(1632 S. K. m. 29, 30, 50, 109, 131) (765 S. K. m. 59, 80) (647 S. K. m. 4, 5)
Müteselsilen astına suç işlemek için emir vermek suçundan sanık Em. Mu. Astsb. Bçvş. Gürsel AYDIN hakkında K.T.B.K. Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 10.8.2005 gün ve 2005/54-422 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık ve müdafii tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 13.4.2006 gün ve 2006/2415 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında astlarına suç işlemek için emir vermek suçundan dolayı verilen ilk mahkumiyet hükmünün Askeri Yargıtay 1 inci D.nin 24.09.2003 gün ve 2003/730-729 sayılı ilamı ile noksan soruşturma yönünden bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Askeri Mahkemece sanık hakkında; astına suç işlemesi için emir vermek suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 109/2, 131/1 (az vahim hal fıkrası), 50, TCKnın 80, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1 ve 5/3 ncü maddeleri uyarınca 700 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, bu para cezasının aylık on eşit taksitle tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının bir defada tahsiline, ASCKnın 30/1-B ve 29/A maddeleri gereğince sanığın TSKden çıkarılmasına karar verilmiştir .
Sanık anılan hükmü, sabıkası olmadığını, asli ve feri cezaların tecil edilmeme gerekçesine katılmadığını, keşfin yokluğunda yapıldığını ileri sürerek;
Sanık müdafii de, asli ve feri cezaların tecil edilmeme gerekçesine katılmadığını, müvekkilinin sabıkasız olmasının erteleme hakkı olduğunu göstereceğini, keşfin yokluklarında yapıldığını, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürerek hükmü temyiz etmişlerdir.
Tebliğnamede hükmün onanması yönünden görüş bildirilmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
Halen emekli olan sanık Emekli Mu.T ekn. Astsb. Gürsel AYDINın 2000 yılı genel atamalarında 39 ncu Mknz. P. Tüm. K.lığı Mu. Tb. Kh. ve Srv. Bl. Mu. Bkm. Ks. Elkt. Güç Kaynağı Makinistliğine atandığı, 2001 yılı Haziran ayında Muhabere 3 ncü Kademe Amiri olarak görevlendirildiği (Dz.60), sanık Mu. Er Muhittin Umut YALÇINın 15.02.2001, Mu. Er Selçuk GÜNDÜZün ise 01.08.2001 tarihinde Muhabere Bakım Kısmı emrine verildikleri, sanık Astsb. Gürsel AYDINın nöbetlerini tabur nöbetçi amiri olarak tuttuğu (Dz.66-73), önce Umut YALÇINa söyleyerek araçların deposundan her defasında bir çanta bidon benzin çektirip kendi sivil aracının bagajına koydurduğu, daha sonra Selçuk GÜNDÜZe de bu hususta emir verdiği ve Umut YALÇIN ile birlikte bu işlemi yapmalarını istediği, en son 22.10.2001 tarihinde, nöbetçi amiri olan sanık Mu. Tek. Kd. Bçvş. Gürsel AYDINın sanık Mu. Er Selçuk GÜNDÜZe iki çanta bidon benzinin doldurulup arabasına sigaraları ile birlikte bırakılmasını istediği, saat 20.00 civarında sanık Mu. Er Selçuk GÜNDÜZ ve sanık Mu. Er Muhittin Umut YALÇINın birlikte garajdaki bir reodan iki çanta bidonu benzinle doldurduktan sonra, sigaraların da olması nedeniyle taşıma işlemine yardımcı olması için Mu. Onb. Zekeriya ŞAHİNi çağırdıkları, bir bidonu Mu. Onb. Zekeriya ŞAHİNin diğer bidonu sanık Mu. Er Selçuk GÜNDÜZün, sigaraları ise sanık Mu. Er Muhittin Umut YALÇINın taşıyarak nizamiyeden çıktıkları ve sanık Astsb. Gürsel AYDINın arabasının bagajına bıraktıkları, Mu. Bl.K.nı olan Mu. Yzb. Murat AYKANATın o sırada nizamiyeden tabura gitmekte iken üç askeri sivil bir araca çanta bidon koyarken görünce sanık Mu. Er Muhittin Umut YALÇINa bidonda ne olduğunu sorduğu, yanık yağ cevabını alınca şüphelenerek sivil aracın bagajındaki bidonları kontrol ettiği ve benzin olduğunu anlayıp askerlerin ifadelerine başvurduğu, erlerin sanık Mu. Tek. Kd. Bçvş. Gürsel AYDINın emri ile reodan benzin çektiklerini, bu işi uzun zamandır yaptıklarını söylemeleri üzerine, Mu.Yzb. Murat AYKANATın o gün tabur nöbetçi amiri olan sanık Gürsel AYDINı çağırdığı, ancak sanık Gürsel AYDINın ben yanık yağı koyun dedim, benzin koymuşlar diye cevap verip sanık Mu. Er Selçuk GÜNDÜZe dönerek sana yanık yağı koy demiştim. Neden benzin koydun? dediği, sanık Mu. Er Selçuk GÜNDÜZün ise sessizce benzin demiştiniz diye yanıt verdiği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemenin gerekçeli kararında ayrıntılı bir şekilde açıkladığı üzere; sanığın Tabur Nöbetçi Amiri olduğu günlerde Mu. Er Selçuk GÜNDÜZ ve Mu. Er Muhittin Umut YALÇINa reo tipi askeri araçların deposundan çanta bidona benzin çekmeleri ve kendi aracının bagajına koymaları yönündeki emir vermesi eyleminin, astına suç işlemesi için emir vermek suçunu oluşturduğu konusunda bir duraksama bulunmadığı görülmektedir.
Sanık ve müdafii kendilerine haber verilmeden keşif yapıldığını ileri sürmekte iseler de, keşif ile yapılan işlemlerin nöbet yerlerinin belirlenmesi, güzergahın ölçülmesi, alanın ağaçlık olup olmadığının tespiti, bu haliyle görülmenin imkan dahilinde olup olmadığının belirlenmesine yönelik olması karşısında, keşfin sadece Ekim 2003de gerçekleştirilmesi eksik soruşturma nedeni olarak görülmemiştir.
Diğer yandan, her duruşma gününün ve bu arada esas hakkındaki mütalaanın verildiği hususunun sanık müdafiine tebliğ edilmesi nedeniyle, müvekkilinin esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapma hakkının kısıtlandığı yönündeki sanık müdafiinin ve sanığın aynı paraleldeki temyiz nedenleri kabule değer bulunmamıştır.
Askeri Mahkeme tarafından haklı ve yerinde gerekçelere dayanılarak kurulan mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf, uygulama maddesi ve fıkrası, temel ve feri cezanın tayini, teselsül hükmünün, kanuni artırım ve takdiri indirimin uygulanması, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi ve ertelenmemesi yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın ve müdafiinin kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 03.05.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy