(1632 S. K. m. 46, 47, 66) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 32)
Firar suçundan sanık terhisli Er Ramazan BOZ hakkında 5 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 23.12.2005 gün ve 2005/304-1244 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından, süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Başsavcılığın bozma görüşünü içeren 10.04.2006 gün ve 2006/2292 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderildiği görülmekle yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya içeriğinden; Sanığın KKTC 50/1 Mknz.P.Tb.2.Mknz.P.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 30.09.2002 tarihinde gönderildiği (20) günlük sıhhi izin sırasında 16.10.2002 tarihinde rahatsızlanması üzerine Karaman İl Jandarma ve Garnizon Komutanlığınca sevk edildiği Karaman Devlet Hastanesi Psikiyatri servisinde 17.10.2002 tarihinde muayenesinin yapıldığı, 18.10.2002 tarihinde GATAya yatırıldığı, 25.10.2002 tarihinde taburcu edildiği, (2) günlük yol süresi itibariyle 27.10.2002 tarihine kadar birliğine katılması gerekirken katılmayıp 15.01.2003 tarihinde Karaman Askerlik Şubesine başvurup aynı gün sevk edildiği Karaman Devlet Hastanesindeki muayenesi sonucu psikoz tanısıyla Konya 100 Yataklı Asker Hastanesine sevk edildiği, 21.01.2003 tarihine kadar burada yatırıldıktan sonra teslim edildiği Konya Merkez Komutanlığınca birliğine adamlı olarak teslim edildiği şeklinde sübut bulduğu açıkça anlaşılmakta olan ve Askeri Mahkemece de sübutu bu şekilde kabul edilen olayda, sanığın suç tarihindeki cezai ehliyetinin tam ve askerliğe elverişli olduğu konusunun da Çorlu Asker Hastanesinin 16.07.2003 tarih ve 1986 sayılı sağlık kurulu raporu (D.89) ve 18.03.2003 tarihli adli raporu (D.92) ile tespit edilmesinden sonra 28.10.2002 - 15.01.2003 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan ASCK'nın 66/1-b ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca tesis olunan neticeten On Ay Hapis cezasına ilişkin 02.10.2003 gün ve 2003/1054-855 sayılı ilk mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 08.04.2004 gün ve 2004/357-354 sayılı ilâmı ile sanığın sabit görülen eyleminin firar suçunu oluşturması nedeniyle hükmün suç vasfındaki hatadan dolayı bozulması üzerine,
Askeri Mahkemece bozma ilâmına uyularak sürdürülen yargılama sırasında sanığın suç tarihlerinde cezai ehliyetinin bulunmadığına yönelik beyanları karşısında ikinci kez müşahede altına alınması sonucu düzenlenen Konya 100 Yataklı Hv.Hastanesi Sağlık Kurulunun 24.06.2005 tarih ve Er-Erb:679 Sayılı Raporu (D.158) ve 04.08.2005 tarihli Adli Raporu (D.155) ile nevrotik kişilik tanısı konulan sanığın cezai ehliyetinin tam ve askerliğe elverişli olduğunun saptanması üzerine, bu defa sanığın 28.10.2002 - 15.01.2003 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca yine On Ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanık süresinde yaptığı temyiz başvurusunda, firar kastının bulunmadığını, çocukluğundan bu yana devam eden psikiyatrik rahatsızlığı nedeniyle suç tarihlerinde temyiz kudretinin yerinde olmadığını ileri sürerek hükmün esas yönünden bozulmasını talep etmiştir.
Başsavcılık tebliğnamesinde; bozma sonrası değişen suç vasfı karşısında sanığın ek savunmasının alınmamış olmasının usûle aykırı olduğu, ayrıca müşahadesi sonunda düzenlenen raporlara göre nevrotik kişilik tanısı konulan sanığın yeniden müşahede altına aldırılarak 5237 sayılı TCK'nın 32 nci maddesi kapsamında olup olmadığının tespit edilmemiş olmasının eksik soruşturma olduğu ileri sürülerek hükmün bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, sanığın sıhhi izin sırasında rahatsızlanması üzerine sevk edildiği değişik sağlık kuruluşlarından sonra, son olarak 22.10.2002 tarihinde yatırıldığı Ankara/GATA Hastanesinden 25.10.2002 tarihinde Kıtasına taburcu edilmesine rağmen, sanığın birliğine gitmemesi eyleminin firar olarak vasıflandırılmasında ve firar temadisinin, sanığın Karaman Askerlik Şubesine başvurduğu 15.01.2003 tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ise de;
Sanığın 28.10.2002 - 15.01.2003 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği iddiasıyla (D.58) açılan ve Askeri Mahkemece de aynı suçtan dolayı tesis edilen (D.102) ilk mahkûmiyet hükmünün Dairemizce eylemin firar suçu olarak nitelendirilmemiş olmasındaki kanuna aykırılık nedeniyle bozulması üzerine, Askeri Mahkemece bozma ilâmına uyulduktan sonra, değişen suç vasfı karşısında sanığın ek savunmasının tesbiti cihetine gidildiği (D.161) ancak, ek savunmasının tesbiti için Karaman 2.Asliye Ceza Mahkemesine yazılan talimatın; sanığın çağrı yazısı tebliğ edilmiş olmasına rağmen duruşmaya gelmediğinden bahisle bilâ ikmal iade edilmesi üzerine derhal nihai karara gidildiği, oysa gerekçeli hükmün dahi aynı adreste tebliğ edilmiş olması dikkate alındığında, sanığın ek savunmasının tesbiti için yapılan işlemin yeterli olmadığı görülmüştür.
Diğer yandan, sanığın suç tarihlerindeki cezai ehliyeti ile askerliğe elverişlilik durumunun tesbiti amacıyla müşahede altına alınması sonucu düzenlenen 24.6.2005 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile 03.08.2005 tarihli Adli Raporda mülga 765 sayılı TCK'nın 46-47 nci maddelerinin ele alınıp, bu maddelerdeki ölçütlere göre değerlendirme yapıldığı, oysa bilindiği gibi 01.06.2005 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 32 nci maddesi cezai ehliyetin tesbitiyle ilgili değişik kıstaslar ve hükümler getirdiğinden, sanığın yeniden müşahede altına aldırılıp, cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik durumunun 5237 sayılı TCK'nın 32 nci maddesi kapsamında yeniden değerlendirilerek rapor düzenlenmesi gerektiğinden, hüküm noksan soruşturma nedeniyle bozulmuştur.
Bozma gereğinin yerine getirilebilmesi için bulunması zorunlu olan sanığa, değişen suç vasfı nedeniyle yeniden ek savunma hakkının tanınması yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklandığı üzere;
Usûl ve kanuna aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, usûl ve noksan soruşturma yönlerinden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, Başkan Hv.Hâk.Kd.Albay Necmettin ÖZKANın eylemin izin tecavüzü olarak vasıflandırılması ve buna bağlı olarak suçun mazeret unsuru yönünden oluşmadığı yönündeki farklı gerekçesine binaen sonuçta oy birliği ile, 19.04.2006 tarihinde karar verildi.
FARKLI BOZMA GEREKÇESİ
Sanığın, 19.10.2002 tarihine kadar devam eden sıhhi izin süresi (D.4) sona ermeden 16.10.2002 tarihinde, psikiyatrik rahatsızlığı nedeniyle Karaman İl Jandarma ve Garnizon Komutanlığına başvurup, aynı tarihte Karaman Devlet Hastanesine sevkini yaptırmış olması, daha sonra Konya Hava Hastanesine, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Ankara/GATA Psikiyatri Kliniklerine olan sevklerin de, sanığın 16.10.2002 tarihli başvurusuna istinaden ve bunun uzantısı olarak yapılmış olması ve sanığın değişik hastanelere sevk, hastaneye yatırılma, taburcu edilme, taburcu edildikten sonra birliğine dönmeden rahatsızlığının artması üzerine yine yerli askerlik şubesi olan Karaman Askerlik Şubesi Başkanlığınca sevkedildiği Konya 100.Yataklı Hava Hastanesine yatırılma işlemlerinin tümünün, sanığın birliğinden izinli olarak ayrı bulunduğu sırada gerçekleşmiş olması nedeniyle, eylemin izin tecavüzü olarak vasıflandırılması gerektiği,
Sanığın sıhhi izine gönderildiği 30.09.2002 tarihinden önce de, 23.07.2002 tarihinde Girne 200 Yataklı Asker Hastanesince Ankisiyete Affektif Disarder tanısıyla sevk edildiği Ankara 600 Yataklı Hava Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde kendisine Durumsal Anksiyete Bozukluğu tanısı konularak ilaçlarıyla birlikte (20) gün istirahat verilmiş olması (D.65), 30.09.2002 tarihinde sıhhi izne gönderilmesine neden olan istirahatin de psikiyatrik rahatsızlığı (psikoz) nedeniyle verilmiş olması, sanığın sıhhi izninin devam ettiği tarihlerde ve sonrasında da psikiyatrik yönden hasta olması (D.55,56,41-43,25), suç temadisinin sona erdiği kabul edilen 15.01.2003 tarihinde ailesiyle birlikte başvurduğu Karaman Askerlik Şubesinde, doktor olmayan Şube Başkanınca dahi sanığın görünümü itibariyle bedenen ve ruhen hasta olduğunun farkedilmesi nedeniyle resen sevk edildiği sağlık kurumlarınca verilen ve suç tarihinden sonraki tarihlerde düzenlenen raporlardan, sanığın psikiyatrik rahatsızlığının 23.07.2002 tarihinden beri devam etmekte olduğunun anlaşılması, hatta sanığın birliğine adamlı olarak teslim edildikten üç gün sonra sevk edildiği Çorlu Asker Hastanesinin 07.02.2003 tarihli raporunda (D.71), keza 12.02.2003 (D.73) ve 21.02.2003 tarihli raporlarında (D.72), sanıkta Konversiyon ve Disosyatif Bozukluk rahatsızlıklarının tespit edilmiş bulunması karşısında, sanığın 30.09.2002 tarihinde sıhhi izine gönderilmesine neden olan psikiyatrik rahatsızlığının, 28.10.2002-15.01.2003 tarihleri arasında olduğu gibi, suç tarihlerinden sonra da devam ettiğinin anlaşılmakta olması ve dolayısıyla sanığın psikiyatrik hastalığının suç tarihlerinde de devam ettiği için birliğine dönemediğine ilişkin savunmasının doğrulanmış olması karşısında, sanığın 28.10.2002 - 15.01.2003 tarihleri arasında birliğine dönmemesi şeklindeki eyleminin izin tecavüzü olarak nitelendirilmesi ve bu sürenin sanığın haklı ve geçerli olan mazereti sebebiyle geçirilmiş olması nedeniyle beraetine hükmolunması gerektiği kanısında olduğumdan, sanık hakkında firar suçundan dolayı verilen mahkûmiyet hükmünün esastan bozulması yerine, Askeri Mahkemenin suç vasfına ilişkin kabulünü yerinde gören, ancak, mahkûmiyet hükmünü usûl ve noksan soruşturma yönlerinden bozan çoğunluk kararına katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy