(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (353 S. K. m. 221)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Adayı (Hv.Svn.Çvş.) İsa YILDIZ hakkındaki Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 15.02.2006 tarih ve 2006/29-46 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 16 Mayıs 2006 tarih ve 2006/3227 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; Sanığın 01.12.2004 - 29.04.2005 tarihleri arasında kendiliğinden başvurmakla sona eren Bakaya suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 ve 647 Sayılı Yasanın 4ncü maddeleri uyarınca 1.200 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen adli para cezasının 647 Sayılı Yasanın 5nci maddesi uyarınca aylık, 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının sanıktan defaten tahsiline karar verilmiştir (Dz.77).
Sanık, yurt dışında bulunması ve rahatsız olması nedeniyle sevke katılamadığını, suç kastı taşımadığını öne sürerek hükmü süresinde temyiz etmiştir (Dz.58).
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Dosya kapsamından; sanığın 14.10.2002 tarihinde Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olduğu, 2002/11nci grup olarak ve Aralık 2003 celbinde sevke tabi olacak şekilde askerliğine karar aldırdığı, Aralık 2003 - Ağustos 2004 celp dönemlerine rahatsızlığından kaynaklanan yasal mazeretleri nedeniyle icabet edemediği, müteakip Aralık 2004 celbine tabi olan sanığın 30.10.2004 - 11.11.2004 tarihleri arasında TRT ile yapılan muhtelif duyurulara göre; en geç, 30.11.2004 günü mesai bitimine kadar şubesine müracaat ederek sevk işlemlerini yaptırması gerekirken yaptırmadığı, daha sonra kendiliğinden 29.04.2005 tarihinde şubesine müracaat ettiği ana kadar atılı suçu işlediği anlaşılmaktadır.
Sanığın suç tarihlerinde yurt dışında olması (Dz. 23), yurt dışı adresini şubesine bildirmemiş olması karşısında (Dz. 51), yasal mazeret olarak kabul edilemeyeceği gibi, rahatsızlığına ilişkin bir tabip raporu ibraz edememesi nedeniyle, soyut olarak hasta olduğuna yönelik temyiz sebebine de itibar olunması mümkün değildir. Suç kastı ile hareket ettiği açıklıkla anlaşılan sanığın; yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, sanığın işlemiş olduğu suçtan, haklı ve inandırıcı gerekçelerle yasanın öngördüğü cezanın alt sınırının esas alınarak cezalandırılması, gerekli takdiri indirimin yapılması, verilen cezanın paraya çevrilmesi suretiyle kurulan hükümde usûl, sübut, vasıf, takdir yönlerinden yasaya aykırı bir durum mevcut değildir.
Uygulama yönünden ise, hükmün verildiği 15.02.2006 tarihinde yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK'nın 59ncu maddesinin uygulanması, bozmayı gerektirmiş, ancak bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle,
Mahkûmiyet hükmünün sanığın temyizine atfen ve resen uygulama yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi gereğince hükmün takdiri indirime ilişkin bölümünün, 5237 sayılı Yeni TCK'nınnın 62nci maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılmasına şeklinde gösterilerek Düzeltilip ONANMASINA,
Sonuçta tebliğnamedeki görüşe uygun olarak 24.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy