(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (5237 S. K. m. 50) (5275 S. K. m. 122) (5335 S. K. m. 22) (353 S. K. m. 220) (AYDK. 07.03.2002 T. 2002/19 E. 2002/20 K.)
Bakaya suçundan sanık Ter.Mu.Atğm.Ünsal ÜNAL hakkında 5 inci Zh.Tug.Komutanlığı Askerî Mahkemesince verilen 01.11.2004 gün ve 2004/1275-844 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askerî Yargıtay Başsavcılığının 02.1.2006 gün ve 2006/45 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün düzeltilerek onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Gereği düşünüldü:
Askeri Mahkemece;
Sanığın 31.03.2003-22.10.2003 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK.nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCK.nın 59 uncu ve 647 sayılı Kanunun 4 ncü maddeleri gereğince 1.155.700.000. TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına,
647 sayılı Kanunun 5 inci maddesince sanık hakkında hükmolunan netice cezanın birer aylık yirmi eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının sanıktan tahsiline, taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanunun 51 nci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına,
Yasal imkansızlık nedeniyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına,
Karar verilmiştir (Dz.36).
Sanık hükmü süresinde, özetle 21.07.2002-19.08.2003 tarihleri arasında eğitim amaçlı olarak yurt dışında bulunması sebebiyle bakaya kaldığını belirterek temyiz etmiştir (Dz.45,46).
Tebliğnamede, hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 2002/04 üncü grup yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar alınan ve grup numarasına göre Nisan 2003 yedek subay celp döneminde sevke tabi olan sanığın, yükümlülere tebliğ mahiyetindeki muhtelif TRT duyurularına göre en geç 31.03.2003 günü askerlik şubesine müracaat etmesi gerekirken, yasal açıdan geçerli bir mazereti bulunmaksızın gecikerek 22.10.2003 tarihinde Askerlik Şubesine müracaat ettiği, bu suretle de 31.03.2003- 22.10.2003 tarihleri arasında bakaya kalmak suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında (Dz.35); özetle dil öğrenmek amacıyla yurt dışında bulunması ve yüksek lisans öğrenimi için müracaatta bulunması sebepleriyle bakaya kaldığını belirterek verilecek cezanın paraya çevrilerek taksitlendirilmesini talep etmiştir.
Sanığın yurt dışına çıktığını ve adres değişikliğini askerlik şubesine bildirmemiş olduğu (Dz.20), Askerlik durum belgesinin kendisine tebliğ edildiği, böylece grup numarasını ve muhtemel celp döneminin Mart 2003 olduğunu öğrendiği (Dz.3), TRT aracılığıyla yapılan tebligatın yurt dışında bulunan yükümlüler açısından da geçerli olduğu (Askeri Yargıtay Drl.Krl.nun 07.03.2002 gün ve 2002/19-20 E.K. sayılı Kararı) ve dil öğrenimi nedeniyle sanığın sevk tehir hakkı olmadığı hususları gözönüne alındığında, Askerî Mahkemece sanığın mazeretlerine itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Anılan hükümde usûl, sübut, vasıf ve takdir yönlerinden kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, hükümden sonra 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 45 inci maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununda mevcut ağır para cezası kaldırılmış olup, yerine adlî para cezası getirilmiş bulunmaktadır. Yine 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlükten kaldırılan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi yerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesi ikame edilmiş, 01 Mayıs 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile de adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu düzenlemeler nedeniyle, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2003 yılı için bir gün karşılığı 9.00 YTL.üzerinden hesaplanması suretiyle, sonuç olarak 900.00-YTL. adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinden, 1.155.700.000- TL. ağır para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı görülmüş,
Yine, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair. hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kalkmış olduğundan, Mahkemece bu yönde hüküm tesis edilmiş olması da yasaya aykırı bulunarak hüküm uygulama yönünden bozulmuştur.
Ancak, belirtilen bozma nedenleri yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden BOZULMASINA;
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca,
Bakaya suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün para cezasına tayinine ilişkin bölümünün 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 9.00 (Dokuz) Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak ve 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, aylık 20 eşit taksitte ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarının tamamının tahsil edilecek şekilde sonuç olarak DOKUZ YÜZ YENİ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 25.01.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy