(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62)
Mükerrer firar suçundan sanık Ter. P. Er Sinan MELEZ hakkında 1 inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 27.02.2006 gün ve 2006/308-91 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24.06.2006 gün ve 2006/2647 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, firar suçundan dolayı verilen ilk mahkumiyet hükmünün, Askeri Yargıtay 1 inci D.nin 30.11.2005 gün ve 2005/1219-1213 sayılı ilâmı ile noksan soruşturma nedeniyle bozulduğu, bozma kararına uyulmasını takiben yapılan yargılama sonunda sanığın 11.06.2004-10.08.2004 tarihleri arasında mükerer firar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 66/2-C ve TCK'nın 62/1 inci maddeleri uyarınca sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle cezada kazanılmış hakları göz önünde bulundurularak cezasının on ay hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.
Sanık, anılan hükmü firar süresi içinde babaannesinin vefatı, eşinin ev terketmesi gibi mazeretlerinin olduğunu, bunların araştırılması gerektiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Sanığın 11.06.2004 günü ifade vermek için gönderildiği adliyeden dönmemek suretiyle firar ettiği, 10.8.2004 tarihinde güvenlik görevlilerince yakalandığı, daha önce 26.7.2003-24.10.2003 ve 01.11.2003-17.11.2003 tarihleri arasında işlediği iki ayrı firar suçundan dolayı 1 inci Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 29.12.2003 gün ve 2003/953-687 sayılı kararı ile neticeten 15 ay hapis cezasına mahkum olduğu, kararın Askeri Yargıtay 1 inci Dairenin 20.04.2004 tarih ve 2004/398-396 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, bu firarları nedeniyle 20.11.2003-29.11.2003 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, bu hükmün infaz edilerek şartla tahliye edildiği, sanık hakkında verilen daha önceki mahkumiyet hükmünün tutuklu kalmak suretiyle kısmen infaz edildiği, bu infazdan sonra 11.06.2004-10.8.2004 tarihleri arasındaki firarının mükerrer firar olarak değerlendirilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır. Firar suçunun mazeret kabul etmemesi nedeniyle, sanığın mazeretlerinin araştırılmadığına ilişkin temyiz nedeni kabule değer bulunmamaktadır.
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununun 5 inci maddesindeki Bu kanunun genel hükümlerinin özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır. hükmünün Özel Ceza Kanunu olan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu için de geçerli olup tekerrür ile ilgili TCKnın genel hükümlerinin Askeri Ceza Kanununda yer alan suçlar için de uygulama imkanı bulacağı ileri sürülebilir ise de; Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 20.10.2005 gün ve 1005/92-86 ve 27.10.2005 gün ve 2005/99-94 sayılı kararlarında da kabul edildiği üzere ASCKnda yer alan mükerrer firar ve mükerrer izin tecavüzü suçları hakkında hâlen yürürlükte olan özel kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varıldığından, usul, sübut, vasıf ve uygulama yönlerinden kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir. Üye Hâkim Albay H.DENGİZ, mükerrer firar suçu ile ilgili olarak, ASCKnın Ek 8 inci maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK'nın tekerrüre ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşüyle çoğunluğa katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 03.05.2006 Tarihinde, Hâk. Alb. Hasan DENGİZin karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi
KARŞI OY YAZISI
Başlangıçta 01.04.2005 tarihinde yürürlüğe konulması öngörülen 5237 sayılı TCK'nın, 5 nci maddesindeki Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında uygulanır şeklindeki düzenlemenin ASCK'nun uygulamasında yaratabileceği bazı sakıncaları önlemek amacıyla 31.03.2005 gün ve 5329 sayılı Kanunla ASCK'na EK MADDE 8 eklenmiş ve bu maddede; 5237 sayılı TCK'nın genel hükümlerinin ASCK'nın da yer verilen suçlar hakkında da uygulanacağı açıkça belirtilmiş, ancak ASCK'nın feri askeri cezalara ve cezaların ertelenmesine ilişkin hükümleri ile zamanaşımına ilişkin 49 uncu maddesinin (A) bendi hükümlerinin saklı tutulduğuna yer verilmiş ve ayrıca sırf askeri suçlar ile ASCK'nın Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödeme hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.
Buna göre; ASCK'nın Genel Hükümlerinin düzenlendiği İkinci Babının Dördüncü Faslında yer alan tekerrür hükümleri ile ilgili 42 nci madde, EK MADDE 8deki istisnalar arasında bulunmadığından zımnen ilga edilmiş ve uygulanması olanağı kalmamıştır. Dolayısı ile ASCK'ndaki tekerrürü esas alan suç tipleri bakımından artık 5237 sayılı TCK'nın Genel Hükümleri içinde yer alan ve tekerrür hükümlerinin düzenlendiği 58 nci maddesi göz önüne alınarak suçun basit hali için öngörülen cezanın uygulanması ve bu şekilde belirlenen cezanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108 nci Maddesine göre infaz edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; 5237 sayılı TCK'nın 58 nci maddesi gözetilerek yapılacak uygulama sanık lehine olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesinde yazılı failin lehinde olan kanun uygulanır ve infaz olunur kuralı gereğince mükerrer firar suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluğun onama kararına katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy