(1632 S. K. m. 66, 73) (765 S. K. m. 59) (AYDK. 30.04.1998 T. 1998/65 E. 1998/65 K.)
İzin tecavüzü suçundan sanık terhisli P. Er Abdurrahman BİLEN hakkındaki 6ncı Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 02.02.2005 tarih ve 2005/2114-16 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 02.05.2006 tarih ve 2006/2891 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece; sanığın, 26.03.2004-05.04.2004 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek ASCKnın 66/1-b, 73 ve 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddeleri uygulanıp sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Bu hüküm sanık tarafından raporu veren sağlık biriminden 17 gün istirahat verildiğini, rapor üzerinde 7 rakamının yanına 1 rakamını kendisinin eklemediğini, kendi el yazısı örneği alınmadan ekspertiz raporu alınmasının hatalı olduğunu, ekspertiz raporunu kabul etmediğini, raporun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirten bir dilekçeyle temyiz edildiği,
Tebliğnamede mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Sanığın temyiz isteminin sadece mahkumiyet hükmüne yönelik olması nazara alındığında, aynı hükümle sanık hakkında resmi evrakta tahrifat suçundan dolayı verilmiş olan görevsizlik kararı temyiz incelemesi dışında tutulmuştur.
Yapılan incelemede; sanığın 6ncı Kor.Loj.Ds.K.lığı Kh. Takımında askerlik hizmetini yaparken, 01.03.2004 tarihinde Siirt Pervari adresinde geçirmek üzere yol süresiyle birlikte toplam 19 gün süreyle izne gönderildiği, izni sona ermeden 18.03.2004 günü rahatsızlığı nedeniyle Pervari İlçe J.K.lığına başvuran sanığa İlçe J.K.lığı Revirinde yapılan muayenesinde 7 gün yatak istirahati verildiği, sanığın istirahat almasını müteakip 7 gün süreyle istirahati uygundur ibaresindeki 7 rakamının yanına 1 rakamı yazılmak suretiyle istirahat süresi '17 güne' çıkarılmış olan raporu Birliğine postalaması üzerine rapor teyidinin Birlik Komutanlığınca 31.03.2004 tarihli yazı ile sorulduğu, Pervari İlçe J.K.lığınca 18.03.2004 gününe ait Revir vizite defteri kaydı da gönderilerek istirahat süresinin 7 gün olduğunun bildirildiği, sanığın 17 gün istirahat kullandıktan sonra 05.04.2004 günü saat 07.45de Birliğine katıldığı, oysa 7 gün süreli istirahati 24.03.2004 günü saat 24.00de sona eren sanığın dönüş için tanınması gereken 1 gün yol süresi sonunda 25.03.2004 günü saat 24.00e kadar Birliğine dönmesi gerekirken, istirahat sonunda dönmeyip 9 tam gün izin tecavüzünde kaldığı, anlaşılmaktadır.
Sanığın posta ile Birliğine gönderdiği ve doğru olduğunu iddia ettiği rapor üzerinde Adana Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan tetkikte, belgedeki 17 rakamındaki 1 rakamı ile 7 rakamı ve yanındaki diğer yazıların kalem mürekkep renk tonu ve fulaj izi yönünden farklı olduğu ve 1 rakamının belgeye sonradan tahrifen yazıldığı belirlenmiş olup, sanığa doktor tarafından gerçek olarak verilen istirahat süresinin 7 gün olduğu konusunda kayıtlar itibarıyla bir kuşku bulunmadığından, bir başkasına da yaptırılabilecek olan tahrifatın sanığın elinden çıkıp çıkmadığının tespit edilmemesi bir noksanlık olarak görülmemiştir. Öte yandan, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 30.04.1998 tarih ve 1998/65-65 sayılı kararında da açıklandığı gibi, Devlet tarafından kurulmuş olan Kriminal Laboratuvarların resmi bilirkişi olarak kabul edilebilecekleri konusunda herhangi bir kuşku ve bu kurumlar tarafından düzenlenen raporların da yazılı delil kaynağı oldukları konusunda herhangi bir duraksama bulunmadığından, sanığın Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına ilişkin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmiştir.
Bu suretle izinde aldığı 7 gün istirahat sonunda Birliğine katılmamasını haklı gösterecek yasal bir mazereti bulunmayan sanığın, suç kastı ile hareket edip izinden 6 gün içinde dönmeyerek ASCKnın 66/1-b maddesinde yazılı tanıma uygun izin tecavüzü suçunu işlediği anlaşıldığından, Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle temel cezayı alt sınırdan belirleyip yasal ve takdiri indirim de uygulamak suretiyle tesis ettiği hükümde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın yerinde görülmeyen temyizinin reddi ile mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 09.05.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy