(1632 S. K. m. 117) (765 S. K. m. 59, 80) (647 S. K. m. 4) (5252 S. K. m. 5) (353 S. K. m. 217)
Asta müessir fiil ve müteselsilen asta müessir fiil suçlarından sanık Uzm.J.II.Kad.Çvş.Fevzi BEKAR hakkında 2 nci Kor.Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 31.5.2005 gün ve 2005/380-359 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 04.01.2006 gün ve 2006/98 sayılı tebliğnamesi ekinde hükümlerin düzeltilerek onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece sanık hakkında asta müessir fiil ve müteselsilen asta müessir fiil suçlarından kurulan ilk mahkûmiyet hükmünün Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 5.5.2004 gün ve 2004/510-507 sayılı ilâmı ile usûl yönünden bozulduğu, bozma ilamına uyulmasına takiben yapılan yargılama sonunda sanığın 16.3.2001 tarihinde asta müessir fiil suçunu işlediği sabit kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 117/1, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4/2 nci maddeleri uyarınca 100.-YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 18.3.2001 tarihinde müteselsilen asta müessir fiil suçunu işlediği sabit kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 117/1, TCK'nın 80, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca 116 YTL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, aynı neviden ağır para cezalarının toplanarak sonuç olarak 216 YTL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sanık, tanık olarak dinlenilen erbaş ve erlerin taraflı ifade verdiklerini Serkan COŞKUNu müteselsilen darp etmediğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Tebliğnamede hükümlerin düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Yenice İlçe J.K.lığında görevli sanığın 16.03.2001 tarihinde birkaç kez yemekhaneye girdiği, o esnada yemekhanede aralarında mağdur J.Onb. Mustafa AVCInında bulunduğu televizyon seyreden personelin her defasında ayağa kalktığı, son kez yemekhaneye girişinde de yemekhanedeki personelin ayağa kalktığı, sanığın arka kapıdan çıkarken personelin de yerine oturmaya başladığı, bunun üzerine sanığın orada bulunan bütün personele küfür etmeye başladığı, o arada Mustafa AVCIya küfür ettiği, Mustafa AVCIyı kolundan tutup Soğucak Jandarma Karakol Komutan odasına götürdüğü, kapı önündeki karakol nöbetçisini de oradan uzaklaştırdığı ve kapıyı kapattığı, tekme ve tokat vurarak J.Onb. Mustafa AVCIyı dövdüğü, odadan dışarı çıktıklarında Mustafa AVCInın kolunu tuttuğu ve ağzının kanadığı, sevk edildiği Yenice Devlet Hastanesinde yapılan muayene sonucu düzenlenen geçici raporda üst dudakta şişlik, iç kısmında hematom ve ekimoz, üst dudak orta ve sol alt kısımda sıyrıklar bulunduğunun, Biga Devlet Hastanesi Baştabipliğince 17.03.2001 tarihinde düzenlenen kati raporda da bir gün iş gücünden kaldığının belirlendiği,
Mağdur J.Onb. Serhan COŞKUNun 18.03.2001 tarihinde sanığı evinden çağırmak üzere İlçe Jandarma Karakol K.lığı tarafından görevlendirildiği, sanığın ikamet ettiği lojmana giderek Bölük Komutanın kendisini çağırdığını söylediği, sanığın mağdur Serhan COŞKUNa siktir git, ben geliyorum dediği, bir müddet sonra hizmet binasına gelen sanığın Serhan COŞKUNu yanına çağırdığı, Soğucak Jandarma Karakol K.lığı odasına alarak kapısını kapattığı ve ben sana demedim mi benim evime kim çağırırsa çağırsın asker gelmeyecek dediği, aynı zamanda da tekmeyle mağdur Serhan COŞKUNa vurmaya başladığı, yine Serhan COŞKUNun nöbetçileri doldur boşalt istasyonuna götürdükten sonra sanığı çağırmak için odasına gittiğinde sanığın Serhana neden yanıma sürekli geliyorsun, kendi işini kendin yapamıyor musun, sen ne biçim onbaşısın diyerek dövdüğü, sanığın mağdur Serhan COŞKUNu her fırsatta sebepli ya da sebepsiz dövdüğü, böylelikle sanığın asta müessir fiil ve müteselsilen asta müessir fiil suçlarını işlediğinden bahisle mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde usûl, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık görülmediğinden hükmün onanmasına karar verilmiştir.
5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürüldüğünden, sanık hakkında tesis olunan ağır para cezalarının infazı sırasında adli para cezasına dönüştürülerek ve içtima ettirilmeksizin infaz edilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 25.01.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy