(1632 S. K. m. 87, 144) (765 S. K. m. 2, 59, 230) (647 S. K. m. 4, 6) (5237 S. K. m. 7, 62, 257)
Memuriyet görevini ihmal suçlarından sanıklar Uzm.J.II.Kad.Çvş.Orhan KARANFİL (1994-1976), terhisli J.Çvş.Hakan PEKTAŞ ve terhisli J.Er Mehmet DUMAN hakkında 12 nci Mknz.P.Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.10.2005 tarih ve 2005/863-598 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükümlerin, sanık Orhan KARANFİL ve müdahil vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 05.05.2006 tarih ve 2006/2916 sayılı tebliğnamesi ekinde hükümlerin esastan bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM I: Askeri Mahkemenin 15.10.2003 tarih ve 84-777 sayılı hükmü (Dz.429-431) ile ;
1) Sanık Uzm.J.II.Kad.Çvş.Orhan KARANFİLin 22.04.2000 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 87/1 ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2) Sanıklar Uzm.J.II.Kad.Çvş.Orhan KARANFİL ile terhisli J.Çvş.Hakan PEKTAŞ ve terhisli J.Er Mehmet DUMANın 22.04.2000 tarihinde zarar doğuran memuriyet görevini ihmal suçunu işledikleri kabul edilerek ASCK'nın 144 üncü maddesi atfı ile TCK'nın 230/2, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince ayrı ayrı 456.300.000.-TL.sı ağır para ve iki ay onbeş gün memuriyetten mahrumiyet cezaları ile cezalandırılmalarına, bu cezaların 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ I: Bu hükümler;
Müdahil vekili tarafından; sebep gösterilmeksizin, sanık Orhan KARANFİL tarafından ise; emre itaatsizlik kastı ile hareket etmediği gibi intihar etmeyi kafasına koymuş bir kimsenin inzibati tedbirlerle intiharının önlenmesi mümkün olmadığından görevini ihmal ettiğinin söylenemeyeceği, ileri sürülerek ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
DAİRE KARARI: Dairemizin 09.03.2005 tarih ve 313-310 sayılı kararı ile;sanık Orhan KARANFİL hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan kurulan mahkumiyet hükmü suç vasfına bağlı görev yönünden; görevi ihmal suçundan üç sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ise uygulama yönünden ayrı ayrı bozulmuştur.
HÜKÜM II: Askeri Mahkemenin 19.10.2005 tarih ve 863-598 sayılı hükmü (Dz.522-524) ile;sanıkların 22.04.200 tarihinde memuriyet suçunu işledikleri kabul edilerek ASCKnın 144 ncü maddesi atfı ile 765 sayılı TCKnın 230/1,5237 sayılı TCKnın 62 ve 647 sayılı Kanunun 4 ncü maddeleri gereğince ayrı ayrı 300.- YTLsı adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince bu cezaların ayrı ayrı ertelenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ II: Bu hükümler;
Müdahil vekili tarafından; asgari hadden ceza verilerek,ertelenmesinin hukuka aykırı olduğu,avukatlık ücretinin hüküm tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenmesi gerektiği, sanık Orhan KARANFİL tarafından ise; kusurlu ya da ihmali bir davranışının olmadığı,tamamen insani düşüncelerle hareket ettiği, ileri sürülerek ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Sanık Orhan KARANFİL hakkındaki itaatsizlik disiplin suçu nedeniyle verilen görevsizlik kararına yönelik temyiz bulunmadığından,bu hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
İNCELEME: Dosya içeriğinden;
18.04.2000 tarihinde saat 14:00 sıralarında babası İhsan DEMİRTAŞ tarafından Ağrı Askerlik Şubesi Başkanlığına getirilen firari J.Er Yılmaz DEMİRTAŞın rahatsızlığı nedeniyle Ağrı Askeri Hastanesine sevk edilerek yapılan muayenesi sonucu psikoz tanısı ile Ağrı İl Jandarma Komutanlığınca teslim alındığı, adı geçen Erin askerlik hizmetini ifa ettiği Tunceli - Çemişgezek İlçe Jandarma Komutanlığına sevki amacı ile Uzm.J.Çvş.Orhan KARANFİLin Devriye Komutanı, J.Çvş.Hakan PEKTAŞ ile J.Er Mehmet DUMANın koruma ve sevk devriyesi olarak görevlendirildikleri (Dz.188), bu konuda tanzim edilen ve sanıklara tebliğ edilen koruma ve sevk devriyesi hizmet kağıdı (Dz.187) ile günlük hizmet cetveli (Dz.188) ve İl Merkez Jandarma Komutanlığının 20.04.2000 gün ve Hrk.:0627-2-29-00/2839 sayılı mesaj formu (Dz.185), ayrıca Devriye Komutanı Uzm.J.Çvş.Orhan KARANFİLe tebliğ edilen Devriye Genel Talimatı ve Sevk Özel Talimatına (Dz.174,175) göre firari Er Yılmaz DEMİRTAŞın teslim alınarak 22.04.2000 tarihinde saat 07:00 sıralarında Toplanma Merkezinden konvoy ile sevke çıkılacağının, aynı gün muhtemelen saat 14:00 sıralarında Erzincan 3 ncü Ordu Toplanma Merkezine ulaşılarak serbest bırakıldıkları taktirde temin edecekleri mutad vasıta ile Erzincan - Tunceli yol güzergahını izleyerek firari Er Yılmaz DEMİRTAŞı, Tunceli - Çemişgezek İlçe Jandarma Komutanlığına teslim edeceklerinin, bilahare temin edilecek mutad bir vasıta ile Tunceli - Erzincan - Erzurum - Ağrı güzergahı takip edilerek dönüş işleminin gerçekleştirileceğinin öngörüldüğü, ancak tüm bunlara rağmen Devriye Komutanı Uzm.J.Çvş. Orhan KARANFİLin firari Er Yılmaz DEMİRTAŞı Merkez Komutanlığına teslim edip konvoy ile sevk yapılmasını sağlaması gerekirken adı geçen Eri Merkez Komutanlığına teslim etmediği gibi Karakol Komutanlığına bilgi vermeden daha önceden tanıdığı Sivil Şahıs Bülent ÖZEN yönetimindeki 04 T 0107 plakalı taksiyi kiralayarak 22.04.2000 günü saat 07:00 sıralarında diğer devriye askerleri ve firari Er ile birlikte oldukları halde Tunceli iline hareket ettikleri, aynı gün saat 14:00 sıralarında Tunceli - Mazgirt İlçesi Elmalı Jandarma Asayiş Karakolu kontrol noktasında görevlilerce aracın durdurulduğu, araç şoförünün kayıt işlemi için, Devriye Komutanı Uzm.J.Çvş.Orhan KARANFİLin de Tunceli İl Jandarma K.lığına telefon etmek için araçtan inerek 10 metre kadar araçtan uzaklaştıkları, aracın arka koltuğunda bulunan muhafız J.Çvş.Hakan PEKTAŞ ve muhafız J.Er Mehmet DUMANın da araçtan indikleri, J.Er Mehmet DUMANın araçtan inerken 14.J.814 seri numaralı G-3 piyade tüfeğini aracın arka çamurluğuna dayadığı ve taksinin arka tarafında sigara içmek isterlerken firari J.Er Yılmaz DEMİRTAŞın gevşek takılan kelepçeden sağ elini çıkararak aracın çamurluğuna dayalı halde bırakılan G-3 piyade tüfeğini alıp tam dolduruş haline getirdiği, J.Er Mehmet DUMANın silahın dolduruş sesini duyarak hamle yapmasına rağmen firari J. Er Yılmaz DEMİRTAŞın sağ şakak kısmına bir el ateş ederek kendisini başından yaraladığı, adı geçen Erin ağır yaralı olarak Kovancılar Devlet Hastanesine götürüldüğü, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı ve saat 14:25de öldüğü, maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılan maddi olay nedeniyle sanıkların memuriyet görevinin ihmal suçunu işlediği kabul edilerek ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 257/2 nci maddesinde atılı suç için öngörülen cezanın sanıkların aleyhine olması sebebiyle 765 sayılı TCKnın 230/1 nci maddesi ile uygulama yapılarak yazılı olduğu şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
Memuriyet görevini ihmal suçu bozmadan sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCKnın 257/2 nci maddesinde yeniden düzenlenmiş olup, mülga 765 Sayılı TCKnın 230 ncu maddesinden farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için memurun görevinin gereklerine aykırı davranması sonucu kişilerin mağduriyetine yol açılması veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir kazanç sağlanması zorunlu bulunmaktadır.
Somut olayda; bir an için sanıkların sabit görülen ihmali davranışları ile kişilerin mağduriyetine yol açıldığı düşünülebilirse de, sanıkların ihmali davranışları ile intihar olayı arasında nedensellik bağı bulunmadığı, ayrıca kamunun ekonomik bir zararının söz konusu olmadığı ve kişilere haksız bir kazanç sağlanmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCKnın 257/2 nci maddesinde düzenlenen görevi ihmal suçunun oluşumu için aranılan unsurların gerçekleştiğini söylemek mümkün görülmemiştir. Mahkemece eski ve yeni TCK'nın atılı suçun oluşumu için aranan unsurlar yönünden tartışılmayıp, sadece öngörülen cezalar yönünden karşılaştırılmasının yapılarak sonuca gidilmesi yasal ve isabetli olmadığı gibi, gerek 765 sayılı TCKnın 2 ve gerekse 5237 sayılı TCKnın 7 nci maddelerinde; suçun işlenmesinden sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı hiç kimsenin cezalandırılamayacağı ve suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehinde olan kanunun uygulanacağı belirtildiğinden, unsurları yönünden oluşmayan atılı suçtan sanıkların beraetine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi yasaya aykırı bulunduğundan, müdahil vekilinin kabule değer bulunmayan temyiz sebeplerinin reddi ile hükümlerin esas yönünden ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Müdahil vekili ve sanık Orhan KARANFİLin temyizlerine atfen ve resen, memuriyet görevini ihmal suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince ESASTAN ayrı ayrı BOZULMASINA,
17.05.2006 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy