(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 62)
Firar suçundan sanık P. Er Temel DALGIÇ hakkında 8 inci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 21.02.2006 gün ve 2006/345-28 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24.04.2006 tarih ve 2006/2643 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün bozulması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın 17.09.1989-29.08.2005 tarihleri arasında temadi eden firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK.nın 66/1-a (teşdiden) ve 5237 Sayılı TCK.nın 59 ncu maddeleri gereğince neticeten bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 353 sayılı kanunun 251/1 nci maddesince nezaret ve tutukluluk sürelerinin mahkûmiyet müddetinden mahsubuna ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir (dz.71).
Sanık hükmü süresinde; özetle, bir tek firar suçu nedeniyle aldığı cezayı kabul etmediğini ve psikolojik rahatsızlığı bulunduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir (dz.76).
Tebliğnamede, hükmün noksan soruşturma yönünde bozulması görüşü bildirilmiştir.
Dosyada mevcut delillere göre; sanığın 17.09.1989 tarihinde izin almaksızın birliğini terk ettiği (dz.47), uzun müddet firar halinde kaldıktan sonra 29.08.2005 tarihinde yakalandığı (dz.9), bu suretle de 17.09.1989-29.08.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında (dz.12,39,57); daha önce askere gelmeden işlediği hırsızlık suçları nedeniyle hapis yattığını, askerde iken bölük komutanından izin istediğini, izin alamayınca firar ettiğini, firarı esnasında psikiyatrik tedavi gördüğünü beyan etmiş olup, firar suçunun mazeret kabul etmeyen suçlardan olması nedeniyle, suçun oluşup oluşmadığının tespiti açısından bu beyanlara itibar edilmemesinde isabet bulunmaktadır.
Psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu, suç tarihlerindeki askerliğe elverişlilik durumunun tespiti için müşahade altına alınmasına gerek olmadığı yönünde mütalâa verildiği (dz.56,58) ve bu mütalâaya itibarla hüküm kurulduğu görülmektedir.
Ancak, sanığa ait sabıka kaydının (Dz.59) ve Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğüne ilişkin evrakın (Dz.62-70) psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalâasından sonra dosyaya girdiği, dolayısıyla bu belgeler değerlendirilmeden görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Sanığın işlediği suçlardan dolayı cezaevinde yattığına ilişkin savunması ve Dz.59daki sabıka kaydında yer alan suçlar birlikte ele alındığında, sanığın cezaevinde yattığına ilişkin savunmasının araştırılması, mahkûmiyetine ilişkin mahkeme kararları, infaz evrakı ve birliğince düzenlenecek kıt'a anket formunun dosyaya ithalini takiben yeniden uzman bir bilirkişiye cezai ehliyetinin sağlıklı olarak tesbiti amacıyla muayene ettirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, noksan soruşturma ile hüküm kurulması isabetsiz görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma nedeni karşısında, takdiri indirim yapılırken hüküm tarihi itibarıyla, 5237 sayılı TCK'nın 62 nci maddesi yerine 765 sayılı TCK'nın 59 uncu maddesinin uygulanmasındaki hataya işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca kanuna aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 09.05.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy