(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 120, 130)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık İs.Er Umut DEMİRKOL hakkında 5 inci Zh.Tug. Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 28.10.2005 gün ve 2005/1696-735 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bozma görüşünü içeren 10.04.2006 gün ve 2006/2274 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 87/1 ve 5237 TCK'nın 62 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 25 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, hüküm sanık tarafından sebepsiz olarak temyiz edilmiş, tebliğnamede hükmün usul yönünden bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanık İs.Er Umut DEMİRKOLa, birliğin ve personelin güvenlik, emniyet ve disiplinini ilgilendiren ve bu sebeple de askeri hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmayan, cep telefonu bulundurmanın ve kullanmanın yasak olduğuna ilişkin düzenleme de içeren Tek Er İçin Emniyet ve Kaza Önleme Talimatının (Dz.7, 8, 9) 15.02.2005 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen (Dz.6), 04.06.2005 tarihinde İs.Ütğm. Özgür ADAK tarafından yapılan kontrolde sanığın nöbet yerinde bir adet cep telefonu bulundurduğunun tesbit edildiği (Dz.11), böylece sanığın, malum ve muayyen bir hale getirilerek şahsileştirilmek suretiyle verilen askeri hizmete ilişkin bu emirleri bildiği halde, itaatsizlik kastıyla hiç yapmamak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Usul yönünden yapılan incelemede, askeri mahkemece sanığa iddianamenin tebliği ve duruşmada hazır bulundurulması için yazılan Dz.24de kayıtlı müzekkerenin birlik komutanlığına gönderildiği, birlik komutanlığınca gönderilen tebellüğ belgesinde ise hükmün tebliğ edildiğinin yazılı olduğu (Dz.27, 28), askeri mahkemenin üst yazısının ilgisi bulunmasına rağmen iddianamenin tebliğ edilmemiş olduğu, diğer yandan duruşmaya gelen sanığa, iddianamenin tebliğ edildiği kabul edilerek yasal süre hatırlatılmadan duruşmaya devamla hüküm kurulduğu, bu durumun da 353 sayılı Yasanın 120 ve 130uncu maddelerine aykırı olduğu, sanığın savunma için yeterli zaman ve imkana sahip olmaktan yoksun bırakılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından; mahkumiyet hükmünün öncelikle bu yönden bozulmasına karar verilmiş, bozma nedeni karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.
Başkan Hv.Hak.Alb.N. ÖZKAN, söz konusu usule aykırılığın ancak nisbi bozma nedeni olabileceği, sanık tarafından ileri sürülmediği sürece, bozma sebebi olarak kabul edilmeyecek olan bu konunun savunma hakkının özüne ve hükmün esasına etkili olmadığı görüşü ile çoğunluk görüşüne katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen yasaya aykırı olan mahkumiyet hükmünün, 353 S.Y.nın 221/1 nci maddesi uyarınca usul yönünden, BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 26.04.2006 tarihinde, Başkan Hv.Hak.Alb.N. ÖZKANın karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy