(353 S. K. m. 228, 252)
Firar ve iki ayrı izin tecavüzü suçundan içtimaen yirmi bir ay hapis cezasına hükümlü Ter.J.Er Mesut TEKER hakkında J.Genel K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 19.12.2005 tarih ve 2003/500 Müt. sayılı cezaların toplanmasına ilişkin Duruşmasız İşlere Ait Karara hükümlü tarafından itiraz edilmesi ve hakkındaki yargılamanın yenilenmesini istemesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 18.04.2006 tarih ve 2006/2523 sayılı tebliğnamesi ekinde yargılamanın yenilenmesi istemi ile itirazın reddi gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyaları incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü Mesut TEKERin:
1) 15.05.2002-14.07.2002 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 01.11.2002 tarih ve 2002/1316-717 sayılı hükmü, As. Yargıtay 4 ncü Dairesinin 18.03.2003 tarih ve 282-277 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
2) 10.08.2002-21.08.2002 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 01.11.2002 tarih ve 2002/1315-715 sayılı hükmü, As. Yargıtay 4 ncü Dairesinin 18.03.2003 tarih ve 283-278 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
3) 14.10.2002-21.10.2002 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 07.03.2003 tarih ve 2003/482-72 sayılı hükmü, As.Yargıtay 1 nci Dairesinin 15.10.2003 tarih ve 782-844 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Askeri Mahkemenin 19.12.2005 tarih ve 2003/500 Müt. sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararı ile; yukarıda yazılı hükümler 353 sayılı Kanunun 252 nci maddesi gereğince toplanarak hükümlünün içtimaen ve neticeten yirmi bir ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Hükümlünün 28.12.2005 tarihli dilekçesi ile;hakkındaki cezaların ayrı ayrı infaz edilmesini isteyerek içtima kararına itiraz ettiği, ayrıca 13.02.2006 tarihli dilekçesi ile de; hakkındaki infazın durdurulmasını, izin belgesindeki imzanın kendisine ait olmadığını,baskı altında ifade verdiğini, şahit sunabilmesine imkan tanınmasını, iyi halinin gözönüne alınması gerektiğini belirterek hakkındaki yargılamanın yenilenmesini istediği anlaşılmaktadır.
İnfazda kolaylık sağlanması amacı ile hükümlü hakkındaki kesinleşmiş cezaların 353 sayılı Kanunun 252 nci maddesi gereğince yazılı olduğu şekilde toplanmasına karar verilmiş olmasında, herhangi bir aykırılık görülmediği gibi hükümlü aleyhine bir durum da yaratılmamıştır.
Olağanüstü bir kanun yolu olarak kabul edilen ve kesin hükmün dokunulmazlığı kuralının istisnalarından olan hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesinin sebepleri, 353 sayılı Kanunun 228 inci maddesinde beş ayrı bent hâlinde tek tek gösterilmiş, aynı Kanunun 234 üncü maddesinde ise; bu istemin kanuni sebepleri ile sübut delillerinin, yargılamanın yenilenmesi isteminde yer alması gerektiği açıklanmıştır.
Hükümlü tarafından ileri sürülen hususlar, yeni delil ve yeni vakıa niteliğinde olmadığı gibi daha önceki temyiz aşamalarında da incelenip değerlendirildiği, hükümlünün beraetini veya daha az ceza ile hükümlülüğünü gerektirecek nitelik ve önemde olmadığı anlaşılmakla, yasanın aradığı koşulların gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine ulaşılarak, kabule değer nitelikte bulunmayan hükümlü hakkındaki yargılamanın yenilenmesi istemi ile kesinleşmiş cezaların toplanmasına ilişkin Duruşmasız İşlere Ait Karara yapılan itirazın, ayrı ayrı reddine karar verilmiştir
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün, hakkındaki cezaların toplanmasına ilişkin J. Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 19.12.2005 tarih ve 2003/500 Müt. sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararına karşı yaptığı itirazın, 353 sayılı Kanunun 202 ve 204 ncü maddeleri gereğince; yargılamanın yenilenmesi isteminin ise kabule değer olmaması noktasından 353 sayılı Kanunun 236/1 inci Maddesi gereğince;ayrı ayrı REDDİNE,
26.04.2006 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy