenin suçun gerektirdiği ceza yerine sonuç cezayı esas alarak yaptığı değerlendirmede isabet bulunmamaktadır.
Bilindiği gibi, 22.12.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun un 1/4üncü maddesindeki, konumuzla ilgili 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında ...son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş...ise, davanın ...kesin hükme bağlanması ertelenir. Erteleme konusu suç cürüm ise 5 yıl içinde bu cürüm ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir. Öngörülen 5 yıllık süre erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilir. şeklindeki hüküm, 27.10.2001 tarihli ve 24566 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 18.07.2001 tarih ve 2001/4-332 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve anılan bu iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi için tanıdığı süre içinde hukuksal boşluğu doldurucu yeni yasa, Yasama Organı tarafından 21.05.2002 tarih ve 4758 sayılı yasa olarak çıkarılmış ve 23.05.2002 gün ve 24763 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 27.04.2002 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe girmiştir.
23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunun 4758 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 1inci maddesinin 4üncü bendinin 1inci paragrafı 17.12.2003 tarihli ve 25319 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 15.10.2003 tarih ve 2003/84-89 sayılı kararı ile iptal edilmiş ise de, Anılan bendin .......Erteleme konusu suçun dava zamanaşımı süresi içinde bu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir. Bu süre erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına karar verilir. şeklindeki konumuzla ilgili 2nci paragrafı halen yürürlüktedir.
Bu durumda 4616 sayılı Kanunun 1/4 maddesine göre 22.12.2005 tarihinde sona eren 5 yıllık süre içinde ya da 4616 sayılı Kanunun 4758 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 1inci maddesinin 4üncü bendi 2nci paragrafındaki hükme göre somut olayda 01.02.2004 tarihinde sona erecek olan dava zamanaşımı süresi içinde, sanığın erteleme konusu suçla aynı cins şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlemesine karşın, bu durum nazara alınarak Mahkemece, ertelenen kamu davasına devam edilmemesi Kanuna aykırıdır.
Ancak, sanığa iddianameyle yüklenen suçun 765 sayılı TCKnın 230/2 ve 102/4üncü maddeleri çerçevesinde 5 yıllık dava zamanaşımına tâbi olduğu görülmektedir. 25.05.1998 tarihinde işlendiği ileri sürülen memuriyet görevini ihmal suçuyla ilgili yargılamada 765 sayılı TCKnın 104üncü maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem 02.02.1999 tarihli sorgu işlemi olup bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan ve en fazla 7 yıl 6 ay sürecek olan dava zamanaşımı süresi 01.02.2004 tarihi itibarıyla dolmuş bulunmakta, 15.10.2002 tarihinde işlediği suç nedeniyle ertelenmiş kamu davasına devam edilmesi hâlinde dahi 7 yıl 6 aylık sürenin dolduğu 24.11.2005 tarihine kadar hüküm verilmesi gerekmektedir. Açıklanan bu durum itibarıyla, sanık hakkındaki memuriyet görevi ihmal suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCKnın 102/4 ve 104üncü maddeleri uyarınca ve 353 sayılı Kanunun 162nci maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiğinden, şartları bulunmadığı hâlde 4616 sayılı Kanunun iptal edilmiş 1/4üncü maddesi uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi Kanuna aykırı olup, hükmün bu Kanuna aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak bozma yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 162 ve 220nci maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın sair temyiz nedenlerinin reddine, ancak sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince 4616 sayılı Kanunun 1/4 maddesi gereğince tesis olunan kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair hükmün BOZULMASINA,
353 sayılı Kanunun 162 ve 220/C maddeleri uyarınca dava zamanaşımı dolduğundan sanık hakkında 15inci Kor.K.lığı Askeri Savcılığının 11.12.1998 tarih ve 1998/620 sayılı iddianamesiyle açılmış KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
Tebliğnameye sonuçta uygun olarak, 06.04.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy