(1632 S. K. m. 30, 66) (5237 S. K. m. 32, 62) (353 S. K. m. 228, 235, 236)
Mükerrer firar suçundan dolayı hapis ve TSKdan çıkarılma cezasına hükümlü Top.Üçvş.Ümit AYGÜN müdafileri tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine Askeri Yargıtay Başsavcılığın istemin kabule değer olmama noktasından reddi görüşünü içeren 09.05.2006 tarih ve 2006/3038 sayılı tebliğnamesi ekinde gönderilen dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında, 9uncu Mot.P.Tug.K.lığı Askeri Mahkemesinin 10.11.2005 tarih ve 2005/1118-768 esas ve karar sayılı hükmü ile 11.11.2004-10.07.2005 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 66/2-c ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddeleri uygulanıp sonuç olarak bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ASCKnın 30/A maddesi uyarınca Türk Silâhlı Kuvvetlerinden Çıkarılmasına karar verilmiş olup, sözü edilen mahkûmiyet hükmü sanık müdafiinin temyizi üzerine Askeri Yargıtay 1inci Dairesinin 15.02.2006 tarih ve 2006/255-249 sayılı ilâmıyla onanarak 15.02.2006 tarihi itibarıyla kesinleşmiştir.
Hükümlü müdafileri 21.04.2006 tarihli dilekçeyle ceza ehliyeti yönünden müvekkillerine konan tanının ayırımında psikiyatri bilimi açısından zorluk bulunduğunu, geçirilmiş depresif bozukluk tanısı ile geçirilmiş anksiyete bozukluğu tanılarının muayene esnasında hastanın ortaya koyduğu veriler itibarıyla birbirine karıştırılmasının mümkün olduğunu, müvekkilleri hakkında 5237 sayılı TCKnın 32/1-2 madde ve fıkralarının uygulanıp uygulanmayacağı hususunun yargılamanın önceki aşamalarında açık ve net olarak ortaya konulamadığı kanaatini taşıdıklarından yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurduklarını, bu aşamada sundukları ve daha önce dava dosyasında mevcut olmayıp dolayısıyla inceleme ve değerlendirme konusu yapılmamış üç yeni delilin tüm dosya kapsamı ile değerlendirildiğinde müvekkillerinin yeniden yapılacak yargılama sonunda önceki hükme nazaran daha az ceza ile hükümlendirilmesinin olası olduğunu ileri sürmek ve Sarıkamış Asker Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde 26.12.2005 tarihinde yapılan muayene belgesi, Antalya Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde yapılan muayene ve 28.03.2006 tarihli 20 gün istirahat raporu ile Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Bölümünden Öğ.Gör.Dr.Hakan ATALAYın depresyon ve anksiyete bozukluklarının tanısı ve seyri ile ilgili bilimsel mütalâasını dilekçeye eklemek suretiyle yargılamanın yenilenmesini ve infazın tehirini talep etmiştir.
353 Sayılı Kanunun 228inci maddesinde olağanüstü kanun yolu olan hükümlünün lehine yargılamanın yenilenmesi sebepleri A, B, C, D ve E bendinde sınırlı olarak sayılmıştır.
353 Sayılı Kanunun 228/E maddesi Yeni vakıalar veya yeni deliller ileri sürülüp de bunlar yalnız başına veya daha önce irat edilen delillerle birlikte göz önünde tutuldukları taktirde hükümlünün beraetini veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanması ile hükümlülüğü gerektirebilecek nitelikte olursa hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebebi olacağını hükme bağlamıştır.
Bu maddeye göre, yeni olay veya yeni delillerin kuşkusuz yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte ve yargılama sırasında mahkemece bilinmemiş yahut evvelce verilmiş olan hükmü sarsacak ve mahkemeyi o kararın doğruluğu hususunda tereddüde sevk edecek mahiyette olması gerekir.
Oysa, hükümlü müdafilerinin dilekçede ileri sürdüğü ceza ehliyetini ilgilendiren hususlar, yargılamada ortaya konan elverişli delillere göre irdelenmiş ve hükümlünün psikiyatrik yönden geçirdiği safahatı gösterir tedavi ve muayene belgeleri ile sağlık kurul raporları dava dosyasına konduktan sonra, 13.09.2005-20.09.2005 tarihleri arasında Sarıkamış Asker Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde adli gözlem altında tutulan hükümlü hakkında geçirilmiş anksiyete bozukluğu tanısı konarak, algılama ve irade yeteneğine haiz olduğu ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olmadığı saptanıp 5237 sayılı TCKnın 32nci maddesinin 1 ya da 2nci fıkralarından yararlanamayacağına ve suç tarihlerinde ve hâlen sınıfı görevini yapacağına ve ceza ehliyetinin tam olduğuna karar verilmiştir.
Hükümlü müdafileri tarafından ibraz edilen Sarıkamış Asker Hastanesinin 26.12.2005 tarihli muayene belgesinde, Birliği tarafından muayeneye gönderilen hükümlü hakkında adli gözlemi de yapmış olan psikiyatri uzmanı tarafından rediktif anksiyete, devam eden adli süreç nedeniyle sıkıntılı olduğunu ifade ediyor kaydı konarak ilaç verildiği görülmekte olup, bu belge hüküm verildikten sonra düzenlenen ve bu nedenle yargılamada değerlendirilmeyen bir belge olmakla birlikte, hükümlünün ceza ehliyeti konusunda yargılamada ortaya konan kanıyı sarsacak ya da kuşku yaratacak bir yönü bulunmamaktadır. Yine ibraz edilen ve hükümlünün 24.03.2006-28.03.2006 tarihleri arasında Antalya Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisinde yatarak gördüğü tedaviye ve 28.03.2006 tarihinde depresyon + panik bozukluğu tanısıyla 20 gün istirahatle taburcu edilmesine ilişkin olan belgelerdeki durumun, hükümlü hakkındaki adli gözlem ve sağlık kurul kayıtlarında irdelenen psikiyatrik durumundan farklı bir yönü bulunmamakta, hükümlünün suç tarihlerinde algılama ve irade yeteneğini haiz olmadığı ya da davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olduğu sonucunu doğurmaya elverişli nitelikte yeni bir delil mahiyeti taşımamaktadır. Öte yandan, yargılamanın yenilenmesi istemine dayanak olarak sunulan ve 5271 sayılı CMKnın 67/6ncı maddesi uyarınca uzmanından temin edilmiş olan bilimsel mütalâa, depresyon ve anksiyete bozuklukları konusuyla ilgili ve hükümlünün durumunu ele almayan soyut nitelikte bir değerlendirmeden ibaret olup, hükümlü hakkındaki adli gözlem ve sağlık kurul raporunun yanlışlığını ortaya koyan ve bu suretle varılan yargıda kuşkulara neden olacak bir nitelik taşımamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, yargılamanın yenilenmesi için ibraz edilen yeni deliller ve bilimsel mütalâanın, hükümlünün tüm sağlık safahatını, hakkındaki farklı tanılarla gördüğü psikiyatri tedavilerini ve askerlik yaşamını irdeleyerek suç tarihlerindeki ceza ehliyeti konusunda sonuca varan Sarıkamış Asker Hastanesi Psikiyatri Uzmanın adli gözlem raporuna ve bunu teyit eden aynı Hastane Sağlık Kurulu raporuna itibar edilmemesini, bu raporlara kuşku ile bakılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Bu duruma göre, hükümlü müdafileri tarafından yeni delil olarak yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde ileri sürülen beyan ve eklenen belgeler, 353 Sayılı Yasanın 228/E maddesinde yazılı olduğu şekilde yalnız başına veya daha önce irat edilen delillerle birlikte göz önünde tutulduklarında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne konu mükerrer firar suçundan hükümlünün beraetini veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanmasını gerektirebilecek derecede önemli ve yeni bir delil niteliğinde bulunmadığından, hükümlü müdafilerinin isteminin kabule değer olmaması noktasından reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlü müdafilerinin yerinde görülmeyen yargılamanın yenilenmesi ve buna bağlı olarak ileri sürülen infazın ertelenmesi istemlerinin, 353 sayılı Yasanın 235 ve 236/2nci maddeleri uyarınca kabule değer olmaması noktasından REDDİNE,
Tebliğnameye uygun olarak, 17.05.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy