(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4, 5) (353 S. K. m. 220)
Yoklama kaçağı suçundan sanık Ter. P.Er İsmail GÜL hakkında K.T.B.K.Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 09.8.2005 gün ve 2005/250-414 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 04.01.2006 gün ve 2006/95 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanık hakkında bakaya suçundan dolayı verilen ilk mahkumiyet hükmünün Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 24.11.2004 gün ve 2004/1234-1225 sayılı ilâmı ile noksan soruşturma yönünden bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda sanığın 28.2.2003-25.8.2003 tarihleri arasındaki yoklama kaçağı suçundan eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi), TCK'nın 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve 5 inci maddeleri uyarınca 900 YTL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına, yasal imkansızlık nedeniyle ertelemeye yer olmadığına, cezanın aylık 37.50 YTL. olacak şekilde 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
Sanık hükmü, suçu kasten işlemediğini, cezanın fazla olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir.
Tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 15.8.2002 tarihinde amcasının oğluna tebliğ edildiği, 19.8.2002 tarihinde Askerlik Şubesine gelerek son yoklamasını yaptırmasının istendiği, tebligatın geçerli olduğu, emsallerinin 21/27.2.2003 tarihleri arasında 1 inci grup olarak sevk edildikleri, bu tarihler arasında şubeye başvurarak son yoklamasını yaptırdığı, böylece 28.2.2003-25.8.2003 tarihleri arasında yoklama kaçağı kalmak suçunu işlediği kabul edilerek Askeri Mahkemece mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Sanık İstanbulda çalıştığı, işlerinin yoğun olduğu ve tebligattan geç haberdar olduğu için yoklamasını zamanında yaptıramadığını ileri sürmekte ise de, son yoklama çağrı pusulasının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi karşısında savunmasına Askeri Mahkemece itibar edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sanık hakkında kurulan hükümde usul, sübut, vasıf ve takdir yönlerinden kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; sanık hakkında takdiri indirim yapılırken hüküm tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi yerine, mülga 765 sayılı TCK'nın 59/2 nci maddesinin uygulanması yasaya aykırı görülmüş ve hüküm sanığın temyizine atfen uygulama yönünden bozulmuştur.
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca, hükmün 2 nci paragrafının 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına... şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnamede yazılı görüşe uygun olarak 25.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy