(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 17)
Firar suçundan sanık P. Er İzzet GÜNAYDIN hakkındaki 9uncu Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 26.12.2005 tarih ve 2005/819-646 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 21.04.2006 tarih ve 2006/2569 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece; sanığın, 22.08.2004-09.06.2005 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği sabit görülerek ASCKnın 66/1-a ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddeleri uygulanıp sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Bu hükmün sanık tarafından hakkında düzenlenen adli gözlem raporuna itiraz ettiği, yeniden gözlem altına alınması gerektiği belirtilerek temyiz edildiği; tebliğnamede sanığın hastaneye fiilen sevk edildiği tarihin belirlenmesi ve adli gözlem sırasında değerlendirilmeyen sivil suçlara ilişkin cezalar nedeniyle yeniden adli gözlem altına aldırılması gerektiği belirtilerek mahkûmiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; sanığın Erzurum/Pasinler 7nci Mknz.P.Tug. 3üncü Mknz.P.Tb. 9uncu Mknz. P.Bölüğünde askerlik hizmetini yaparken psikiyatri muayenesi için gönderildiği Erzurum 600 Yataklı Mareşal Çakmak Asker Hastanesine 19.08.2004 günü başvurup psikiyatri uzmanının istirahatli olması nedeniyle hakkında GATA Ankara Psikiyatri Polikliniğine sevk kararı verildiği(Dz.18), GATAya muayeneye gitmeyerek memleketine giden sanığın firar halindeyken 09.06.2005 günü 03.20de Kahta İlçesinde 205 promil alkollü olarak ve elindeki bıçakla vücuduna zarar vererek ele geçmesine karşı koyacak tarzda polis tarafından yakalandığı,anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 2 gün yol süresi sonunda GATAya başvurmayan sanığın suç tarihi 22.08.2004 tarihi olarak belirlenip, yargılamada gerçekleştirilen adli gözlem sonucu çıkarıldığı Sağlık Kurulunca askerliğe elverişli olduğuna karar verilmesi nazara alınarak yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmiş ise de;
Mahkemece kabul edilenin aksine, sanığın 19.08.2004 günü muayene sonrası Birliğine uğramadan firar ettiği konusu belirsiz olup, sanığın yerli askerlik şubesine gönderilmiş olan Dz. 88deki firar bildirim yazısında adı geçenin 24.08.2004 günü GATAya sevk edildiği ve dönmediği bildirilmektedir. Sanığın firar eyleminin hangi tarihte başladığının kesin olarak belirlenmesi için yargılama sırasında lağv olduğu anlaşılan Birliğinin kazan defteri vb. belgelerinin teminiyle gerçek durumun saptanması ve belirtilen araştırma sonuç vermediği takdirde askerlik şubesine gönderilen kayıt esas alınarak 24.08.2004 tarihinde sevk edildiğinin kabulüyle buna göre suç başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, sanığın Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesinde tutulduğu adli gözlem sonucu antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konarak ceza ehliyetinin tam olduğu belirlenmiş ve aynı Hastane Sağlık Kurulunun 14.11.2005 tarih ve 1864 sayılı raporuyla durumu TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 17/A/f1 maddesi kapsamında görülerek suç tarihlerinde ve gözlem tarihinde askerliğe elverişli olduğu saptanmış ise de,
TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin eki Hastalık ve Arızalar Listesinin 17nci maddesi B diliminin 1inci fıkrasında, en az biri askeri mahkeme tarafından verilmiş olmak şartıyla en az üç antisosyal eylemden dolayı almış oldukları hapis cezalarının infazına rağmen davranış bozuklukları devam eden ve askerlikle uyumları bozulanların bu durumun askerliğe elverişsizlik hâli sayıldığı belirtilmektedir. Firar ve izin tecavüzü fiilleri, askerliğe elverişli kişiler tarafından işlenebilen sırf askeri suç niteliğindeki suçlardan olduğundan, suç tarihinden önce askerliğe elverişsizlik durumunun belirlenmesi hâlinde eylemlerin işlenemez suç niteliğine gireceği kuşkusuzdur.
Sanığın 21.05.2001 tarihinde askerlik hizmetine başladığı, 30.11.2001- 20.07.2002 tarihleri arasında izin tecavüzü suçu işleyip 9uncu Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 14.10.2002 tarih ve 2002/879-526 sayılı hükmü ile 10 ay hapis cezası ile cezalandırılıp bu hükmün kesinleşmesini müteakip cezasını 20.07.2002-12.08.2002 tarihleri arasında nezarette ve 12.08.2002- 17.11.2002 tarihleri arasında tutuklu ve hükümlü olarak çektiği, yine 08.12.2002-26.02.2003 tarihleri arasında mükerrer izin tecavüzü suçunu işleyip 9uncu Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 13.12.2004 tarih ve 2004/731-716 sayılı hükmü ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu hükmün 02.04.2005 tarihinde kesinleştiği, bu suç nedeniyle yakalandığı 26.02.2003 tarihinden itibaren sivil suçu nedeniyle tesis olunmuş cezasının infazı nedeniyle 31.12.2003 tarihine kadar sivil cezaevinde kalan sanığın tahliyesinde serbest bırakılmayarak nezaret altında tutulup yüklenen suç nedeniyle 02.08.2004 tarihine kadar askeri cezaevinde tutuklu kaldığı, tahliyesinde Birliğine teslim edilen sanığın 08.08.2004 tarihinde gönderildiği çarşı izninden dönmeyip 13.08.2004 günü kendiliğinden katılarak kısa süreli kaçma suçunu işlediği, 19.08.2004 tarihinde Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesine sevki ile başlayan inceleme konusu firar eyleminden dolayı 09.06.2005 tarihinde yakalanmasını ve hakkındaki gıyabi tutuklama müzekkeresinin vicahiye çevrilmesini müteakip Kahta Kapalı Cezaevinde Gebze 1inci As. Ceza Mahkemesinin 25.02.2003 tarih ve 2001/473 esas, 2003/53 karar sayılı kesinleşmiş hükmüyle verilmiş 3 ay 60 gün hapis cezasının infazının yapılarak 11.08.2005 tarihinde şarla salıverildiğinde hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infazına başlanıp askeri cezaevine nakledildiği, 20.09.2005 tarihinden itibaren mükerrer izin tecavüzü suçunun cezasının infazına başlanan sanık hakkında ayrıca deneme döneminde işlediği mükerrer izin tecavüzü suçu nedeniyle hakkındaki ilk izin tecavüzü suçuna ilişkin şartla salıverilme kararı geri alınarak 08.12.2002-16.05.2003 tarihleri arasındaki 159 günlük cezanın aynen çektirilmesine karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Adli sicil sabıka kaydına göre sanığın, ağır para cezası ile cezalandırılan suçları dışında, Gebze 3üncü As. Ceza Mahkemesince hırsızlık suçundan verilmiş 5 ay 16 gün hapis (Suç T. 25.02.2001, Kesinleşme T. 14.06.2005), Fatih 4üncü As. Ceza Mahkemesince hırsızlık suçundan verilmiş 2 yıl 1 ay hapis (Suç T. 26.02.2003, Kesinleşme T. 03.06.2003), Gebze 1inci As. Ceza Mahkemesince iftira suçundan verilmiş 5 ay 16 gün hapis (Suç T. 25.12.2001, Kesinleşme T. 22.06.2004) cezalarının bulunduğu; 11.03.2004 tarihinde işlediği askeri cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan dolayı hakkında 9uncu Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 10.05.2005 tarih ve 2005/110-135 sayılı hükmü ile Erzurum As. Ceza Mahkemesinde yargılanmak üzere görevsizlik kararı verildiği, anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olmasına karşın, sanığın adli sicil kaydında geçen ve bir kısmı askere geldikten sonra işlediği suçlara ait adliye mahkemelerince verilmiş cezalarına ilişkin hüküm ve infaz evrakları ile ayaklanma suçuna ilişkin görevsizlik kararı sonucu tesis olunan hüküm evrakları araştırılıp dava dosyası içine konmadan sanığın adli gözlem altına aldırıldığı ve psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen adli raporda da bu hususun sivil yaşamında işlediği suçlarla ilgili olarak dava dosyasında gerekçeli hüküm bulunmadığı şeklinde belirtildiği görülmektedir.
Açıklandığı üzere, acemi eğitimini bitirdikten sonra 05.08.2001 günü verilen 10 gün dağıtım izni sonrası katıldığı kıtasında askerlikten sayılacak şekilde çok az hizmet yapan, bir kez kısa süreli kaçma ve iki kez izin tecavüzü suçu işleyip askeri mahkeme tarafından cezalandırılarak cezalarının bir kısmının infazının ardından dava konusu bu suçu işleyen ve adli sicil kayıtlarında askere gelmeden önce ve askerlik hizmeti sırasında işlediği suçlara ilişkin sabıkaları bulunan sanığın davranış ve bir uyum bozukluğu içinde olduğu kuşkusuz olup, adli belgelerin tamamının dava dosyasına konmaması nedeniyle adli gözlemin ve askerliğe elverişsizlik konusundaki değerlendirmenin eksik yapıldığı anlaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, sanığın suç başlangıç tarihinin yukarda açıklandığı şekilde yapılacak araştırma sonucu belirlenmesi ve hakkındaki adli belgeler tamamlanıp ceza ehliyeti ve askerliğe elverişlilik konusunda yeniden adli gözlem altına aldırılıp sağlık kuruluna çıkarılarak suç tarihindeki durumunun saptanması gerekirken, belirtilen hususlar araştırılmadan tesis olunan mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince noksan soruşturma nedeniyle BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 03.05.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy