(1632 S. K. m. 117) (765 S. K. m. 29, 46, 47, 59) (647 S. K. m. 4, 6) (5237 S. K. m. 32, 61) (353 S. K. m. 50)
Asta müessir fiil suçundan sanık Mly.Alb.(suç tarihlerinde Yb.) Serhat ATINÇ hakkında Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü ile Üstü tehdit suçundan sanık Hv.İsth.Yzb.(suç tarihlerinde Ütğm.) Tamer KORAY hakkında verilen beraate dair hükmün; Askeri Savcı (sanık Hv.İsth.Yzb.Tamer KORAYın aleyhine olarak) ve sanık Serhat ATINÇ müdafii tarafından süresinde sebep gösterilerek ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının sanık Serhat ATINÇ müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle mahkûmiyet hükmünün onanması, sanık Tamer KORAY hakkındaki beraat hükmünün askeri savcının temyizine atfen sübut yönünden bozulması görüşünü içeren 06.04.2006 gün ve 2006/2218 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Askeri Mahkemece;
1. Sanık Mly.Alb.Serhat ATINÇın 12.07.2004 tarihinde asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 117/1 (teşdiden), 765 sayılı TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4ncü maddeleri gereğince sonuç olarak 825.00 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine yönelik talebin takdiren reddine,
2. Sanık Hv.İsth.Yzb. Tamer KORAY hakkında üste fiilen taarruz suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından, üstü tehdit etmek suçunun da yeterli delil bulunmaması ve manevi unsur yönünden oluşmadığı kabul edilerek sanığın her iki suçtan ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir.
Sanık Alb. Serhat ATINÇ hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü, sanık müdafii tarafından özetle; sanığın müsnet suçu işlemediği, tahrik hükümlerinin uygulanması talebi hakkında bir karar verilmediği, cezanın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu nedenleriyle;
Sanık Yzb. Tamer KORAY hakkında üstü tehdit etmek suçundan kurulan beraat hükmü ise askeri savcı tarafından özetle; suçun sübuta erdiği belirtilerek;
Süresi içinde ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Sanık Yzb.Tamer KORAY hakkında üste fiilen taarruz suçundan verilen beraat hükmü taraflarca temyiz edilmediğinden inceleme dışında tutulmuştur.
Dosya kapsamından; sanık Mly.Yb.Serhat ATINÇın Mly.Şb.Müdürü, sanık Hv.İsth.Ütğm. Tamer KORAYın da İsth.ve İKK.Şb.Müdürü olarak GATA Komutanlığında görevli iken bazı olaylar nedeniyle aralarında husumet oluştuğu, her iki sanığın da birbirlerini birkaç defa ilk amirleri olan GATA Kurmay Başkanı Kur.Alb.Himmet YONARa şikâyet ettikleri, Kur.Bşk.Himmet YONARın her ikisini de ikaz ettiği, ancak haklarında herhangi bir yasal işlem yapmadığı, Hv.İsth.Kd.Ütğm.Tamer KORAYın 12.07.2004 tarihinde habercisi Er Mesut BALCI ile poliklinikler bölgesinde tesettürlü ve türbanlı bayanlar olup olmadığını kontrol ederken, olay yerinden geçen Yb.Serhatın kendisine niye selam vermediğini sorduğu, sanık Tamerin görmediğini söylemesi üzerine tartışmaya başladıkları, her ikisinin de Kurmay Başkanına gitmeyi teklif etmesi üzerine, Yb.Serhatın Ütğm.Tameri kolundan tutarak Kurmay Başkanı odasına doğru yürüdükleri, yol boyunca sanık Yb.Serhatın diğer sanığa hitaben senin ağzına s...ım, ahlaksızsın, ahlaksız şeklinde hakaretamiz sözler söylediği, tartışarak önce Kurmay Başkanı sekreterinin odasına, oradan Kurmay Başkanının odasına girdikleri, içeride Kurmay Başkanı Alb.Himmet YONAR ile sivil memur tanık Ahmet ŞİMŞEKin bulunduğu ortamda birbirlerini Kurmay Başkanına şikâyet ettikleri, yüksek sesle bağırıp çağırarak birbirlerini yalancılıkla itham ettikleri, birbirlerine hakaret ettikleri ve tartışma sırasında Yb.Serhatın Ütğm.Tamere bir iki yumruk sallandığı, yumruklardan birinin Ütğm.in omuzuna geldiği, Alb.Himmet YONARın araya girerek sanıkları ayırdığı, bu arada Ütğm.Tamerin de diğer sanığa seni parçalarım, seni öldürürüm, komutanım bu adamın ölümü elimden olacak şeklinde sözler söylediği, böylece sanık Mly.Yb.Serhat ATINÇın asta müessir fiil, sanık İsth.Ütğm.Tamer KORAYın da üste fiilen taarruza teşebbüs ve üstü tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda;
Askeri Mahkemece, sanıklardan Alb. Serhat ATINÇın, diğer sanığın omuzuna yumrukla vurmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek bu sanığın mahkûmiyetine,
Sanık Yzb. Tamer KORAYın ise diğer sanıkla beraber Kurmay Başkanının makam odasında bulundukları sırada diğer sanığa yönelik olarak bu adamın ölümü benim elimden olacak şeklindeki sözleri söylediğinin şüpheli kaldığı ve bu sözleri duyduğunu beyan eden tanıkların, sanığın bu sözleri diğer sanığın yüzüne karşı sarf ettiğini belirtmemiş olmaları gerekçesiyle sanığın suç kastının bulunmadığı kabul edilerek beraatine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
1. Sanık Mly.Alb.Serhat ATINÇ yönünden yapılan incelemede:
Askeri Mahkemece, Kurmay Başkanının odasında meydana gelen olay nedeniyle; görgü tanıkları Alb.Himmet YONAR ve Svl.Me.Ahmet ŞİMŞEKin yeminli anlatımlarına dayanılarak, makam odasında sanıkların karşılıklı olarak birbirlerini suçladığı sırada, sanıklardan Alb. Serhat ATINÇın, diğer sanık Yzb. Tamer KORAYa bir yumruk savurduğu ve bu yumruğun, Yzb.Tamer KORAYın omuzuna isabet ettiği kabul edilerek, sanık Alb. Serhat ATINÇın suçunun sübuta erdiğinin kabulünde bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık bulunmadığından, sanık müdafiinin sübuta yönelik temyiz sebebi kabule değer görülmemiştir.
Ancak; gerek mülga 765 sayılı TCK'nın 29ncu maddesinde, gerekse 5237 sayılı TCK'nın 61nci maddesinde; hâkimin iki sınır arasında temel cezayı belirlerken hangi kriterleri gözönünde bulunduracağı belirtilmiştir. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi hâkimin takdirinde olmakla birlikte, bu takdir hakkının fail ve fiille ilgili olarak kanunda belirtilen ölçüler içerisinde ve denetime imkan verecek biçimde kullanılması gerekmektedir.
Somut olayda, sanık hakkında temel ceza belirlenirken, kısa kararda ... suçu işlerken bu suçun mağduru durumunda olan Hv.İsth.Yzb.Tamer KORAYı görev yerinden kolundan tutarak Kurmay Başkanının odasına götürürken belli bir süre astlarının gözü önünde çekmesi, sanık Mly.Alb. Serhat ATINÇın kanun koyucunun askeri disiplini sağlamak için üstelere sağladığı hukuki imkanları kullanarak mağdurun kendisine karşı suç işlemesini sağlamak saikiyle hareket etmesi ve Kurmay Başkanının odasında aşağılayıcı ifadeler kullanması dikkate alınarak.. şeklinde belirtilen teşdit gerekçesi; sonradan yazılan gerekçeli hükümde ..sanığın Hv.İsth.Kd.Ütğm.Tamer KORAYı cezalandırmak ve kendisine karşı üst'e fiilen taarruz veya üst'e hakaret veya üstü tehdit suçlarını işlemesini tahrik amacıyla asta müessir fiil suçunu işlediği anlaşıldığından, .... hükmedilecek cezanın paraya çevrileceğini ve erteleneceğini bilerek.... suçunu işlediği anlaşıldığından şeklinde belirtilmek suretiyle teşdiden ceza verilmesinin gerekçesi olarak belirtilmiştir.
Teşdit gerekçesi olarak belirtilen bu gerekçelerin, bir kısmının olaydan önce gerçekleşen ve asta müessir fiil suçu ile ilgili olmayan sanık davranışlarına, bir kısmının da sanığın ceza kanunları ile yaptırıma bağlanan ve bir başka suçu oluşturması nedeniyle Askeri Savcılık tarafından suç duyurusunda bulunulmasına neden olan (Dz.33) davranışlarına ait olması; keza sanığın, nasıl tespit edildiği belirtilmeyen kendisine karşı belirli suçları işlenmesini sağlamak saikine dayanılarak ve sanki mahkeme kararının önceden sanık tarafından bilindiğini ve ona dayanarak suç işlediğini belirten bir gerekçe ile teşdiden ceza tayini kanuna uygun bulunmamıştır.
Öte yandan, sanık Serhat ATINÇ hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü kanunda yazılı asgari had üzerinden ve lehine olan hükümler de uygulanmak suretiyle adli para cezasına çevrilmiştir. Bununla birlikte gerekçeli hüküm incelendiğinde, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün adli para cezasına çevrilmesi için hiçbir gerekçe gösterilmediği, aksine üye hâkimin hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine dair muhalefet gerekçesinin bulunduğu görülmüştür. Mahkûmiyet hükmünün bu yönüyle de 353 sayılı Kanunun 50nci maddesinde belirtilen, Askeri Mahkemelerce verilen her türlü kararların gerekçeli olarak yazılacağı hükmüne aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca; Mly.Alb.Serhat ATINÇın suç işlerken yasaların askeri disiplini sağlamak için üstlere sağladığı imkanları suiistimal ederek özellikle kendisi hakkında verilecek cezanın paraya çevrileceği ve erteleneceği düşüncesi ve bilgisi dahilinde rahat bir şekilde hareket etmesi, üstü olan Kur.Alb.Himmet YONARın araya girmesine rağmen onun bulunduğu ortamda mağdur Hv.İsth.Yzb.Tamer KORAYa yumruk vurması nedeniyle, sanığın suç işlerken rahat bir şekilde hareket etmesi.... şeklindeki bir kısmı teşdiden ceza tayininde de belirtilen gerekçenin, cezanın ertelenmemesi için yasal ve yeterli olmadığı, cezanın ertelenmesi veya ertelenmemesi için kanunun belirttiği şekilde; sanığın olay öncesi ve sonrası davranışları gözönünde bulundurularak ve gelecekteki yaşamı öngörülerek, sanığın suç işleme hususundaki eğiliminin değerlendirilmesi ve bu gözlem ve dosyada mevcut belgelere dayalı olarak gerekçelendirme yapılması gerekirken; 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin uygulanması talebinin reddine karar verilirken gösterilen gerekçenin de isabetli olmadığı anlaşılmıştır.
Belirtilen nedenlerle sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün; teşdit gerekçesinin yerinde olmaması, adli para cezasına çevirmenin gerekçesiz olması, ertelememe gerekçesinin kanuna uygun olmaması nedeniyle sanık müdafiinin temyizine atfen bozulmasına karar verilmiştir.
2. Sanık İsth.Yzb.Tamer KORAY yönünden yapılan incelemede:
Sanık Yzb. Tamer KORAYın, diğer sanıkla beraber Kurmay Başkanının makam odasında bulundukları sırada diğer sanığa yönelik olarak seni parçalarım, seni öldürürüm, komutanım bu adamın ölümü elimden olacak demek suretiyle üstü tehdit etmek suçunu işlediği iddiasıyla açılan davanın yargılaması sonucunda, sanığın bu sözleri söylediğinin şüpheli kaldığı ve bu sözleri duyduğunu beyan eden tanıkların, sanığın bu sözleri diğer sanığın yüzüne karşı sarf ettiğini belirtmemiş olmaları gerekçesiyle sanığın suç kastının bulunmadığı kabul edilerek berat kararı verilmiş ise de;
Olay tanıklarından, Svl.Me.Arife GÜRBÜZ huzurda tespbit edilen yeminli ifadesinde sanık Tamerin Seni öldürürüm, sen benim anneme küfür edemezsin..., ölümü elimden olacak komutanım ya şeklinde sözleri söylediğini duyduğunu (Dz.84),
Er Yaşar Özden KONRAT da huzurda tesbit edilen yeminli ifadesinde, sanığın koridorda Bu adamın ölümü elimden olacak şeklinde söz sarf ettiğini (Dz.88) açıkça beyan etmektedirler.
Oda içerisinde bulunan görgü tanığı Svl Me. Ahmet ŞİMŞEK yeminli ifadesinde ..Tamer KORAYı sekreter odasına çıkardıklarında bağırmaya başladı, ...seni parçalarım sözünü söyledi şeklinde beyanda bulunmakta (Dz.82),
Kurmay Başkanı Alb. Himmet YONAR ise yeminli ifadesinde, sanığın bu sözü sarf ettiğini duymadığını ancak sanığın, Alb. Serhat ATINÇa hitaben ben sana gösteririm şeklinde bir söz söylediğini beyan etmektedir (Dz.79).
Görüldüğü gibi tanıklar Arife, Yaşar Özden ve Ahmet iddianamede tehdit olarak belirtilen sözlerin sanık Tamer tarafından söylendiğini birbirlerini tamamlayan ifadelerle doğrulamaktadırlar. Olayın geçtiği odada bulunan iki görgü tanığından biri olan Alb. Himmet de iddianamede yazılı olmasa bile sanık Tamerin tehdit içeren ben sana gösteririm sözünü söylediğini belirterek diğer tanık ifadelerini destekler şekilde beyanda bulunmaktadır.
Bu tanıkların, sanık Yzb. Tamer KORAY aleyhine veya sanık Alb. Serhat ATINÇ lehine yanlı ifade verdiklerine dair herhangi bir şüphe bulunmadığı ve tanık ifadelerine göre; sanık Yzb. Tamer KORAYın, üstü durumundaki diğer sanığa karşı, kapıldığı haksız tahrikin etkisi ile iddianamede belirtilen ve her birisi tehdit içeren seni parçalarım, seni öldürürüm, bu adamın ölümü elimden olacak şeklindeki sözleriyle üstü tehdit etmek suçunu işlediği sübuta ermiş iken, tanıklar Alb.Himmet ve Svl. Me. Ahmetin beyanları dikkate alınmadan tanıklar Arife ve Yaşar Özdenin yeminli ifadelerinin de aksi değerlendirmeler ile sanığın beraatine hükmedilmesi isabetsiz ve kanuna aykırı görüldüğünden beraat hükmünün sübut yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Diğer yandan, bu sanığın duruşma sırasında yaptırılan ruhsal muayenesi sonucunda sanığın cezai ehliyetinin mülga 765 sayılı TCK'nın 47nci maddesi kapsamında olduğu tespit edilmiş ise de; duruşma sırasında yapılan kısa bir muayene ile cezai ehliyetinin bu şekilde tespiti yeterli görülmemiştir. Ayrıca 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 32nci maddesi ile cezai ehliyet mülga 765 sayılı TCK'nın 46 ve 47 nci maddelerinden farklı şekilde tespit edilmiştir. Bu nedenle, sübuta yönelik bozma nedeni de dikkate alınarak, sanığın cezai ehliyetinin tesbiti amacıyla usûlüne uygun olarak adli gözlem altına alınmak ve durumunun 5237 sayılı TCK'nın 32nci maddesi çerçevesinde ele alınmak suretiyle yeniden tespit edilmesi gerektiğinden beraat hükmünün noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Sanık Mly. Alb. Serhat ATINÇ müdafiinin temyizine atfen ve resen usûl (gerekçesizlik) ve uygulama yönünden yasaya aykırı görülen asta müessir fiil suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, 353 sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi gereğince BOZULMASINA;
2. Askeri savcının temyizine atfen ve resen sübut ve noksan soruşturma yönlerinden yasaya aykırı görülen Hv.İsth.Yzb. Tamer KORAY hakkında üstü tehdit etmek suçundan kurulan beraat hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi gereğince BOZULMASINA;
Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, 09.05.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy