(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 32, 62) (765 S. K. m. 47) (353 S. K. m. 65) (5271 S. K. m. 74)
Firar suçundan sanık Hv.Uç.Bkm.Bşçvş.Engin TÜRKKAN hakkında Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 08.03.2006 gün ve 2006/249-120 esas ve karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, Askeri Savcı tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine; Askeri Yargıtay Başsavcılığının, hükmün bozulması görüşünü içeren, 25.04.2006 gün ve 2006/2705 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM I: Askeri Mahkemece; sanık Hv.Uçk.Bkm.Bşçvş.Engin TÜRKKANın 11.05.2005-10.08.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek; ASCK'nın 66/1-a, 5237 sayılı TCK'nın 32/2 ve 62nci maddeleri uyarınca, sekiz ay on gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir (Dz.160).
TEMYİZ I: Bu hükmün sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.12.2005 gün ve 2005/1294-1287 esas ve karar sayılı ilâmıyla, hükmün suçun başlangıç tarihinin hatalı tespiti ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir (Dz.178,179).
HÜKÜM II: Bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, Askeri Mahkemece; sanığın 04.05.2005-10.08.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a, 765 sayılı TCKnın 47 ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddeleri uyarınca sonuç olarak üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir (Dz.191).
TEMYİZ II: Bu hüküm Askeri Savcı tarafından özetle; Olayda 765 sayılı TCKnın 47nci maddesinin uygulanmasının hatalı olduğu, suçun tamamlandığı tarihte 5237 sayılı TCKnın yürürlükte olduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 32nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda ek rapor alınmadan hüküm kurulmasının noksan soruşturma olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir (Dz.199).
Tebliğnamede, hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Dosya kapsamına göre; Sanık Hv.Uçk.Bkm.Bçvş.Engin TÜRKKANın İzmir 2 nci Ana Jet Üs Eğitim Merkezi 121 inci Filo Hat Bakım Komutanlığında görevli iken, 04 Mayıs 2005 tarihinde mesaiye gelmeyerek firar ettiği (Dz.30), günlük yoklamalarda mesaiye sebepsiz olarak gelmeyen hanesinde gösterilen (Dz.12, 16) sanığın, bu durumunun 7 günü doldurmasından sonra 11 Mayıs 2005 tarihinden itibaren günlük yoklamalarda firar hanesine alındığı (Dz.1...11),
Sanığın firar hâlinde iken, daha önceki randevusu nedeniyle 16 Mayıs 2005-27 Mayıs 2005 tarihleri arasında İzmir Hava Hastanesi FTR Kliniğinde fizik tedaviye başvurduğu (Dz.137); bu süre zarfında da birliğine hiç uğramayan sanığın daha sonra da firar hâlini devam ettirdiği, 10 Ağustos 2005 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı (Dz.143) maddi vakıa olarak sabittir.
Bu eylem nedeniyle Askeri Mahkemede yargılanan sanığın, bozmadan sonra 04.05.2005-10.08.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine dair hüküm kurulmuş ise de;
Dosya kapsamındaki belgelerden; Askeri Mahkemece bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sırasında, sanığın dava dosyası ile birlikte İzmir/Güzelyalı Asker Hastanesi Baştabipliğine sevk edilerek bu hastanenin psikiyatri kliniğinde 353 sayılı Kanunun 65inci maddesi delaletiyle CMKnın 74 üncü maddesi uyarınca üç haftaya geçmeyecek şekilde re'sen gözlem altına alınarak; sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığı, şuur ve hareket serbestisini önemli derecede etkileyecek veya tamamen ortadan kaldıracak bir akıl veya ruh hastalığına duçar olup olmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 32 nci maddesinden istifade edip edemeyeceği hususlarının bir sağlık kurulu raporuyla tespit ettirilerek , düzenlenen sağlık kurulu raporuyla birlikte dava dosyasının Askeri Mahkemeye gönderilmesi için ara karar alındığı (Dz.184)
Bu karar uyarınca Askeri Hastaneye dava dosyası ile birlikte gönderilen sanığın, 13.02.2006-15.02.2006 tarihleri arasında Güzelyalı Asker Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde yatırılarak muayene edildiği, anılan hastane sağlık kurulunun 15.02.2006 gün ve 237 sayılı raporuyla sanık hakkında Geçirilmiş Nevrotik Bozukluk teşhisi ile Durumu SYY madde 16 dilim A Fıkra 2ye uyar, suç tarihlerinde ve halen Askerliğe elverişlidir şeklinde rapor düzenlendiği (Dz.186)
Sanık hakkında düzenlenen Adli Raporun tartışma bölümünde ise .... sanıkta Geçirilmiş Anksiyete Bozukluğu ve halen psikiyatrik yönden sağlam olduğu kanaatine varılmıştır.
Sanığın, suçu işleyiş tarzından, olayları yer, zaman ve kişi belirtmek suretiyle, düzgün cümlelerle hatırlamayıp anlatabilmesinden, dosyada yer alan ifadelerinden, olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurmak suretiyle amaca yönelik uygun sonuçlara ulaşabilmesinden, kendini mantık kuralları dahilinde savunabilmesinden ... sanığın suçu işlediği tarih itibariyle şuur ve harekat serbestisini etkileyecek bir ruhsal hastalık tablosu içerisinde olmadığı kanaatine varılmıştır. denmesine rağmen;
Adli raporun sonuç bölümünde:
Sanık Hv.Uçk.Bkm.Bçvş.(1994-119) Ergin TÜRKAN hakkında:
1. Güzelyalı Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 15.02.2006 gün ve 237 sayılı kararı ile Geçirilmiş Nevrotik Bozukluğu durumu A/16 F-2ye uyar, suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişlidir.
2. Suç tarihleri dikkate alındığında TCK'nın 47 nci maddesinden yararlanabileceğini bildirir rapordur. şeklinde rapor düzenlenmiştir.(Dz.187-188)
Bilindiği gibi, kusur yeteneğine etkisi nedeniyle ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan akıl hastalığı ve akıl zayıflığı konusundaki Mülga 765 sayılı TCKnın 46/1inci maddesi, Fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini tamamen kaldıracak surette akıl hastalığına duçar olan kimseye ceza verilemez, 47/1inci maddesi de, Fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini ehemmiyetli derecede azaltacak surette akli maluliyete müptela olan kimseye verilecek ceza aşağıda yazılı şekilde indirilir hükümlerini içermekteyken;
01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 32nci maddesi ile;
(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez...
(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ...diğer hallerde verilecek ceza...indirilebilir şeklinde yeni bir düzenleme yapılmış bulunmaktadır.
5237 sayılı TCKda, 765 sayılı TCKdan farklı olarak tam akıl hastalığı-kısmi akıl hastalığı ayırımı yapılmamış, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olması şartları aranmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayda, öncelikle sanık hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporundaki teşhis ile adli rapordaki teşhis tamamen farklı biçimde yazılmış olduğundan; Nevrotik Bozukluk ile Anksiyete Bozukluğu olarak belirtilen rahatsızlıkların aynı olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Diğer yandan, sanık hakkında düzenlenen adli raporun tartışma bölümünde, sanığın suçu işlediği tarih itibariyle şuur ve harekat serbestisini etkileyecek bir ruhsal hastalık tablosu içerisinde olmadığı kanaati belirtilmesine rağmen; aynı raporun sonuç bölümünde fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini ehemmiyetli derecede azaltacak surette akli malûliyete müptela olduğuna delalet edecek şekilde, sanığın mülga 765 sayılı Kanunun 47nci maddesinden yararlanabileceğinin belirtilmesi raporun kendi içerisinde çeliştiğini gösterdiğinden, bu rapora dayanılarak hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
Ayrıca, Askeri Mahkemece bozma ilâmı uyarınca sanığın, CMKnın 74 üncü maddesi uyarınca gözlem altına alınmasına ve suç tarihleri itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 32 nci maddesinden istifade edip edemeyeceğinin tespiti için karar alınmasına ve bu konuda müzekkere yazılmasına rağmen, karar gereği yerine getirilmeden, tamamen başka bir irdeleme ile adli rapor düzenlenmesi ve bu rapora dayanılarak hüküm kurulması da noksan soruşturma olarak değerlendirilmiştir. .
Ayrıca, yargılama esnasında bilirkişi görüşüne başvurulmadığı hâlde; hüküm duruşmasında bilirkişi dinlendiğinden söz edilerek, bilirkişiye ücret takdir edilmesinin (Dz.191) hatalı olduğuna işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının temyizine atfen ve resen 353 sayılı kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün, noksan soruşturma nedeniyle BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 03.05.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy