(1632 S. K. m. 137) (647 S. K. m. 4, 6) (765 S. K. m. 59, 459) (5237 S. K. m. 89)
Hizmette tekasül sonucu harp malzemesinin hasarına sebebiyet vermek suçundan sanık Ter. P. Komd. Er Mehmet KARACA hakkında 8 inci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 05.05.2005 gün ve 2005/198-115 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 02 Mayıs 2006 gün ve 2006/2883 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 05.07.2003 tarihinde hizmette tekasülle harp malzemesinin hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 137 (TCK'nın 459/2nci maddesinde yazılı temel ceza dikkate alınarak), TCK'nın 59/2, 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 162 YTL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına; 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine; 1050,11 YTL. hazine zararı ile 56,70 YTL. nispi harç tahsiline karar verilmiştir.
Bu hüküm sanık tarafından özetle; kendisine izafe edilen kusuru kabul etmediği, kusursuz olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; Sanığın olayda kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise hangi oranda kusurlu olduğunun bilirkişi heyeti vasıtası ile tesbit edilmesi gerektiği yönünden hükmün noksan soruşturma nedeni ile bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; 4 üncü Komd.Tug.K.lığının 05.07.2003 tarihli emir gereği (Dz.36-39), Tunceli 4 üncü Komd.Tug.4.Komd.Tb.K.lığının Tunceli-Ovacık kırsalında icra edilecek olan Akın 116 İç Güvenlik Operasyonuna katılmak üzere 05.07.2003 gecesi Tunceli Üst bölgesinden motorlu intikale geçtiği, sanık P.Komd.Er Mehmet KARACAnın idaresindeki 371001 plakalı Landrover aracın 25 araçtan oluşan konvoyda 24üncü araç olarak intikal etmekte olduğu, Tbp.Atğm.Ahmet ŞAHBAZın sanığın idaresindeki araçta araç komutanı olduğu, Geyiksuyu J.Krk.K.lığını geçtikten sonra karartmalı intikale başlandığı ve kedi gözü diye tabir edilen karartma lambaları yanık, araç farları ise kapalı olduğu halde intikale devam edildiği, araçlar arasında yaklaşık 25-50 m. kadar mesafe bulunduğu, havanın zifiri karanlık olduğu, ay ışığının olmadığı, konvoyla intikal olduğu için zaten belirtilen hız oranının aşılmadığı, önden giden araçların yoldan çok miktarda toz kaldırdıkları, Geyiksuyu J.Krl.K.lığını 800 metre kadar geçtikten sonra Sepertek deresi mevkiinde keskin viraja geldikleri, bu esnada sanığın komutanım yol çok toz oluyor, görebiliyor musunuz dediği, Tbp.Atğm. Ahmet ŞAHBAZın da sanığa iyice yavaşlamasını söylediği, sanık P.Komd.Er Mehmet KARACAnın önündeki aracı kedi gözü diye tabir edilen lambalardan takip edemediği, yol kenarındaki tümseği aşarak yolun sol tarafına yaklaşık 50 m. derinliğindeki şarampole takla atarak yuvarlandığı, araçta bulunan Tbp.Atğm. Ahmet ŞAHBAZın 45 gün (Dz.118-119), P.Çvş.Ercan ORHANın 3 gün (Dz.92), P.Uzm.Çvş. İbrahim KOÇYİĞİTin 3 gün (Dz.93) iş ve güçlerinden kalacak şekilde yaralandıkları, meydana gelen kaza sonucunda araçta 4.200.476.870 TL. hazine zararı meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Hazırlık soruşturması sırasında sanığın kusurlu olup olmadığı hususunda bilirkişi olarak dinlenen Ulş.Yb.Halit YEŞİLYURT hazırladığı yazılı raporda (Dz.32) meydana gelen kazada sanığın 4/8 oranında kusurlu olduğunu bildirmiştir. Aynı bilirkişi yargılama aşamasında düzenlediği raporda (Dz.195) intikal sırasında öndeki araçların çıkardığı toz nedeniyle görüş mesafesinin iyice düşmesi ve bilmediği bir karayolunda ilk kez karartmalı yürüyüş esnasında kazanın meydana gelmesi nedeniyle sanığın kusur oranını 2/8e düşürmüştür. Sanık temyiz dilekçesinde olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını iddia etmektedir. Dolayısıyla aynı bilirkişi tarafından hazırlanan ve dosya içeriğinde herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen kusur oranı konusunda iki farklı oran bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi isabetsizdir. Bu nedenle, sanığın operasyon sırasındaki psikolojik durumu da dikkate alınacak şekilde o yörede bu tür operasyonlara katılan bir subayın da iştiraki ile yeni bir bilirkişi heyeti oluşturmalı, intikal sırasındaki sürate (Dz.55), araç şoförünün teçhizatına (Dz.62) ve araçlar arasındaki mesafenin korunacağına dair emirler (Dz.47) dikkate alınarak sanığın kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise hangi oranda kusurlu olduğu tereddüte mahal bırakmayacak şekilde yeniden tespit edilmesi gerektiğinden yönünden hükmün noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca; ASCKnın 137nci maddesine göre ceza tayini sırasında yaralamaya sebebiyet vermek suçu ile ilgili maddenin asgari haddi dikkate alınarak ceza tayin edildiğinden, 765 sayılı TCKnın 459 uncu maddesi ile 5237 sayılı TCKnın 89 uncu maddesinin karşılaştırılması ve 5237 sayılı Kanunda taksirle yaralamalar bakımından koğuşturma yapılmasının rapor durumuna bakılmaksızın şikayet şartına bağlandığı dikkate alınarak, lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerektiğinden hükmün uygulama yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, Askeri Mahkemece verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Yasanın 221/1 nci maddesi uyarınca noksan soruşturma ve uygulama yönlerinden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 31.05.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy