(1632 S. K. m. 47, 63, Ek m. 8) (765 S. K. m. 2, 30, 59, Ek m. 2) (647 S. K. m. 4, 5) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7, 50, 52, 62) (5252 S. K. m. 5, 9) (5275 S. K. m. 106, Geç. m. 1) (353 S. K. m. 204)
Yoklama kaçağı suçundan hükümlü J.Er Şahin ÖZER hakkındaki J.Gn.K.lığı Askeri Mahkemesinin 01.08.2005 tarih ve 2005/369 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararına Adli Müşavir tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 18.04.2006 tarih ve 2006/2522 sayılı ve itirazın reddi istemini içeren tebliğnamesine bağlı olarak gönderilen evrak üzerinden yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
J.Gn.K.lığı Askeri Mahkemesinin 03.07.2003 tarih ve 2003/905-397 esas ve karar sayılı hükmü ile J.Er Şahin ÖZERin 22.05.1999-30.05.2001 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2nci ve 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca tayin olunan üç ay on gün süreli hapis cezasının beher gün 4.745.520.TLden paraya çevrilerek 474.552.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık 20 eşit taksit hâlinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline karar verilip bu hükmün taraflarca temyiz edilmeyerek 02.09.2003 tarihinde kesinleştiği,Cezanın infazı aşamasında Askeri Savcılığın talebi üzerine J.Gn.K.lığı Askeri Mahkemesinin 15.02.2005 tarih ve 2005/37 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile 5237 sayılı TCKnın yürürlüğe gireceği 01.04.2005 tarihine kadar infazın durdurulmasına karar verildiği,
Askeri Savcılığın 15.06.2005 tarihli lehe kanun hükümleri uygulanarak infazı gereken cezanın belirlenmesine dair talep yazısı üzerine, J.Gn.K.lığı Askeri Mahkemesinin 01.08.2005 tarih ve 2005/369 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesiyle 5083 sayılı Kanunun 2nci maddesine eklenen fıkra gereğince para cezası tayin edilirken 1 YTLnin altında kalan tutarlar dikkate alınmayacağından bu kuralın hükümlü lehine olduğu, keza 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğü belirtilerek, 15.02.2005 tarih ve 2005/37 Müt. sayılı infazın durması kararının kaldırılmasına, hükümlü hakkında ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi ve TCKnın 59/2nci maddesi uyarınca verilmiş olan 2 ay 15 gün hapis cezasının, 647 sayılı Kanunun 4 ve 5237 sayılı TCKnın 50 ve 52, 5252 sayılı Kanunun 5 ve 9uncu maddeleri gereğince beher günü 4.YTL hesabıyla adli para cezasına çevrilerek neticeten 400.YTL. adli para cezasına çevrilmesine, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bu miktar üzerinden infazına, hükümlüden tahsil edilen paranın düzeltilen miktar üzerinden mahsubuna karar verildiği,
Adli Müşavirin bu karara karşı 75 gün karşılığı tayin edilecek olan para cezasının 300.YTL olması gerektiğini belirterek itirazda bulunduğu, tebliğnamede, kesin hükümle 3 ay 10 gün olarak belirlenmiş hapis cezasının beher gün karşılığı 4.YTL üzerinden paraya çevrilmesinin isabetli olduğu,itiraz olunan kararda ceza süresinin 2 ay 15 gün olarak sehven yazılmış olduğu belirtilerek itirazın reddi yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede,
Gerek 01.06.2005 tarihine kadar yürürlükte olan 765 sayılı TCKnın 2/2 ve gerekse 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanunun 9 ve 5237 sayılı TCKnın 7/2nci maddelerinde, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun infaz olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
İnceleme konusu kesinleşmiş hükümle, hükümlünün sabit sayılan yoklama kaçağı eylemi nedeniyle ASCKnın 63/1-A maddesi uyarınca temel ceza olarak hapis cezası verilmiş olup bu madde hâlen yürürlükte olduğundan ve 5237 sayılı TCKnın hükümleri anılan maddede bir değişiklik yapmadığından lehe kanun kuralının uygulanmasını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Yine hükümlü hakkında 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesi uyarınca 1/6 oranında uygulanan takdiri indirimin, 31.03.2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCKnın 62inci maddesinde de indirim için aynı şekilde 1/6 oranının benimsenmesi karşısında, hükmün değiştirilmesini gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Öte yandan, ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddelerine göre cezanın ertelenmesi de yasal olarak mümkün değildir.
Hükümlü hakkında uygulanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlükten kalkan 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesinin, 5237 sayılı TCKnın kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlarla ilgili düzenlemesine göre daha lehe sonuç doğurduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, 27.04.2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2nci maddesinde değişiklik yapan 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesinde, İlgili kanunları gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, Bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz. hükmüne yer verilmesi nedeniyle, sözü edilen bu yasal değişiklik, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 30uncu maddesinde yazılı para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz. kuralını zımnen ilga etmiştir. Dolayısıyla, bin liranın küsuru hesaba katılmaz kuralı, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar hesaba katılmaz hâline dönüşmüştür. Buna göre, 647 sayılı Kanunun 4421 sayılı Kanun ile değişik 4/1inci maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar için cürümlerde beher günün 2-3 Milyon TL. ağır para cezasına çevrilmesinin ve müteakiben bu rakamların her yıl saptanan yeniden değerleme oranında artırılmasının öngörülmüş olduğu nazara alındığında, bu oranlar dikkate alınarak ve her hesaplama aşamasında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar dikkate alınmadan yapılan hesaba göre, cürümlere ilişkin kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına dönüştürülmesinde, 2001 yılı için beher gün karşılığı 4-6 YTL adli para cezası uygulanması gerekmekte ve bu durum inceleme konusu kesin hükümde tayin olunan cezası beher günü 4.745.520.TLden ağır para cezasına çevrilen hükümlü lehine sonuç doğurmaktadır.
Bu nedenle, Mahkemece, takdire bağlı olarak değişim gösterecek bir niteliği bulunmayan bu lehe değişiklikten dolayı duruşma açılmaksızın 5335 sayılı Kanun hükümleri nazara alınarak 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca, yoklama kaçağı suçundan dolayı tayin olunan 3 ay 10 gün süreli hapis cezasının beher günü 4 YTLden para cezasına çevrilmesi suretiyle infaz edilecek cezanın 400.YTL. olarak gösterilmesi ve 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürüldüğünden sonuç para cezasının adli para cezası olarak belirlenmesi isabetlidir. Ancak, Mahkemece, uyarlama hükmü tesis olunurken kesinleşmiş hükümdeki paraya çevrilen hapsin miktarı gösterilmeyip, aksine 2 ay 15 gün süreli hapis cezasından söz edilerek Adli Müşavirin itirazına da vesile olacak şekilde karışıklığa neden olunması hatalı ise de, sonuçta 3 ay 10 gün hapsin karşılığı olan para cezası doğru bir biçimde, hükümde 400.YTL adli para cezası olarak belirlenmiştir. Bu nedenle, infaz edilecek cezanın 300.YTL olması gerektiğine ilişkin itirazda haklılık bulunmamaktadır.
Ancak, uyarlama hükmünde, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesine göre hükümlü yönünden daha aleyhe sonuç doğuracak olan 5237 sayılı TCKnın 52nci maddelerinin uygulandığına dair bir ibareye yer verilerek, ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanuna göre hapse çevrilmesi suretiyle infaz edileceği anlamına gelecek tarzda karar tesisinde isabet bulunmamaktadır. Ayrıca, Mahkemece de uygulanmayan ve uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCKnın 50nci maddesinin uygulandığından söz edilmesi de hatalıdır. Bilindiği gibi, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi 3üncü fıkrasında Mahkeme gerekli gördüğü takdirde, hükmedeceği para cezasının tayin edeceği sürelerde ve belirli taksitlerle ödenmesine de karar verebilir. Ancak taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsili gerektiğini de kararda gösterir. hükmüne yer verilmiş; anılan maddenin 7nci fıkrasında Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içerisinde para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararıyla bir gün üç milyon lira sayılmak üzere hapsedilir. şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunlardaki para cezalarının, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağına ilişkin olan 765 sayılı TCKnın Ek-2nci maddesi ve bu madde hükmünün 647 sayılı Kanunun 5inci maddesindeki miktarlar için de uygulanacağına dair olan Ek-6ncı maddesi uyarınca, 647 sayılı Kanunun 5inci madde 7nci fıkrasında bir gün karşılığı olarak belirlenen 3.000.000.TL tutarının, 2005 yılı itibarıyla 18.YTL olarak belirlenmesi gerekirken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1inci maddesinde, para cezasının ödenmemesi hâlinde 1 gün 100.YTL olarak hesaplanacağı öngörülmüştür. Oysa, 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesinde öngörülen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin yöntemi 5275 sayılı Kanunun 106/3üncü maddesinde belirtilmiş olup, bu maddeye göre ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezası ödenmezse hükümlü Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilecektir. Diğer bir deyişle inceleme konusu 400.YTL adli para cezasının infazı sırasında örneğin tamamının ödenmemesi durumunda, 647 sayılı Kanunun 5 ve 5275 sayılı Kanunun Geçici 1inci maddesi uyarınca bir gün 100.YTL hesabıyla hükümlü 4 gün hapsedilecek; buna karşın 5237 sayılı TCKnın 52/4 ve 5275 sayılı Kanunun 106/3üncü maddelerine göre hapis süresi 100 gün olacaktır.
Görüldüğü gibi, Mahkemenin ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesine göre yapılmasına dair kararında hükümlü aleyhine olması nedeniyle isabet bulunmadığından itirazın kabulüne ve 353 sayılı Kanunun itiraz yerinde görülürse bunu inceleyen merci, aynı zamanda itiraz konusu olan mesele hakkında da kararını verir. şeklindeki 204üncü maddesi hükmü uyarınca infazı yapılacak cezanın aşağıda belirtilen şekilde belirlenmesine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Adli Müşavirin itirazına atfen, J.Gn.K.lığı Askeri Mahkemesinin 01.08.2005 tarih ve 2005/369 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararının KALDIRILMASINA,
J.Gn.K.lığı Askeri Mahkemesinin 03.07.2003 tarih ve 2003/905-397 esas ve karar sayılı kesinleşmiş hükmünde yoklama kaçağı suçu için ASCKnın 63/1-A ve 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddeleri uyarınca belirlenen 3 ay 10 gün hapis cezasının karşılığı olarak tesis olunmuş 474.552.000.TL. ağır para cezasının, 5335 sayılı Kanunun 22nci ve 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 4.YTLden hesaplanmak suretiyle ve 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi gereğince aylık eşit 20 eşit taksit hâlinde ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamı tahsil edilecek şekilde ve para cezasının ödenmemesi hâlinde 647 sayılı Kanunun 5 ve 5275 sayılı Kanunun Geçici 1inci maddesi uyarınca 1 gün 100.YTL olarak hesaplanıp hapse çevrilmek suretiyle 400.YTL adli para cezası olarak İNFAZINA,
Tebliğnameye aykırı olarak, 26.04.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy