(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 32)
İki ayrı firar ve mükerrer firar suçlarından sanık P. Er Mesut SABIR hakkında 3 ncü Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.04.2005 tarih ve 2005/325-86 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükümlerin sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilmeksizin temyiz edildiği, temyiz isteminin reddine ilişkin 08.08.2005 tarih ve 2005/325-86 sayılı Duruşmasız İşlere Ait Karara sanık tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 02.05.2006 tarih ve 2006/2875 sayılı tebliğnamesi ekinde Duruşmasız İşlere Ait Kararın kaldırılarak, hükümlerin eksik soruşturma sebebiyle bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın;
1)14.09.1999-20.11.1999 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2) 23.11.1999-16.05.2001 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince bir yıl onbeş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3) 17.09.2001-14.10.2004 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren mükerrer firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/2-c ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince bir yıl onbir ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, sanık tarafından; neden gösterilmeksizin 28.07.2005 tarihinde temyiz edildiği, Askeri Mahkemenin 08.08.2005 tarih ve 2005/325-86 sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararı ile; sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesi ile reddedilmesi ve bu karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine temyiz isteminin süresinde olup olmadığı konusunda yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda yapılan 19.04.2005 tarihli duruşmada verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın,firarda olması (Dz.221) nedeniyle kendisine tebliğ edilememesi üzerine,ilanen tebliğ yoluna başvurulduğu (Dz.223) ve aynı zamanda dosyada yer alan adres itibariyle imam nikahlı eşi Nuran ÇETİNKAYAya 16.07.2005 tarihinde tebliğ edildiği (Dz.227), bu arada firarda olan sanığın yakalanması üzerine de kararın 22.07.2005 tarihinde kendisine tebliğ edildiği (Dz.224) ve sanığında 28.07.2005 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği (dz.228-229) anlaşılmaktadır.
Firarda olan asker sanığın bilinen adresinde bulunup bulunmadığı belirlenmeden yapılan tebligatın geçerliliğinden söz edilemeyeceğinden, kararın bizzat kendisine tebliğ edildiği 22.07.2005 tarihi itibariyle temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekirken, aksi görüşle yazılı olduğu şekilde verilen 08.08.2005 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin yasal ve isabetli olmayan Duruşmasız İşlere Ait Karar kaldırılarak temyiz incelemesine geçilmiştir.
Yapılan incelemede;
14.09.1999 günü çıktığı çarşı izninden dönmeyen sanığın (Dz.24, 25, 63, 88, 187), bir süre firar halinde kaldıktan sonra 20.11.1999 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı (Dz.186); 23.11.1999 tarihinde yeniden firar ettiği (Dz.186), 16.05.2001 tarihinde bir başka suç nedeniyle yakalandığı (Dz.121, 124) ve yine 17.09.2001 tarihinde sevk edildiği GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesinden; akşam birliğine dönmesi gerekirken dönmeyerek firar ettiği (Dz.142, 89, 182), 14.10.2001 tarihinde yakalandığı (Dz.14, 22, 23);anlaşılmakla belirtilen tarihler arasında üç ayrı firar suçunu işlediği, 20.02.1995 - 30.05.1997 tarihleri arasında işlediği firar suçundan verilen on ay hapis cezasını (Dz.130, 129,209) infaz etmesi (Dz.104, 158) nedeniyle son firarında mükerrir olduğu, kabul edilerek yazılı olduğu şekilde ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Daha önce işlediği izin tecavüzü ve firar suçlarından cezalandırılan ve bu cezaları infaz edilen sanığın, hakkındaki kararın tebliği aşamasında yeniden firar ettiğinin anlaşılması, hakkında dolandırıcılık,iflas,tehdit,sahte kimlik kullanmak,ruhsatsız silah taşımak ve nas-ı ızrar gibi suçlardan yapılan işlemler (dz.14,73,74,122,128) ile 17.09.2001 tarihinde sevk edildiği GATA/Haydarpaşa psikiyatri kliniğinde yapılan işlem sonucunun belli olmaması, yargılama aşamasında dinlenilen bilirkişinin sanığın antisosyal kişilik özellikleri gösterdiğine ilişkin görüşü, adli sicil kaydı istenirken anne adının hatalı yazılması, kıta anket formu, danışmanlık kartı ile askerlik hizmeti süresince ve öncesinde psikiyatrik yönden gördüğü tedavilere ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmemiş olması karşısında, eksik bilgi ve belgelere göre yapılan psikiyatrik inceleme sonucu açıklanan bilirkişi görüşüne dayanılarak sonuca gidilmesi yasal ve isabetli görülmemiştir.
Bu nedenlerle; öncelikle sanığın kimlik bilgilerinin doğru bir şekilde yazılarak yeniden adli sicil kaydının istenilmesi, yargılaması devam eden ve kesinleşen tüm suçlarına ilişkin bilgi ve belgeler (İddianame, karar, infaz evrakı v.b) ile gerek askerlik hizmeti süresince ve gerekse askerlik hizmetinden önce psikiyatrik yönden tedavi görüp görmediği araştırılarak varsa tıbbı evrak ve keza kıta anket formu ile danışmanlık kartı da getirtilip dosyaya konulduktan sonra,sanığın suç tarihleri itibariyle ve halen 5237 sayılı TCKnın 32 nci maddesi kapsamında bir akıl hastalığı bulunup bulunmadığının ve askerliğe elverişli olup olmadığının adli rapor ve sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi ve ayrıca askerlik hizmet süresininde bilirkişi marifeti ile açıklığa kavuşturulması gerektiğinden,mahkumiyet hükümlerinin eksik soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın itirazının kabulü ile 3 ncü Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 08.08.2005 tarih ve 2005/325-86 sayılı Duruşmasız İşlere Ait Kararının 353 sayılı Kanunun 202 ve 204 üncü maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,
2) Sanığın temyizine atfen ve resen mahkûmiyet hükümlerinin EKSİK SORUŞTURMA sebebiyle 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince ayrı ayrı BOZULMASINA,
09.05.2006 tarihinde, tebliğname görüşüne uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy