(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62)
Firar suçundan sanık terhisli İs.Er Hasan ERDEN hakkındaki 3üncü Mknz. P.Tüm. K.lığı Askeri Mahkemesinin 29.09.2005 tarih ve 2005/472-392 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 02.01.2006 tarih ve 2006/32 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 16.08.2004-24.11.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 66/1-a ve 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddeleri uyarınca sonuç olarak on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; hükmün sanık tarafından neden gösterilmeksizin temyiz edildiği, tebliğnamede onama yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; sanığın Edirne 54üncü Mknz. P.Tug.İs.Svş.Bölüğünde askerlik hizmetini yaparken 16.08.2004 günü saat 18.30da yapılan akşam yoklamasında izinsiz kışlayı terk ettiğinin belirlendiği ve bir süre firarda kaldıktan sonra 24.11.2004 günü kendiliğinden Birliğine döndüğü, maddi vakıa olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Sanığın 16.08.2004 günü terhis mahiyetinde izine gidecek olmasına karşın disiplin mahkemesince verilmiş 28 gün oda hapsi cezasının Birliğinde infazı için gönderilmediğini ve bu nedenle firar ettiğini savunması nedeniyle, işlenemez suç kuramı yönünden firar ettiği tarihte askerlik hizmetini tamamlayıp tamamlamadığı hususu irdelendiğinde; 15 aylık hizmete tabi olan sanığın 02.05.2003 tarihinde 2 gün yol süresi verilerek eğitim birliğine sevk edildiğinde 06.05.2003 günü 1 gün geç katıldığı, muvazzaflık hizmetini yaptığı Birliğinde disiplin mahkemesince verilmiş 15 gün oda hapsi cezasının 05.03.2004-20.03.2004 tarihlerinde infaz edildiği, sonuncusu 12.04.2004 tarihinde bitecek şekilde 4 ayrı defada yol süreleri hariç toplam 30 gün izin kullanmakla izin hakkının bulunmadığı, bu duruma göre hizmetten sayılmayan 16 gün süreli infaz ve geç katılma süresi nazara alındığında 18.08.2004 günü terhise hak sahibi olduğu ve bu nedenle firar ettiği 16.08.2004 tarihinde hizmetinin bitmediği anlaşıldığından, Mahkemece sanığın savunmasına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ceza sorumluluğunu etkileyen bir akıl hastalığının bulunmadığı duruşmada dinlenen uzman bilirkişinin mütalaasıyla belirlenen ve bu suretle algılama ve irade yeteneğine haiz olan sanığın, mazeret kabul etmeyen suçlardan olan firar suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup; mahkemece yerinde ve uygun gerekçelerle tesis olunan mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın yerinde görülmeyen temyizinin reddi ile mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 25.01.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy