(1632 S. K. m. 63) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4, 5) (765 S. K. m. 59) (6183 S. K. m. 51) (5275 S. K. m. 122)
Yoklama kaçağı ve kıtasına varmadan yoldan savuşmak suçlarından sanık P. Er Özgün ÇAKMAKÇI hakkında Dağ Komd. Ok. ve Eğt. Mrkz. K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 22.12.2005 gün ve 2005/1384-602 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde temyizi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 02.05.2006 gün ve 2006/2862 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Askeri Mahkemece, sanığın;
1. 28.02.2005-20.05.2005 tarihleri arasında kendiliğinden başvurmakla sona eren yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 63/1-A maddesinin yedi günden sonra üç ay içinde sonra gelenler cümlesi, 5237 sayılı TCKnın 62 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca 900.00 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen adli para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık dokuz eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına;
2. 25.05.2005-27.05.2005 tarihleri arasında kendiliğinden başvurmakla sona eren kıtasına varmadan yoldan savuşmak suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 63/1-B, 765 sayılı TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca 300.00 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına;
Karar verilmiştir .
Sanık, sebep göstermeksizin, hükmü süresinde temyiz etmiştir.
Tebliğnamede, sanığın temyiz iradesinin sadece yoklama kaçağı suçuna yönelik olduğu kabul edilerek, bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiş; diğer suçtan kurulan mahkumiyet hükmü inceleme dışı tutulmuştur.
Usal yönünden yapılan incelemede;
22.12.2005 tarihli duruşmada sanığın yüzüne karşı verilen mahkumiyet hükümlerinin tefhiminden sonra, ancak henüz gerekçeli hükmün tebliğinden önce 27.12.2005 tarihinde Askeri Mahkeme kaydına giren Dz.30da yer alan dilekçesi ile hükmü temyiz ettiğini belirttiği, sanığın dilekçesi incelendiğinde ...yoklama kaçağı suçundan yüce mahkemenizce verilen kararı temyiz etmek istiyorum şeklinde temyiz isteği bulunmakla beraber, sanığın bu istemine esas olmak üzere askeri savcılığın iddianamesinin evrak, esas ve karar numaralarını yazdığı, dolayısıyla temyiz iradesinin iddianamede yazılı her iki suçu da kapsadığı kanaatine varılmış ve temyiz incelemesi her iki suçtan verilen mahkumiyet hükmünü de kapsayacak şekilde yapılmıştır.
Esas yönünden yapılan incelemede;
Sanık adına Ardahan Askerlik Şubesi Başkanlığınca çıkartılan son yoklama çağrı pusulasının 28.07.2004 tarihinde babası olan Kenan ÇAKMAKÇIya tebliğ edilerek, sanığın 17.08.2004 tarihine kadar Askerlik Şubesine başvurmasının istenildiği, sanığın istenilen günde askerlik şubesine başvurmadığı gibi, yerli askerlik şubesi başkanlığınca emsallerinin sevk edildiği 21-27.02.2005 tarihleri arasında da başvurarak yoklamasını yaptırmadığı, sanığın bu tarihten sonra 20.05.2005 tarihinde kendiliğinden Büyükçekmece Askerlik Şubesine müracaat ederek yoklamasını yaptırdığı, 23.05.2005 tarihinde 1 gün yol süresi tanınarak askere sevkinin yapıldığı, 1 günlük yol süresi sonunda en geç 25.05.2005 günü eğitim birliğine katılması gereken sanığın askerlik hizmetine tercih edilebilir yasal mazereti olmaksızın birliğine katılmadığı, 27.05.2005 tarihinde kendiliğinden eğitim birliğine katıldığı maddi olay olarak sübuta ermiştir.
Sanık sorgu ve savunmalarında; tebligattan haberi olduğunu, ancak maddi durumunun kötü olası nedeniyle zamanında yoklamasını yaptıramadığını, babasının rahatsız olması nedeniyle ve 2 gün geç gidersen bir şey olmaz dediği için de eğitim birliğine geç katıldığını, beyan etmiş ise de; sanığın savunmalarının askerlik hizmetine tercih edilebilecek yasal mazeretleri olmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece, sanığın işlemiş olduğu yoklama kaçağı ve kıtasına varmadan yoldan savuşmak suçlarından haklı ve inandırıcı gerekçelerle Yasanın öngördüğü cezanın alt sınırının esas alınarak cezalandırılması, gerekli takdiri indirimin uygulanması suretiyle kurulan hükümlerde usul, sübut, vasıf, takdir yönlerinden yasaya aykırı bir durum görülmemiştir.
Ancak, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122nci maddesiyle yürürlükten kalkmış olduğundan, yoklama kaçağı suçundan kurulan hükümdeki gecikme zammı uygulanmasına dair hükmün yasaya aykırı olması,
Sanık hakkında kıtasına varmadan yoldan savuşmak suçundan kurulan hükümde de cezadan takdiri indirim yapılırken 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi yerine, karar tarihinde yürürlükten kalkmış bulunan 765 sayılı TCK'nın 59 uncu maddesinin uygulanmasının da yasaya aykırı olması nedeniyle mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına, bozma sebeplerinin yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyiz sebeplerine atfen ve resen; her iki mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca uygulama hatası yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
Ancak; bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, yoklama kaçağı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün gecikme zammı ile ilgili bölümünün hükümden çıkarılmasına,
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün adli para cezasının takside bağlanması ile ilgili son paragrafının;
...Sanık hakkında takdir edilen adli para cezasının 647 sayılı Yasanın 5inci maddesi uyarınca aylık 9 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde, geri kalan kısmın tamamının tahsiline, şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Kıtasına varmadan yoldan savuşmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün cezadan takdiri indirim yapılmasına ilişkin kısmının, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca,
Sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
647 sayılı Yasanın 4üncü maddesi uyarınca sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın beher günü 12.00 YTL. hesabıyla paraya çevrilerek 300.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 09.05.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy