(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (5275 S. K. m. 122) (353 S. K. m. 220, 221)
Yoklama kaçağı suçundan sanık J.Er Murat KAÇAR hakkında 2 nci Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesince verilen 13.10.2005 gün ve 2005/715-484 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askerî Yargıtay Başsavcılığının 29.12.2005 gün ve 2005/5734 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün düzeltilerek onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Gereği düşünüldü:
Askerî Mahkemece, Sanığın 28.05.2003-09.03.2004 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği sabit görülerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 nci ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca neticeten 1100 YTL. Adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
647 sayılı Kanunun 5 inci maddesince sanık hakkında hükmolunan netice cezanın aylık yirmi dört eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının sanıktan tahsiline, taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde 6183 Sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına, karar verilmiştir (Dz. 45).
Sanık anılan hükmü süresinde, tarafına geçerli bir tebligat yapılmadığını ve cezanın tecil edilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiştir (Dz. 51, 53).
Tebliğnamede hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; sanığın son yoklamasını yaptırmak üzere 11.09.2002 tarihinde askerlik şubesine müracaat etmesi için çıkarılan dair son yoklama çağrı pusulasının 31.07.2002 tarihinde amcasına tebliğ edildiği sanığın, yasal açıdan geçerli bir mazereti bulunmadığı halde bu hususa riayet etmediği gibi emsallerinin sevk edildiği Mayıs 2003 celp döneminin son sevk günü olan 27.05.2003 tarihinde de askerlik şubesine müracaat etmeyerek yoklama kaçağı durumuna düştüğü, 09.03.2004 tarihinde Askerlik Şubesine müracaat ederek son yoklamasını yaptırdığı, bu suretle de 28.05.2003-09.03.2004 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
Sanığın amcasıyla fazla görüşmediği için tebligattan haberi olmadığı ve son yoklamasını zamanında yaptıramadığına ilişkin savunmasının Askerî Mahkemece yasal mazeret olarak kabul edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla, Askerî Mahkemece tesis edilen mahkûmiyet hükmünde usûl, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bozmayı gerektirir bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık bulunmamış ise de;
647 sayılı Kanunun 5inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122nci maddesiyle yürürlükten kalkmış olduğundan, Mahkemece bu yönde hüküm tesis edilmiş olması bozmayı gerektirmiş, ancak bu bozma nedeni, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden BOZULMASINA;
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca,
Sanığın yoklama kaçağı suçuna ait mahkûmiyet hükmünün, gecikme cezasına ilişkin olan beşinci paragrafın hükümden çıkarılmak suretiyle düzeltilerek ONANMASINA,
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 18.01.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy