(1632 S. K. m. 47, 85, Ek m. 8) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4)
Askeri mahkemece; sanığın 29.8.2003 tarihinde nöbetleri yazanın Bnb. Alpay olduğunu bilmesine rağmen, "nöbetleri yazanın da, değiştirenin de, nöbetin de a... koyayım" demek suretiyle, üste hakaret etmek suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK' nın 85/1'inci maddesinin birinci cümlesi ve TCK'nın 59/2'nci maddesi uyarınca iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 4'üncü maddesi uyarınca cezasının beher günü 11.557.000 TL üzerinden paraya çevrilerek neticeten 866.775.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu hüküm, komutan tarafından; sırf askeri suç olan üste hakaret suçundan verilen hapis cezasının paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olduğu, sanık müdafii tarafından; hakaret içeren sözlerin binbaşıya hitaben söylenmediği ve sarf edilen sözlerin tehevvüren söylendiği belirtilerek, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, mahkemenin kabulünün dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı ve savunmanın aksinin ortaya konulamadığı ileri sürülerek, bozulması gerektiği belirtilerek yasal süresi içinde temyiz edilmiştir. Aleyhe görüş içeren tebliğnamenin sanığa ve sanık müdafiine tebliği üzerine, sanık müdafii tarafından; sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği, işlenen suçun sırf askerî suç niteliğinde olmadığı, ayrıca 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunun 47/1-A maddesinde değişiklik yapan 4551 sayılı Kanunun 12'nci maddesi ile paraya çevrilemeyecek ve ertelenemeyecek suçların tek tek sayıldığı, dolayısıyla özel kanun olan ASCK'da hüküm varken, genel nitelikteki 647 sayılı Kanuna göre uygulama yapılamayacağı belirtilerek, sanık tarafından; sarf ettiği sözlerle Bnb. Alpay'ı hedef almadığı belirtilerek ek temyiz dilekçesi verilmiştir.
Tebliğnamede, atılı suçun sübut bulduğu, hakaretin, hizmete ilişkin işlem niteliğinde oları nöbet yazma hizmetinden kaynaklandığı ve bu suretle eylemin, hizmete ilişkin işleme dayalı üste hakaret etmek suçunu oluşturduğu, işlenen suçtan verilen hapis cezasının paraya çevrilme imkanı olmadığı belirtilerek, hükmün suç vasfındaki yanılgı ve uygulama yönlerinden bozulması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Yapılan incelemede, sanık terhisli P. Atğm. E.Ü.'nün 65'inci Mknz.P.Tuğ. 3'üncü Mknz.P.Tb.K.'lığı emrinde görevli iken, emniyet kontrol nöbetçi subaylığı aylık nöbetlerini, grup içindeki arkadaşlarına söyleyip taslak çalışma yaptığı ve bunu tabur personel subaylığını Haziran 2003'den itibaren yürüten Bnb. A.O.'nün masasına bıraktığı, ardından Atğm. O.D.'nin, Perşembe günü nöbet tutanların ertesi gün istirahat edilmesi sebebiyle, üç gün istirahat ettikleri konusunda bilgi vermesi üzerine, nöbetlerin bu bilgi ışığında yeniden düzenlendiği, 29.8.2003 tarihinde nöbetlerin yazıldığını öğrenen sanığın, nöbetini devralmak üzere emniyet ve kontrol nöbetçi subaylığına gittiği, burada Atğm. Ö.D., Astsb. M.D. ve Uzm. Çvş. F.A.nın bulunduğu bir ortamda nöbetleri kast ederek ve Atğm. Ö.D.'ye yönelerek "o... çocuğu, kim değiştirdi" diye sorduğu, Atğm. O.D.'nin neden küfürlü konuştuğunu sorması üzerine, nöbetleri Atğm. O.D.'nin değiştirdiğini ima ederek ve "nöbeti değiştirenin de, nöbetin de a...... koyayım" şeklinde sözler sarf ederek tartışmaya başladığı, bu tartışma sırasında Atğm. O.D.'nin nöbetleri Alpay Bnb.'nın yazdığını ve sorunu varsa onunla halletmesini söylediği, bunun üzerine sanığın "nöbeti yazanın da, değiştirenin de, nöbetin de a......koyayım" şeklinde sözler sarf etmek suretiyle küfrettiği, maddi vakıa olarak sübut bulmuştur.
Sanığın odaya ilk girişinde sarf ettiği sözlerin, nöbet değişikliğim gerçekleştirdiğini düşündüğü Atğm. Ö.D.'ye yönelik olduğu, devam eden konuşma içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Sanıkla, Asteğmen Ö.D, arasındaki konuşma içeriği incelendiğinde; sanığın nöbet değişikliğini Atğm. Ö.D.'nin yaptığı ya da yaptırttığı düşüncesinde olduğu, nöbetleri yazanın da Alpay Binbaşı olduğunu bildiği ve konuşma esnasında da bu hususları vurguladığı görülmektedir. Tanıklar F.A. ile M.D.'nin yeminli anlatımlarından, sanığın, Alpay Binbaşının adı geçtikten sonra da "nöbeti yazanın da, değiştirenin de ...." şeklinde küfür ettiği anlaşılmaktadır.
Bu suretle, sanığın sarf ettiği sözlerle, hem rütbe olduğu Atğm. Ö.D.'yi hedef aldığında kuşku bulunmamakla birlikte, sanığın nöbetleri yazan Binbaşı A.Ö.'yü de hedef aldığı görülmektedir. Sanığın işlediği üste hakaret suçunun, yerleşik Askeri Yargıtay kararlarında kabul edildiği gibi, hizmete İlişkin işlem niteliğinde olan nöbet yazma hizmetinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. İşlenen suçun, üste hakaret suçunun nitelikli hâli olan hizmete ilişkin işleme dayalı üste hakaret suçu olarak (ASCK' nın 85/1 'inci maddesinin ikinci cümlesi) vasıflandırılması gerekirken, sanığın basit nitelikteki üste hakaret suçunu işlediğinin kabulüyle, ASCK' nın 85/1'inci maddesinin birinci cümlesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi, hükmün suç vasfındaki yanılgı nedeniyle bozulmasını gerektirmiştir.
Öte yandan, sırf askeri suç niteliği taşıyan atılı suçtan verilen cezanın, hüküm tarihinde yürürlükte olan 647 sayılı Kanunun 4/son ve hâlen yürürlükte bulunan ASCK' nın Ek-8'inci maddeleri karşısında herhangi bir seçenek yaptırıma çevrilmesinin yasal olarak mümkün bulunmadığı dikkate alındığında; askeri mahkemece atılı suçtan verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi de yasaya aykırılık oluşturmaktadır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy