(1632 S. K. m. 131, Ek m. 8) (765 S. K. m. 59, 64) (5252 S. K. m. 6) (5237 S. K. m. 45, 46) (5237 S. K. m. 50)
İştirak halinde zimmet suçundan hükümlü Köksal DERİCİ hakkında 48 inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 23.12.2005 tarih ve 2005/1293-785 sayılı lehe yasa uygulamasına ilişkin hükmün, hükümlü vekili tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 04.04.2006 tarih ve 2006/2158 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması görüşü ile Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlünün, 01.01.1998-21.12.1998 tarihleri arasında iştirak hâlinde zimmet suçunu işlediği kabul edilerek hakkında 48 inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 14.11.2003 gün ve 2003/8-776 sayılı ASCK'nın 131, TCK'nın 64 ve 59/2 nci maddeleri gereğince on ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, Askeri Yargıtay 4 üncü Dairesinin 11.05.2004 gün ve 2004/344-655 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
İnfaz aşamasında, Hükümlü Vekilinin 03.06.2005 tarihinde kayda giren ve hükümlü hakkındaki on ay ağır hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek, ertelenmesi istemini içeren dilekçesi üzerine, Askeri Mahkemenin 03.06.2005 gün ve 2005/366 Müt.sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararı ile; hükümlü hakkındaki 10 ay ağır hapis cezasının on ay hapis cezası olarak uygulanmasına, adli para cezasına çevrilmesi ile ertelenmesine yer olmadığına ve duruşma açılması yönündeki istemin reddine karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz nedeniyle Dairemizin 10.08.2005 tarih ve 810-799 sayılı Kararı ile de; ... hüküm tarihinde yasal engel nedeniyle para cezasına çevrilmesine olanak bulunmayan ağır hapis cezasının, 5252 sayılı Kanunun 6/1 inci maddesi ile hapis cezasına dönüştürülmüş olması ve 5237 sayılı TCK'nın 45 ile 46 ncı maddesindeki düzenlemeler karşısında yasal dayanağının kalmaması, nedeniyle 5329 sayılı Kanunla ASCK'nuna eklenen EK MADDE 8in emredici hükmü gereğince; aynı Maddede belirtilen istisnalar dışında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümlerinin ASCK'unda yer alan suçlar hakkında da uygulanmasının zorunlu bulunması ve hükümlü hakkında tayin olunan hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 50 nci maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilebilme olanağı bulunmaktadır. Ancak hükmün özüne etkili olan bu konudaki istemin reddine yada kabulüne karar verilebilmesi için Hüküm Mahkemesince yeniden bir inceleme ve değerlendirme yapılmasının gerekli olması dolayısı ile lehe olan bu kanun hükmünün derhal uygulanmasının mümkün olmaması nedeniyle bu istemle sınırlı duruşma açılarak bir karar verilmesi gerektiği ... belirtilerek sözü edilen karar kaldırılmıştır.
Dairemizin 10.08.2005 tarih ve 810-799 sayılı Kararı uyarınca; 5237 sayılı TCKnın seçenek yaptırımların düzenlendiği 50nci maddesinin uygulanmasına yönelik istem ve bu konu ile sınırlı olmak üzere açılan duruşma sonucunda; hükümlünün 01.01.1998-21.12.1998 tarihlerinde işlediği iştirak halinde zimmet suçu nedeniyle ASCK'nın 131, TCK'nın 64 ve 59/2 nci maddeleri uygulanarak Askeri Mahkemenin 14.11.2003 gün ve 2003/8-776 sayılı kesinleşmiş hükmü ile verilen on ay ağır hapis cezası bu kez lehe kanun uygulamasına yönelik açılan duruşma sonunda kurulan hüküm ile; ASCK'nın 131, TCK'nın 64 ve 59/2nci maddeleri uygulanarak on ay hapis cezasına dönüştürülmüştür.
Bu karar, hükümlü vekili tarafından; kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilip ertelenmesi gerektiği,ileri sürülerek temyiz edilmiştir. Kesin hükmün dokunulmazlığı ilkesi gereğince bu aşamada eylemin sübutu ve nitelendirilmesine ilişkin değerlendirilme yapılması olanaklı bulunmadığından ve keza açılan duruşma ile yapılan uygulama sadece hükümlü hakkındaki ağır hapis cezasının adli para cezasına çevrilip, ertelenmesi istemine yönelik lehe yasa değerlendirilmesi ile sınırlı olduğundan temyiz incelemesi de bu konu ile sınırlı tutulmuştur.
Somut olayda;hükümlü hakkındaki on ay ağır hapis cezasını 5252 sayılı Kanun gereğince on ay hapis cezasına dönüştüren Askeri Mahkemenin, bu cezayı dosya içeriğine uygun yasal ve yeterli gerekçe ile adli para cezasına çevirmemiş ve yasal olanaksızlık nedeniyle de ertelememiş olmasında,herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden kabule değer bulunmayan temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Üye Hak.Alb.M.META hükümlü hakkındaki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmeme gerekçesinin yasal ve yeterli olmadığı görüşü ile çoğunluk kararına katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle; Hükümlü vekilinin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Yasaya uygun bulunan lehe yasa uygulanmasına yönelik 48 inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 23.12.2005 tarih ve 2005/1293-785 sayılı hükmünün ONANMASINA,
26.04.2006 tarihinde,tebliğnameye uygun olarak Üye Hak.Alb.M.METAnın karşı oyu ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Hükümlü hakkındaki on ay ağır hapis cezasının 5252 sayılı Kanun gereğince on ay hapis cezasına dönüştürülmesi sebebiyle 647 sayılı Kanunun 4 veya 5237 sayılı TCKnın 50 nci maddelerinin uygulanmasının olanaklı hale gelmesi ve bu yönde istemde bulunulması üzerine, Askeri Mahkemece ...suç işlenmesi esnasında hükümlünün eylemini yaklaşık bir yıl kadar uzunca bir süre devam ettirmiş olması ve bu süre içinde hükümlünün planlı ve programlı hareket ederek müsnet suçu işlemiş olması nedeniyle kastının yoğun olduğu ... şeklinde gösterilen gerekçe ile hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yönündeki istemin reddine karar verilmiştir.
Kısa süreli hapis cezalarının, 647 sayılı Kanunun 4 ncü maddesine göre para cezasına veya tedbirlerden birisine ya da 5237 sayılı TCKnın 50 nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin istemlerin reddine ya da kabulüne karar verilirken, suçlunun kişiliğinin, sair hallerinin (sosyal ve ekonomik durumu ile yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığın) ve ayrıca suçun işlenmesindeki özelliklerin değerlendirilerek, bu çerçevede gerekçe gösterilmesi zorunlu olduğu halde,Mahkemenin suçlunun kişiliğini ve sair hallerini(sosyal ve ekonomik durumu ile yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığını) değerlendirmeden sadece suçun işlenmesindeki özellikleri bu yöndeki istemin reddi için gerekçe yapmasını yasal ve yeterli görmediğimden, hükmün bu nedenle bozulması görüşü ile çoğunluk kararına katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy