(2709 S. K. m. 141) (353 S. K. m. 50, 173, 207, 217, 221)
Hizmet esnasında üst'e fiilen taarruza teşebbüs suçundan sanık Ord. Er Mehmet ASAN ile hizmet esnasında üst'e hakaret suçundan sanık Ord. Er Recep AKSOY hakkında 3 üncü Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 10.12.2003 gün ve 2003/860-801 sayılı beraete ilişkin hükümlerin Adli Müşavir tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine Askeri Yargıtay Başsavcılığının 13.12.2005 gün ve 2005/5849 sayılı tebliğnamesi ekinde hükümlerin eksik soruşturmadan bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık Er Mehmet ASAN hakkında hizmet esnasında üst'e fiilen taarruza teşebbüs, sanık Er Recep AKSOY hakkında ise hizmet esnasında üst'e hakaret suçlarından açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonunda; unsurları yönünden oluşmayan atılı suçlardan her iki sanığın ayrı ayrı beraetlerine ilişkin hükümler, Adli Müşavir tarafından; sanıkların mahkumiyetlerine yeterli ve inandırıcı delil bulunduğu halde beraetlerine karar verildiği, ileri sürülerek sanıkların aleyhine temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; sanıklardan Mehmet ASAN ile tanıklar Ramazan KAZAN ve Yavuz ÖZTOPRAKın Askeri Savcı tarafından tespit olunan ifadeleri ile duruşmada verdikleri ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik soruşturma ile kurulan beraete ilişkin hükümlerin ayrı ayrı bozulması gerektiği yönünde görüş açıklanmıştır.
Sanık Er Mehmet ASAN hakkında üst'e hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile ilgili temyiz bulunmadığından bu suça ilişkin hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
Yapılan incelemede;
1) Sanık Ord. Er Mehmet ASAN yönünden;
Olay günü olan 30.11.2002 tarihinde, sanık Er Mehmet ASANın 10 No.lu nöbet yerinde 17.00-19.00 saatleri arasında nöbetçi, mağdur Onb. Ali Osman YILMAZın ise nöbetçileri değiştirmekle görevli nöbetçi onbaşı olduğu, nöbetçileri değiştirmekte gecikmesi nedeniyle sanık Mehmetin Onb. Ali Osmanla tartıştığı ve bu tartışma sırasında küfür ettiği ve yumruk salladığı iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda; önce Onb. Ali Osmanın küfür etmesi nedeniyle aralarındaki hizmet ilişkisinin sona erdiği kabul edilerek ve hakkında haksız tahrik hükümleri de uygulanmak suretiyle sanığın üst'e hakaret suçundan cezalandırılmasına, üst'e fiilen taarruza teşebbüs suçunu işlediği konusunda mahkûmiyetine yeterli delil elde edilemediğinden bu suçtan beraetine karar verilmiştir.
Sanık hakkında Üst'e hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz bulunmadığından bu hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
İnceleme konusu olan hizmet esnasında üst'e fiilen taarruza teşebbüs suçu ile ilgili olarak; duruşmada dinlenilen, mağdur Onb.Ali Osman YILMAZ ... Mehmet ASAN bana vurmaya çalıştı.... (Dz.64) ve tanık Cuma DAĞCI ... Mehmet ASAN nöbetçi onbaşının üzerine yürüyüp tokat atmaya çalıştı ... (Dz.63) şeklinde beyanda bulundukları halde, sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi ve görgü tanıklarından Yavuz ÖZTOPRAKın ... kimse kimseye vurmadı ... (Dz.64), Yunus ÇİMENin ... bir itişme veya yumruklaşma olmadı ... (Dz.63), Murat YILMAZın ... vurduğunu görmedim ... (Dz.69) ile Ademi BÖLÜKBAŞInın ... birbirlerine vurmaları gibi bir olay olmadı ... (Dz.75) şeklindeki yeminli anlatımları karşısında sanığın atılı eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususu kuşkulu kaldığından ve kuşkulu durumdan sanığın yararlandırılacağına ilişkin ceza hukukunun genel ilkesi nedeniyle Mahkemenin, sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilememesi sebebiyle yazılı olduğu şekilde kurduğu beraete ilişkin hükmünde, bir isabetsizlik görülmeyerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede, sanık ile tanıklardan Ramazan KAZAN ve Yavuz ÖZTOPRAKın Askeri Savcı tarafından saptanan ifadeleri ile duruşmada alınan ifadeleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, bu kişilere ait ifade tutanakları Askeri Savcı tarafından imzalanmadığından bu ifadelerin kanıt olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı gibi yeniden ifadelerine başvurulması halinde sanığın atılı eylemi gerçekleştirdiği konusunda var olan kuşkunun ortadan kaldırılması (sanık ve tanıkların terhis olmaları ve olay tarihinin üzerinden üç yıldan fazla süre geçmiş olması nedeniyle) olası görülmemiştir.
2) Sanık Ord. Er Recep AKSOY yönünden;
Sanığın 30.11.2002 tarihinde, üstü durumundaki Onb. Ali Osman YILMAZa küfür etmek suretiyle hizmet esnasında üst'e hakaret suçunu işlediği konusunda mağdurun beyanını doğrulayacak herhangi bir delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraetine karar verilmiş ise de;
T.C. Anayasasının 141/3 ve 353 sayılı Kanunun 50 inci maddelerinde mahkemelerin kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı belirtilmekte ve 353 sayılı Kanunun 173 üncü maddesinde hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar açıklanmaktadır. Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında, gerekçenin; dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterecek şekilde geçerli, yeterli ve yasal olması yanında her yönüyle Askeri Yargıtayın denetimine olanak sağlayacak biçimde açık ve anlaşılır olması aranmaktadır.
Hükmün gerekçeden yoksun olması ise, 353 sayılı Kanunun 207/3-G maddesine göre yasaya mutlak aykırılık oluşturmaktadır.
Bu açıklamaların ışığında askeri mahkemenin atılı suçtan kurduğu beraet hükmüne ilişkin gerekçesi incelendiğinde; gerekçede özetlenen ve birbirleri ile uyumlu olmayan sanıklar ile tanıkların anlatımları ayrı ayrı değerlendirilerek tartışılmadığı gibi, hangi kanıtın diğerine hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanmamış, bir başka anlatımla hangi kanıtlara hangi nedenle itibar edilmediği açık ve net bir biçimde ortaya konulamadığından bu husus hüküm gerekçesinden anlaşılamamıştır. Bu nedenlerle, hükmün Askeri Yargıtayın temyiz denetimine olanak sağlayacak biçimde yasal ve yeterli gerekçeden yoksun olduğu ve delil durumu ile örtüşmediği sonucuna varılarak sanık hakkındaki beraet hükmünün bozulmasına karar verilmiş ve bozma nedeni karşısında şimdilik diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1) Sanık Mehmet ASAN hakkında hizmet esnasında üst'e fiilen taarruza teşebbüs suçundan kurulan beraet hükmüne yönelik Adli Müşavirin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Yasaya uygun bulunan beraet hükmünün ONANMASINA,
2) Adli Müşavirin temyizine atfen ve re'sen sanık Recep AKSOY hakkında hizmet esnasında üst'e hakaret suçundan kurulan beraet hükmünün USULE AYKIRILIK (Gerekçesizlik) sebebiyle 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
25.1.2006 tarihinde tebliğnameye kısmen aykırı olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy