(1632 S. K. m. 63) (1111 S. K. m. 25, 75)
Yoklama kaçağı kalmak suçundan sanık Ter. Topçu Er Kadir AKYOL hakkında 1 inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 27.06.2005 gün ve 2005/465-307 esas ve karar sayılı beraat hükmünün Askeri Savcı tarafından sanık aleyhine temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bozma istemini içeren 20.02.2006 gün ve 2006/1022 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığa isnat edilen yoklama kaçağı suçunun manevi unsur yokluğu nedeniyle oluşmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiş, bu hüküm Askeri Savcı tarafından, sanığın amcasına yapılan son yoklama çağrı tebligatı usulüne uygun ve geçerli olduğundan sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır gerekçesiyle süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki delillere göre; Midyat Askerlik Şubesi Başkanlığınca sanık adına çıkarılan 07.08.2001 tarihinde son yoklamasının yapılacağına dair son yoklama çağrı pusulasının, 12.07.2001 tarihinde amcası Halil AKYOLa tebliğ edildiği, sanığın istenilen günde son yoklamasını yaptırmadığı gibi emsalleri askerlik şubesinden Şubat 2002 celp döneminde askere sevk edilen sanığın emsallerinin son sevk günü olan 01 Mart 2002 tarihine kadar da şubeye başvurmayarak yoklama kaçağı kaldığı, uzunca bir süre bu durumunu sürdürdükten sonra 19 Şubat 2004 tarihinde kendiliğinden Nusaybin Askerlik Şubesine başvurarak son yoklamasını yaptırdığı şeklinde gelişen maddi olayın sübutunda kuşku bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece, sanığın son yoklama belgesinin geldiğini ve yoklamasını yaptırması gereken tarihi bilmediği için zamanında son yoklamasını yaptıramadığı, dolayısı ile sanığın suç kastıyla hareket etmediği kabul edilerek, manevi unsuru ile oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
ASCK'nın 63/1-A maddesi ile yaptırıma bağlanan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, diğer unsurların yanı sıra tebligat unsurunun da gerçekleşmiş olması, yani sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 1111 sayılı Kanunun 25 inci maddesi hükümlerine göre şubece bilinen adresinde kendisine, kendisi yoksa ana, baba, kardeş veya hısımlarına tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında, çağrı tebligatlarında Kanunda belirtilen sıranın gözetilmesine gerek olmadığı, sanığın yokluğunda ana, baba, kardeş ve sair akrabalardan birine yapılacak tebligatın geçerli olacağı kabul edilmiştir.
Aynı Kanunun 75 inci maddesinde askerlik çağına giren yükümlülerin şube mıntıkasından 15 günden fazla uzaklaşmaları durumunda bulundukları adresi bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Dava konusu olayda, sanık hazırlık ifadesinde; adına son yoklama çağrı pusulası çıkarıldığında İzmirde çalıştığını, köyüne çıkarılan çağrı tebligatından haberi olmadığını beyan etmiş, huzurda tespit edilen sorgusunda da tebligattan haberi olmadığını, tebligatı alan Halil AKYOLun amcası olduğunu, ancak ailesi ile kavgalı oldukları için görüşmediğini, belgenin ona tebliğ edilip edilmediğini bilmediğini beyan etmiştir.
Tanık olarak dinlenen Halil AKYOLda, sanığın yeğeni olduğunu, tebligatı kendisinin aldığını ancak sanığın Midyatta olmaması nedeniyle son yoklama çağrı pusulasını sanığa söylemediğini beyan etmekte, ancak kavgalı oldukları, görüşmedikleri konusunda bir beyanda bulunmamaktadır.
Bu nedenle, son yoklama çağrı pusulasının tebliğe çıkarıldığı 05.06.2001 tarihi itibarıyla sanığın Yerli Askerlik Şubesinde kayıtlı adreslerinin neler olduğu, sanığın çalıştığını ileri sürdüğü İzmir ilinde herhangi bir adresini Askerlik Şubesine bildirip bildirmediğinin araştırılıp; Askerlik Şubesine herhangi bir adres bildirmediğinin tespiti hâlinde amcası Halil AKYOLa yapılan tebligatın geçerli olacağının kabulüyle buna göre bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, noksan soruşturma ile hüküm kurulması isabetsiz ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Diğer yandan, suçun sübutunun kabulü halinde, iddianamede belirtilen, sanığın emsallerinin sevk tarihinin birinci grubun son sevk günü olan 01 Mart 2002 olarak kabulü gerekirken, suç başlangıç tarihinin 2 nci grupta sevk edilen yükümlülerin son sevk günü olan 11 Nisan 2004 olarak kabulünde isabet bulunmadığına işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Noksan soruşturma yönünden kanuna aykırı bulunan hükmün, Askeri Savcının temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 12.04.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy