(1632 S. K. m. 131)
Zimmet suçundan sanık Ter.J.Er Gültekin ÖZTOPRAK hakkında 2 nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 31.08.2005 gün ve 2005/534-394 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından yasal sürede temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 28 Nisan 2006 tarih ve 2006/2759 sayılı hükmün suç vasfındaki hata nedeni ile bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM I: Askeri Mahkemece; sanığın, Ocak-Şubat 2000 tarihlerinde zimmet suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 131/1 inci maddesi uyarınca bir yıl ağır hapis cezasıyla mahkûmiyetine, zimmetine geçirdiği 1.529.115.000 TL.nin ASCKnın 131/1-son maddesi uyarınca sanığa ödettirilmesine karar verilmiştir.
Bu hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine incelemeyi yapan Dairemizin 22.09.2004 gün ve 2004/867-880 sayılı ilâmı ile mahkûmiyet hükmünün usûl yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM II: Askeri Mahkemece; Askeri Yargıtayın bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra, sanığın Ocak-Şubat 2000 tarihlerinde zimmet suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 131/1 inci maddesi uyarınca bir yıl hapis cezasıyla mahkûmiyetine, zimmetine geçirdiği 1529,11 YTL.nin ASCKnın 131/1-son maddesi uyarınca sanığa ödettirilmesine, karar verilmiştir.
TEMYİZ: Bu hüküm sanık tarafından süresinde özetle; suçu işlemediği, taburuna 25.11.1999da katıldığı ve katılışından 8 gün sonra 03.12.1999da kantindeki görevine başladığı, bu nedenle Kasım ayında çalışmaya başladığı şeklindeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığı, açığın tamamının eski kantin heyeti dönemindeki bu bir ayda çıktığı, iddia edildiği gibi 2-3 ayda meydana gelmediği, baskılar gördüğü ve tehdit edildiği için izne giderse parayı bulabileceğini söylediği, izne gitmesinin açığı kabul etmesine bağlı olduğu söylenince açığı kabul etmek zorunda kaldığı, hiçbir zaman, hiç kimsenin veya kurumun malını ve parasını zimmetine geçirmediği, öne sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; sanığın kantinde görevli olduğu reyonda açığı çıkması şeklindeki eyleminin zimmet suçu olarak vasıflandırılması kanuna aykırı olduğu ve memuriyet görevini ihmal şeklinde vasıflandırılması gerektiği için hükmün suç vasfındaki hata nedeniyle bozulması görüşü bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde;
Sanığın Şırnak İkizce J.Komd.Tb.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirirken, 01.12.1999 tarihinden itibaren tabur kantini elektronik eşya reyonunda satış sorumlusu olarak görevlendirildiği (Dz.60) ve reyonda bulunan malları kendisinden önceki satış sorumlusu J.Er Ali ÇAVUŞOĞLUndan sayarak teslim aldığı, yaklaşık bir ay sonra 28.12.1999 tarihinde yapılan seçim sonucunda kantin heyeti değişince, bunun üzerine yılbaşında görevi yeni heyete devredecek olan eski heyetin sayım yaptığı, sayım sonucunda hemen hemen bütün reyon sorumlularına açık çıkarıldığı, sanığa da 900.000.000 TL. açığı olduğunun söylendiği, diğer reyon sorumluları açıklarını kapatmalarına karşın sanığın bu parayı ödemeyeceğini bildirdiği, bunun üzerine mutemet üye Astsb.Ömer YILDIRIMın sanığa yeni kantin heyeti göreve başlayınca satıştan gelen hasılatı bir süre kendisine vererek açığını kapatmasını önerdiği, sanığın bu öneriyi kabul etmesi üzerine açığın devir bilançosunda gösterilmediği, yeni heyetin göreve başladığı 01.01.2000 tarihinden itibaren aynı reyonda görevine devam eden sanığın, yılın ilk günlerinde yapılan satışlardan elde ettiği hasılatı Astsb.Ömere verdiği, Astsb.Ömerin de bu paraları deftere sanki Aralık 1999 ayında teslim almış gibi işlediği, Ocak 2000 ayı sonunda sanığın 1.740.960.000 TL. açığının çıktığı, bu meblağa reyondaki bozuk, defolu ve arızalı malların satış bedeli olan 211.845.000 TL. da dahil edildiğinde, açığın aslında 1.529.115.000 TL. olduğu, 04.02.2000 tarihinde reyonda satışın durdurulduğu, reyondaki malların bir kısmının kırtasiye reyonuna aktarıldığı, bir kısmının da iade edildiği, ardından sanığın açığını kapatması için izne gönderildiği, ancak açığını kapatmadığı gibi, izin tecavüzü suçu işleyerek cezalandırıldığı, açığın halen kapatılmadığı, böylece sanığın zimmet suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Askeri Mahkemece, sanığın kantin mal ve bedelleri üzerinde adeta sahibi gibi tasarrufta bulunarak mal edindiği ve bu yolla haksız çıkar sağladığı, açığın kendi harcamalarından kaynaklandığı, kantinde göreve başladıktan sonra yaşantısının değiştiği, harcamalarında artış olduğu, sık sık cep telefonu değiştirdiği, aynı anda birden fazla cep telefonu kullandığı, er karavanası yerine sürekli kafeteryadan yemek yemeye başladığı, bu bağlamda açığın meydana gelmesinin doğal olduğu ve sanığın atılı suçu işlediği kabul edilmişse de;
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında özetle; kantinin parasını veya malını zimmetine geçirmediğini, nasıl açık verdiğini bilmediğini, reyonun kantinin bir bölümü olduğunu, fakat kilitli olmadığını, sadece ana giriş kapısının kilitlendiğini, anahtarının da giyim reyonundaki Cemil isimli arkadaşında durduğunu ve kantini onun açıp kapattığını, zaman zaman ihtiyaçlarını karşılamak için reyondan ayrılmak zorunda kaldığını, günlük satışların parasını Astsb.Ömere teslim ettiğini, Astsb.Ömerin teslim aldığı parayı kantin defterine (ajandaya) yazdığını, defteri karşılıklı olarak imzaladıklarını, ancak Astsb.Ömerin bazen defter yanında olmayınca veya defteri bulamayınca teslim edilen paraları ufak kağıtlara not aldığını, bu kağıtları da kendilerine vermediğini, hatırladığı kadarıyla iki kez ayrı ayrı 900 milyon TL. para yatırdığını, Astsb.Ömerin bunları teslim aldığına dair imza atmadığını, kendisine de imza attırmadığını, ilkinde küçük bir kağıda 900 milyon aldım diye yazdığını, ikincisini deftere de kağıda da yazmadığını, bunların deftere yazılmadığını sorunca da kendisine kızdığını öne sürmektedir (Dz.44,72).
Tanıklar Ali ÇAVUŞOĞLU (Dz.80), Nihat GÜNEŞ (Dz.116), Cemil ATEŞ (Dz.120), Hikmet KOCABIYIK (Dz.122), Tuncay TOZİ (Dz.123), Özkan AYDIN (Dz.145) ve Muhsin BALABANın (Dz.153) yeminli anlatımları, sanığın kantin işleyişine ve para teslimine ilişkin savunmalarını doğrulamaktadır.
Tanıklar Mehmet Emin DERBEN ve Erhan KARAKOÇLUOĞLU (Dz.81, 82) da, sanığın memleketinden düzenli olarak parasının geldiğini beyan etmektedirler.
Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Birlik Mal Saymanlığı deposuna kaldırılan 1999-2000 yılı teftiş sandığının heyet huzurunda açılarak yapılan tesbitte (Dz.175), 1999 Aralık ayı sonunda yapılan devir teslime ait Devir Teslim belgelerinin sandık içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında bilirkişi olarak dinlenen İs.Bşçvş.Mustafa ERDOĞANın, 1999 yılı para teslim defterindeki imzaların eksik olduğu ve alt toplamları yapılmadığı, reyon sorumlularının istirahat,yemek vb. ihtiyaçları için ayrıldıklarında reyonların kilit altına alınmamasının kantin işletme hatası olduğu,1999-2000 yılları kantin heyetleri devir teslim belgeleri ve yıl sonu bilançosunun olmadığı, bu sayımların açığı kapatmak için ayarlandığı ve doğru olmadığı şeklindeki kanaati de (Dz.169, 199) dikkate alındığında, sanığın temellük kastını ortaya çıkaran, kantin açığına karşılık gelen malları ya da parayı kendisi ya da başkası yararına mal edindiğini ortaya koyacak ispata yeterli ve elverişli delil bulunmadığı anlaşıldığından sübûtu şüpheli kalan zimmet suçundan beraetine karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyeti şeklindeki mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Başkan Hv.Hâk.Alb.Necmettin ÖZKAN ile Üye Hâk.Alb. Hasan DENGİZ, Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Birlik Mal Saymanlığı deposunda mevcut teftiş sandığında bulunamayan 1999-2000 yılı devir teslim belgeleri ve teftiş raporunun bu kez J.Gn.K.lığı Teftiş Kurulu Başkanlığından araştırılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği ve bu yönden noksan soruşturma bulunduğu görüşü ile çoğunluk kararına katılmamışlardır.
Tebliğnamede, eylemin memuriyet görevini ihmal şeklinde vasıflandırılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de; sanığın görev yaptığı kantin heyetinin görevini gereği gibi yapmadığı, kantinin usulüne uygun şekilde işletilmediği ve tutulması gereken kayıtların kantin heyeti tarafından usulüne uygun tutulmadığı, kantinde bir kontrolsüzlüğün bulunduğu, bilirkişi tarafından da belirtilen kantinde yapılan sayımda yalnız sanığın değil hemen hemen bütün reyon sorumlularının açığının çıkması, sanığın açığının işletmedeki aksaklıklardan ve özellikle para teslim yönteminin uygunsuzluğundan kaynaklanabileceği şeklindeki kanaat ile, sanığın görev yaptığı elektronik eşya reyonunda görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek kantin açığına sebebiyet verdiğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki suç vasfındaki hata nedeniyle bozma yönündeki görüşe iştirak olunmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca sübûtun şüpheli kalması nedeniyle esas yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye sebepte farklı,sonuçta uygun olarak, 31.05.2006 tarihinde, Başkan Hv.Hâk.Alb. Necmettin ÖZKAN ile Üye Hâk.Alb.Hasan DENGİZin hükmün noksan soruşturmadan bozulması gerektiği yönündeki farklı gerekçeleriyle ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy