(1632 S. K. m. 66) (5271 S. K. m. 174, 267) (353 S. K. m. 57, 66, 74, 75, 195, 132, 142, 202, 214, 251, 252, 253, 254)
Mükerrer firar suçundan sanık P.Er Osman AKBAŞ hakkındaki 6 ncı Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29 Kasım 2005 tarihli ve 2005/4001-422 sayılı duruşmasız işlere ait kararına karşı, Askeri Savcı tarafından süresinde itiraz edilmiş olduğundan; Askeri Yargıtay Başsavcılığının, itirazın reddine karar verilmesi görüşünü içeren, 30 Mart 2006 tarihli ve 2006/2108 sayılı Tebliğnamesi ekinde gelen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın 17.12.2004-07.06.2005 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği iddia edilerek 6 ncı Kor.K.lığı Askeri Savcılığının 14.11.2005 gün ve 2005/1985-829 sayılı iddianamesi ile ASCK'nın 66/2-c maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
6 ncı Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 29.11.2005 gün ve 2005/4001-422 sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile; şüphelinin iddianameye konu edilen suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının tespit edilmemiş olmasının, sağlık kurulu raporu ve ek sağlık kurulu raporu temin edilmeden iddianame tanzim edilmiş olmasının noksan soruşturma olarak kabul edildiği belirtilerek, 5271 sayılı CMKnın 174 üncü maddesi uyarınca iddianamenin iadesine karar vermiştir.
Bu karara karşı Askeri Savcı tarafından nedenleri belirtilerek süresinde itiraz edilmiştir.
Tebliğnamede itirazın reddi yönünde görüş bildirilmiştir.
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulû Kanunun 195 inci maddesinde kanun yollarının itiraz ve temyiz olduğu açıklanmış, 202 nci maddesinde de itiraz, bu Kanunda açıkça gösterilen hallerde kararlara veya askeri mahkeme kararlarına karşı yapılabilir. denilmiştir.
Buna karşılık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 267 nci maddesinde, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebileceği belirtilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanununa göre, hâkim kararlarına karşı her zaman, mahkeme kararlarına ise ancak Kanunun gösterdiği durumlarda itiraz edilmesi mümkün olduğu hâlde; 353 sayılı Kanun düzenlenmesine göre askeri mahkeme kararına itiraz edilebilmesi, Kanunda açık bir hükmün mevcut olması şartına bağlı bulunmaktadır.
353 sayılı Kanun bu açıdan incelendiğinde, ancak Kanunun 57, 66, 74, 75, 132, 214, 251, 252, 253 ve 254 üncü maddelerine göre verilecek kararlara karşı itirazın mümkün olduğu görülmektedir.
Ayrıntıları Askeri Yargıtay Drl.Krl.nun 20.01.1994 tarihli ve 1994/9-7 sayılı kararında açıklandığı gibi, 353 sayılı Kanunda özel düzenleme bulunan konularda CMUK (CMK) hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Anayasanın mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğine ilişkin 142 nci maddesi de bu kabul şeklini haklı kılmaktadır.
İddianamenin iadesi konusu 5271 sayılı CMKnın 174 üncü maddesinde düzenlenmiş olup, 353 sayılı Kanunda bu tarz bir düzenleme bulunmamakta, aksine iddianamenin içermesi gereken konuları düzenleyen 115 inci maddenin son fıkrası iddianameye itiraz olunamaz. düzenlemesini içermektedir. Bu nedenle, söz konusu karar 353 sayılı Kanunun düzenlemesi yönünden yasaya aykırı olmakla birlikte, karara karşı itirazın olanaklı olmadığı gözetilerek, bu konuda inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Üye Hâk.Alb.M.META, CMKnın 174 üncü maddesinde yer alan iddianamenin iadesine ilişkin düzenleme 353 sayılı Kanunda yer almadığından ve usûl hukukunda kıyasen uygulama mümkün olduğundan, Askeri Mahkemenin CMKnın 174 üncü maddesi gereğince verdiği iddianamenin iadesine ilişkin kararın itirazen incelenmesinin olanaklı olduğu, 353 sayılı Kanunun 115 inci maddesindeki iddianameye itiraz edilemez şeklindeki hükmün aynı Kanunun 196 ncı maddesinde gösterilen kişileri bağladığı bu nedenle Mahkemenin iade kararının iddianameye itiraz kapsamında değerlendirilemeyeceği görüşü ile çoğunluk kararına katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Mahkemece tesis edilen ve yukarıda açıklanan karara itirazın olanaklı bulunmaması nedeniyle bu konuda İNCELEME YAPILMASINA YER OLMADIĞINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 12.04.2006 tarihinde üye Hâkim Albay Metin METAnın karşı oyu ve oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy