(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 30, 59, 72, Ek m. 6) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (1111 S. K. m. 2, 24, 25, 75, 81) (5083 S. K. m. 2) (5335 S. K. m. 22) (353 S. K. m. 220) (5275 S. K. m. 122) (5252 S. K. m. 5)
Yoklama kaçağı ve geç iltihak suretiyle bakaya suçlarından sanık terhisli J.Er Ramazan KARADAĞ hakkındaki 2nci Hava Kuvvet K.lığı Askerî Mahkemesinin 28.04.2005 tarih ve 2005/600-89 sayılı mahkûmiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askerî Yargıtay Başsavcılığının 02.01.2006 tarih ve 2006/24 sayılı ve düzelterek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda; gereği düşünüldü:
Askerî Mahkemece; sanığın, 28.08.2001-21.11.2003 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2nci ve 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca 1.155.YTL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına; 04.12.2003-08.12.2003 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-B maddesi, TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4/2nci maddesi uyarınca 288,75.YTL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, TCKnın 72nci maddesi uyarınca toplanarak elde edilen 1443,75.YTL. ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık 15 eşit taksit hâlinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirtilen oranın yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiş olup bu hükümler sanık tarafından araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu, para cezasını ödemeye maddi gücünün yetmeyeceği belirtilerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede, 1981 doğumlu olan sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 11.07.2000 tarihinde amcası Zeki KARADAĞa tebliğ edildiği ve 17.07.2000 tarihinde son yoklamasını yaptırmak üzere Sarıkamış Askerlik Şubesinde bulunmasının istenildiği, son yoklamasını yaptırmayan ve emsalleri Ağustos 2001 celbinde 21.08.2001-27.08.2001 tarihleri arasında sevk edilen sanığın yoklama kaçağı olarak aranırken 21.11.2003 günü Kayseri Kocasinan Askerlik Şubesine başvurarak eylemine son verdiği ve aynı gün son yoklamasının yapıldığı, askerlik şubesince 02.12.2003 tarihinde 1 gün yol süresi verilerek Safranbolu 125inci J.Er Eğt. Alayına sevk edildiğinde en geç 03.12.2003 günü sonuna kadar katılması gerekirken 08.12.2003 günü gecikerek katıldığı, maddî vakıadır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 75inci maddesi uyarınca, askerlik çağına giren yükümlülerin şube mıntıkasından 15 günden fazla uzaklaşmaları durumunda bulundukları adresi bildirme yükümlülüğü bulunmakta ve bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kişilerin bilinen adreslerinde akrabalarına yapılan tebligatların geçerli olacağı aynı yasanın 24 ve 25inci maddelerinde belirtilmektedir. Sanığın askerlik şubesine adres bildirmemesi nedeniyle kendisine nüfusta kayıtlı olduğu köy adresi itibariyle çağrı çıkarılmış olup akrabasına yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 81inci maddesine göre askerlik çağına girdikten sonra yaşlarını değiştirenlerin yaşlarında yapılan değişikliğin askerliklerine tesiri yoktur. Anılan Kanunun 2nci maddesinde, askerlik çağının her erkeğin 20 yaşına girdiği senenin Ocak ayının birinci günü başlayacağı belirtilmiştir. Bu durumda nüfus kayıtlarına göre 01.08.1981 doğumlu olan sanığın askerlik çağı 01.01.2000 tarihinde başlayacağından, bu tarihten sonra yapılan yaş değiştirmelerin askere celp ve sevkini etkilemesi olası değildir. Bu nedenle, Mahkemece, 16.02.2001 tarihinde kesinleşen hükümle yaşını 01.02.1983 olarak değiştiren ve bu durumu zamanında sevk yaptırmamasının nedeni olarak ileri süren sanığın bu savunmasına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Keza annesinin 12.11.2003 tarihinde vefat etmesini eğitim birliğine geç katılması eyleminde mazeret olarak ileri süren sanığın bu savunmasının, matem süresi için yeterli hazırlık süresi tanınmış olması gerekçesiyle Mahkemece reddedilmesi isabetlidir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın 28.08.2001-21.11.2003 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu ve 04.12.2003-08.12.2003 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup, Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle her iki suçun sübutunu kabulde, suç vasıflarını tayinde, asgari hadden tayin edilen temel cezaların kabul edilen takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 27.04.2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2nci maddesinde değişiklik yapan 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesinde, İlgili kanunları gereğince uygulanacak adlî ve idarî para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, Bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz. hükmüne yer verilmesi nedeniyle, sözü edilen bu yasal değişiklik, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 30uncu maddesinde yazılı para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz. kuralını zımnen ilga etmiştir. Dolayısıyla, bin liranın küsuru hesaba katılmaz kuralı, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar hesaba katılmaz hâline dönüşmüştür. Bu durumda, para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların nazara alınmayacağına ilişkin kuralın, 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesinde bir gün hürriyeti bağlayıcı cezaya karşılık tutulan para cezası miktarının her takvim yılı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 4421 sayılı Kanunla eklenen Ek 6ncı maddesi uyarınca yeniden belirlenmesi sırasında da nazara alınması, yani bir hesaba başvurulması zorunlu olan her aşamada, gerek hesaplama sonucu bulunan gerekse üzerinden hesaplama yapılacak olan her miktar yönünden bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların hesaba katılmaması gerekmektedir. Buna göre, 647 sayılı Kanunun 4421 sayılı Kanun ile değişik 4/1inci maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar için 2003 yılında işlenen suçlarda beher gün karşılığı 9-14 YTL adlî para cezası uygulanması gerekmekte ve bu durum somut olayda tayin olunan hapis cezası beher günü 11,55.YTL.den ağır para cezasına çevrilen sanık lehine sonuç doğurmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, tayin olunan 3 ay 10 gün ve 25 gün süreli hapis cezalarının 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca beher günü 9 YTLden adlî para cezasına çevrilmesi gerekirken, bu yapılmayarak beher gün 11,55.YTLden para cezasına çevrilmesi kanuna aykırı olup hükümlerin bu aykırılık nedeniyle bozulması gerekmiş; bu bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J madde ve fıkrası gereğince hükümlerin para cezasına ilişkin satırlarının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122nci maddesiyle yürürlükten kalkmış olduğundan hükümdeki gecikme zammı uygulanmasına ibaresinin de hüküm fıkrasından çıkarılması ve 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adlî para cezasına dönüştürüldüğünden bu durumun hükme yansıtılması gerekmektedir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin adlî para cezasının belirlenmesinde yapılan hata yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Ancak; bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, hükümden gecikme zammı uygulanmasına dair ibarenin çıkarılması suretiyle;
Yoklama kaçağı suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün para cezasının tayinine ilişkin satırının, 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 9.YTLden hesaplanmak suretiyle ve 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi gereğince aylık 15 eşit taksit hâlinde ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamı tahsil edilecek şekilde 900. YTL. adlî para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde,
Geç iltihak suretiyle bakaya suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün para cezasının tayinine ilişkin satırının, 647 sayılı Kanunun 4/2inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 9.YTLden hesaplanmak suretiyle ve 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi gereğince aylık 15 eşit taksit hâlinde ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamı tahsil edilecek şekilde 225. YTL. adlî para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 25.01.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy