(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (1111 S. K. m. 43) (5237 S. K. m. 45, 50) (5083 S. K. m. 2) (6183 S. K. m. 51) (5275 S. K. m. 122) (353 S. K. m. 220, 221)
Bakaya suçundan sanık Ter. P.Er Fatih KAYA hakkında K.T.B.K.Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 26.4.2005 gün ve 2005/246-146 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebepsiz temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 02.01.2006 gün ve 2006/11 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün düzeltilerek onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece sanık hakkında bakaya suçundan dolayı verilen beraet hükmünün Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 18.11.2004 gün ve 2004/1209-1202 sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, sanığın 13.10.2002-8.1.2003 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A (üç ay içinde gelenler cümlesi) TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca 866.775.000.TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca yirmi dört eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına karar verildiği, sanığın hükmü sebep göstermeksizin temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Tebliğnamede hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanık adına çıkarılan celp için çağrı pusulasının sanıkla birlikte aynı ikametgahta ikamet eden babasına 27.9.2002 tarihinde tebliğ edildiği ve 8.10.2002 tarihinde şubeye gelerek sevkini yaptırmasının istendiği, sanığın emsallerinin 7-9.10.2002 tarihleri arasında sevk edildikleri, 1111 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin öngördüğü 15 günlük hazırlık süresi tanındığında, sanığın 13.10.2002 günü sevkinin mümkün olduğu, bu tarihte şubeye başvurarak sevkini sağlatması gereken sanığın bu gereği yerine getirmediği, 8.1.2003 günü kendiliğinden Beyoğlu Askerlik Şubesi Başkanlığına başvurarak sevkini sağlattığı, böylece 13.10.2002-8.1.2003 tarihleri arasında bakaya kalmak suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
Sanık savunmalarında tebligattan habersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, babası ile aynı konutta oturan sanığın babasına yapılan tebligat usulüne uygun bir tebligat niteliğinde olduğundan sanığın, tebligata ilişkin savunması yerinde olmadığı gibi sebepsiz temyizi de yerinde bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle suçun sübutunu kabulde, suç vasfını tayinde, asgari hadden tayin edilen hapis cezasının takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde, usul ve uygulamada kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, hükümden sonra 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 45 inci maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununda mevcut ağır para cezası kaldırılmış olup, yerine adli para cezası getirilmiş bulunmaktadır. Yine 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlükten kaldırılan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi yerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesi ikame edilmiş, 01 Mayıs 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile de adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu düzenlemeler nedeniyle, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2003 yılı için bir gün karşılığı 9.00 YTL. üzerinden hesaplanması suretiyle, sonuç olarak 675. YTL. adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinden, 866.775.000 TL. ağır para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı görülmüş,
Yine 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin taksitlerin ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan hüküm sanığın temyizine atfen, uygulama yönünden bozulmuştur.
Ancak, yukarıda belirtilen bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-j maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden BOZULMASINA;
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca,
Bakaya suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün para cezasına tayinine ilişkin bölümünün 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 9. (Dokuz) Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak ve 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca aylık 24 eşit taksitte ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarının tamamının tahsil edilecek şekilde sonuç olarak (675) ALTIYÜZ YETMİŞBEŞ YENİ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 25.1.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy