(1632 S. K. m. 47, 91) (765 S. K. m. 59, 271, 456) (647 S. K. m. 6) (353 S. K. m. 9, 17, 217, 221)
Üste fiilen taarruz ve görevli memura müessir fiil suçlarından sanık Ter. P.Er Selim YILDIZ hakkındaki KTBK.K.lığı Askeri Mahkemesinin 24.2.2005 gün ve 2005/53-39 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, dosyanın Başsavcılığın 02 Ocak 2006 gün ve 2006/6 sayılı ilk mahkumiyet hükmünün onanması, ikinci hükmün ise görev yönünden bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize geldiği görülmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın;
1) Mağdur P.Onb. Hüseyin KAYMAKa karşı üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 91/1 inci maddesi (az vahim hal cümlesi) ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince 5 ay hapisle cezalandırılmasına, yasal imkansızlık nedeniyle paraya veya tedbire çevrilme ve ertelenmesine yer olmadığına,
2) Mağdur P.Er Erkan TONBİLe karşı Görevli memura müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan TCK'nın 456/4, 271/1, 59/2nci maddeleri gereğince 385,30 YTL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 647 S.K.nun 6ncı maddesi gereğince ertelenmesine,
Karar verilmiştir.
Bu hüküm sanık tarafından süresinde; özetle, Gerekli incelemenin yapılmadığı, cezai ehliyetinin araştırılmadığı, yürürlüğe girecek ceza ve infaz kanunlarının lehe hükümlerinin tatbikini talep ettiği belirtilerek temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde;
1- Üste Fiilen Taarruz Suçu Yönünden:
Sanık P.Er Selim YILDIZın 28.Mknz. P.A.Kş.Hiz.Brl.K.lığı emrinde görevli olduğu, mağdurlar P.Onb.Hüseyin KAYMAK ve P.Er Erkan TONBİLin ise 28.Mknz.P.Tüm.Merkez Komutanlığında görevli olmakla birlikte, 28.Mknz.P.Tüm.Disiplin Ceza ve Tutukevinde gardiyan olarak görevlendirildikleri, sanığın 28.Mknz.P.Tüm.K.lığı Disiplin Mahkemesi tarafından, nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan dolayı verilen 7 gün oda hapsi cezasının infazı için 30.06.2003 tarihinde saat 17.00 sularında 28.Mknz.P.Tüm.Disiplin Ceza ve Tutukevine getirildiği, burada P.Onb.Hüseyin KAYMAKa teslim edildiği, Hüseyinin kayıt yaptığı sırada P.Er Süleyman AKKAYAnın sanığın eşyalarını dolaba yerleştirmesine refakat ettiği, bu sırada sanığın eşyalarını dolaba düzensiz olarak yerleştirdiğini görerek müdahale ettiği ve eşyalarını düzgün yerleştirmesini söylediği, sanığın ise şafağım on beş, bundan sonra bana kimse karışamaz diyerek cevap verdiği, bunu gören Hüseyinin sanığın yanına gelerek hareketlerine dikkat et, burası cezaevi, kurallara uy şeklinde uyarılarda bulunduğu, bunun üzerine sanığın Hüseyinin sol gözüne yumruk attığı, üstünün vücut bütünlüğüne yönelik cismani nitelikteki bu eylemiyle üste fiilen taarruz suçunu işlediğinin sanığın tevil yollu ikrarı, mağdur tanık ve olay yeri görgü tanıkları beyanları, olay tutanağı ve adli rapor ile kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu ile 5329 sayılı Askeri Ceza Kanununda Değişiklik yapan Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, gerek uygulanan kanun maddesi ve gerekse infaz bakımından hükümlü lehine herhangi bir düzenleme getirilmediği ve cezai ehliyet araştırmasının yapıldığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebeplerinin reddi ile; Askeri Mahkemece, üste fiilen taarruz eylemi az vahim hal kabul edilerek kanunun öngördüğü cezanın alt sınırından ceza tayin edilmesi, takdiri indirim maddesinin uygulanması ve sırf askeri suç vasfındaki suçun cezasının 647 sayılı Kanunun 4/son maddesi gereğince paraya çevrilememesi ve ASCK'nın 47/A maddesi gereğince ertelenememesi nedeniyle usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
2- Görevli Memura Müessir Fiil Suçu Yönünden:
Sanığın üste fiilen taarruz eylemi sonrasında, P.Onb. Hüseyin KAYMAK ve P.Er Süleyman AKKAYAnın sanığı zor kullanarak yere yatırdıkları, bu sırada Tnk.Atğm.Mustafa KÜÇÜKOĞLUnun Disiplin Cezaevini telefonla aradığı, telefona bakan P.Onb.Hüseyin KAYMAKın nefes nefese olması nedeniyle ne olduğunu soran Tnk.Atğm.Hüseyin KÜÇÜKOĞLUnun olayı öğrendikten sonra P.Er Selim YILDIZ ile telefonda görüştüğü, görüşmenin bitmesini müteakip P.Er Selim YILDIZın sakinleşmesi için bırakılmakla birlikte bağırıp çağırmaya, yer yer kafasını duvarlara vurmaya ve duvarı yumruklamaya başladığı, bu sırada yardım etmesi için Disiplin Cezaevine gönderilen P.Er Erkan TONBİLin geldiği, neler olduğunu öğrendikten sonra diğerlerine sanığı subay koğuşuna kapatalım dediği, ardından P.Er Erkan TONBİLin sanığı tutmak için yöneldiği, sanığın P.Er Erkan TONBİLin yüzüne birkaç kez yumrukla vurduğu, gardiyan olarak görevli mağdura vurmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek, mahkumiyetine hükmedilmişse de;
353 sayılı Kanunun 9uncu maddesinin Askeri Mahkemeler, kanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine ve askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. şeklindeki ve aynı Kanunun 17nci maddesinin Askeri mahkemelerde yargılamayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak, suçun askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması halinde Askeri Mahkemelerin görevi sona erer. şeklindeki hükümleri dikkate alındığında, askeri suç olmayan ve askeri suça bağlı bulunmayan atılı suça ilişkin davada, sanığın 15.7.2003de terhis edilmiş olması nedeniyle Askeri Mahkemede yargılanmasını gerektiren ilgi kesildiğinden, hükmün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden yasaya uygun bulunan üste fiilen taarruz suçuna ait mahkumiyet hükmünün ONANMASINA;
2) Sanığın temyiz sebeplerine atfen ve resen, görevli memura müessir fiil suçuna ait mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, görev yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 25.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy