(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 120, 130, 207)
Firar suçundan sanık P. Er Özkan SEREK hakkında Ege Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 06.03.2006 gün ve 2006/374-55 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından yasal süresinde sebep belirtilmeksizin temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 11 Nisan 2006 tarih ve 2006/2368 sayılı hükmün usul yönünden bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 24.12.2004-18.10.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 62/1nci maddeleri uyarınca neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir
Bu hüküm sanık tarafından, Yeni TCKnın lehine olan hükümlerinden faydalandırılması gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; sanığın 24.12.2004 günü birliğinden izinsiz olarak uzaklaştığı ve 18.10.2005 günü yakalanarak hakkındaki gıyabi tutuklama müzekkeresinin vicahiye çevrildiği, bu suretle sanığın 24.12.2004-18.10.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyet hükmü verilmiş ise de;
353 sayılı Kanunun 120 nci maddesinde, iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında en aşağı bir hafta geçmesi gerektiğini, 130/3 üncü maddesinde de, 120 nci maddede yazılı süreye uyulmamış ise askeri mahkeme kıdemli askeri hakiminin duruşmanın tehir ve talikini istemeye hakkı olduğunu sanığa bildireceğini amirdir.
Cezaevi Müdürlüğünün D.47deki yazısı ile Askeri Mahkemeye gönderilen tebellüğ belgesinde, iddianamenin sanığa 07.12.2005 günü tebliğ edildiği görülmüştür. 12.12.2005 tarihli duruşmada yasal sürenin geçtiğinden bahisle sanığın sorgu ve savunmasının tespit edildiği, iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında Kanunun öngördüğü bir haftalık sürenin geçmemiş olması nedeniyle sanığa bu süreden vazgeçebileceği ya da duruşmanın ertelenmesini isteyebileceğine ilişkin haklarının hatırlatılması gerektiği halde bu hususun yerine getirilmemesi, 353 sayılı Kanunun 207/3-H maddesi anlamında sanık savunmasının kısıtlanması mahiyetinde olduğundan, hükmün öncelikle usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Başkan Hv. Hak. Alb. N. ÖZKAN ile Üye Hak. Alb. Dr. M.A. UZUN; söz konusu usule aykırılığın ancak nispi bozma nedeni olabileceği, sanık tarafından ileri sürülmediği sürece, bozma sebebi olarak kabul edilmeyecek olan bu konunun savunma hakkının özüne ve hükmün esasına etkili olmadığı görüşü ile çoğunluk görüşüne katılmamışlardır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün usul yönünden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, Başkan Hv. Hak. Alb. Necmettin ÖZKAN ve Üye Hak. Alb. Dr. M. Ali UZUNun; karşı görüşleri ve oyçokluğu ile 19.04.2006 tarihinde, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy