(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 62)
Mükerrer firar suçundan sanık P. Er Çetin ÇAMYEL hakkında 3 üncü Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 06.04.2006 gün ve 2006/541-236 esas ve karar sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 16.05.2006 gün ve 2006/3241 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün bozulması görüşü ile Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 18.10.2002-23.02.2006 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/2-c, TCK'nın 62/2nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına tutukluluk süresinin mahsubuna ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından; özetle, daha önce işlediği firar ve mükerrer firar suçları nedeniyle ceza alarak cezalarını çektiğini, bu firarından önce psikiyatrik rahatsızlığı nedeniyle iki ay hava değişimi aldığını, psikiyatrik açıdan hiçbir muayeneden geçmeden sadece mahkemede psikologa çıktığını belirten nedenlerle temyiz edilmiştir (194, 200, 203).
Tebliğnamede hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; 19.01.1996-06.02.1998 tarihleri arasında işlemiş olduğu firar suçu nedeniyle mahkum edilen (Dz.148) ve kesinleşen cezası infaz edilerek şartla tahliye edilen sanığın, askerlik hizmetinin devamı sarasında rahatsızlığı sebebiyle 18.10.2002 tarihinde Gümüşsuyu Asker Hastanesine sevk edildiği, hastane dönüşünde 18.10.2002 tarihinde saat 15:30 sularında refakatçisi P.Çvş. Osman GÖKOĞLUnun yanından savuşarak firar ettiği (Dz.85, 86), firar halinde iken hakkında çıkarılan gıyabi tutuklama müzekkeresine (Dz.111) istinaden 23.02.2006 tarihinde Çorluda yakalanarak aynı gün vicahen tutuklandığı (Dz.161, 179), bu suretle 18.10.2002-23.02.2006 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Ancak dosyada mevcut; sanığın 18.10.2002 günü psikiyatrik rahatsızlığı sebebiyle Gümüşsuyu Asker Hastanesine sevk edilmiş olduğuna ilişkin belge (Dz.85), Dz.137de yer alan adam öldürmekten arandığına dair yazı, Dz.169da yer alan 4616 sayılı yasadan yaralandığına ilişkin adli sicil kaydı (suç belli değil), daha önce firar ve mükerrer firar suçlarından mahkum olduğuna ilişkin adli safahatı, Dz.205de yer alan askerlik safahatı ve sanıkta antisosyal kişilikte anksiyete bozukluğu bulunduğuna dair 17.04.2002 tarihli SMK.lı iki ay hava değişimi raporu (Dz.184) dikkate alındığında; sanığın en azından bir uyum bozukluğu içinde olduğu açıkça belli olduğundan, durumunu normal kabul etmek olası değildir. TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin eki Hastalık ve Arızalar Listesinin 17nci maddesi B diliminin 1inci fıkrasında, en az biri askeri mahkeme tarafından verilmiş olmak şartıyla en az üç antisosyal eylemden dolayı almış oldukları hapis cezalarının infazına rağmen davranış bozuklukları devam eden ve askerlikle uyumları bozulanların bu durumun askerliğe elverişsizlik hâli sayıldığı belirtilmektedir. Firar ve izin tecavüzü fiilleri, askerliğe elverişli kişiler tarafından işlenebilen sırf askeri suç niteliğindeki suçlardan olduğundan, suç tarihinden önce askerliğe elverişsizlik durumunun belirlenmesi hâlinde eyleminin işlenemez suç niteliğine gireceği kuşkusuzdur.
Bu nedenle; sanığın işlediği tüm suçlara ilişkin gerekçeli karar ve infaz evrakının asıllarının veya onaylı fotokopilerinin dosyaya dahil edilmesi, dosya Dz.205de bulunan askerlik hizmet hesabı çizelgesinde belirtilen tüm eylemleriyle ilgili (Disiplin Mahkemesince verilenler dahil) karar ve infaz evrakının dosyaya ithalinin sağlanması ve sanığın psikiyatrik rahatsızlığı ile ilgili tüm sağlık raporu ve belgelerin getirtilmesini müteakiben düzenlenecek kıta anket formu ile sevk edilerek, usûlüne uygun olarak adli gözlem altına aldırılıp; sanığın psikiyatrik yönden suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığı ve cezai ehliyet durumunun Sağlık Kurulu Raporu ve Adli Rapor ile tespit edilmesinden sonra hükme varılması gerekirken; sanığın adli gözlem altına alınmadan duruşmada dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalâasıyla (Dz.187, 188) yetinilerek hükme varılması isabetsiz ve kanuna aykırı görüldüğünden, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca; dosyada onaysız fotokopi halinde bulunan, sanığın eyleminin mükerrer firar suçunu oluşturmasına temel olan 17.03.1998 gün ve 1998/492-54 esas ve karar sayılı firar suçuna ilişkin gerekçeli kararın (Dz.148), 12.11.1999 gün ve 1999/930-425 esas ve karar sayılı mükerrer firar suçuna ilişkin gerekçeli kararın (Dz.150) ve 07.10.2002 tarihli şartla tahliye kararının (Dz.149) onaylanmamış olması, keza gerekçeli hükümde bahsi geçen Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.1998 gün ve 1998/66 Müt. Sayılı şartla tahliye kararının dosyada mevcut olmaması da (muhtemelen Dz.149da bulunan karar içeriğine göre hükme varıldığı), noksan soruşturma olarak değerlendirilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Usûl ve Kanuna aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, sanığın temyizine atfen ve resen, 353 Sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi gereğince noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 31.05.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy