(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 251) (AYDK. 01.04.2004 T. 2004/66 E. 2004/61 K.)
İzin tecavüzü suçundan sanık P. Er Mehmet KARAMAZI hakkında Gnkur.Bşk.lığı Askeri Mahkemesince verilen 27.10.2005 gün ve 2005/342-233 esas ve karar sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bozma görüşünü içeren 16.05.2006 gün ve 2006/3254 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın 29.07.2005-26.08.2005 tarihleri arasında yakalanmakla son bulan izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-b ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, gözetim, yol ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1inci maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmiştir.
Sanık, hükmü süresinde sebepsiz olarak temyiz etmiştir (Dz.63).
Tebliğnamede, suç başlangıç tarihinin yanlış tespiti nedeniyle hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamından; Ankara Savunma İşbirliği Ofisi Kh.Brl. Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta olan sanığın, birliğinden 22.07.2005 tarihinde beş gün süre ile memleketi Kahramanmaraşa kanuni izine gönderildiği (Dz.4), ayrıldığı saat belli olmadığından lehine hareketle izninin saat 24.00da başladığının kabulüyle izin süresi sonunda en geç 27.07.2005 günü sonuna kadar birliğine katılması gerekirken talebi üzerine izninin iki gün uzatıldığı (Dz.3), iki gün uzatılan izni sonunda sanığın 29.07.2005 günü saat 24.00a kadar dönüp birliğine katılmadığı ve iznini tecavüz ettiği, bir süre sonra 26.08.2005 tarihinde polis tarafından yakalanarak(Dz.7) 31.08.2005 tarihinde birliğine teslim edildiği şeklinde sübut bulduğu konusunda kuşku bulunmayan maddi olay nedeniyle;
Askeri Mahkemece, müsnet suçun sabit görülerek ve gerekçeli hükümde gösterilen haklı ve hukuka uygun kabullerle asgari hadden, takdiri indirim maddesi de uygulanmak suretiyle yazılı olduğu şekilde mahkûmiyete hükmolunmasında isabetsizlik ve yasaya aykırılık bulunmadığından sanığın sebepsiz temyizi kabule değer görülmemiş, mahkûmiyet hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Sanığın 2005 yılı içinde 02.05.2005-09.05.2005 tarihleri arasında 2 gün yol süresi verilerek yol dahil 7 gün süreyle kanuni izne gönderildiğinin Dz.21de yer alan izin çizelgesinde açıkça yazılı olması nedeniyle, sanığa bu izinde yol süresi verilmemesinde ve askeri mahkemece yeniden yol süresi tanınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından; tebliğnamede sanığa yol süresi tanınması lâzım geldiğine dair görüşe itibar edilmemiştir.
Sanığın izne ayrıldığı saatin belli olmaması nedeniyle, izin süresi sonunda en geç 29.07.2005 günü sonuna (saat 24.00a) kadar birliğine katılması gerektiğinden, suç başlangıç tarihinin 30.07.2005 günü 00.00 saatinden başlatılması yerine; Askeri Mahkemece 29.07.2005 tarihinden itibaren başlatılması hatalı olmakla birlikte; suç vasfına, uygulanacak kanun maddesine, temel cezaya ve görev konusuna etkili olmayan bu yanlışlığın; af ve zaman aşımı gibi uygulanması muhtemel hukuki konularda da sanık aleyhine değil lehine hüküm doğurabileceği anlaşıldığından,
Diğer yandan, 24.02.2005 tarihinde askere sevk edilen sanığın 15 aylık askerlik süresinin de normal şartlarda 24.05.2006 tarihi itibarıyla, (yani kesinleşen hükmün sanığın birliğine ulaşabileceği tarihe kadar) terhis olabileceği için bir günlük sürenin sanığın askerlik hizmetinin hesabına da bir etkisinin bulunmayacağı,
Ayrıca, As.Yrg.Drl.Krl.nun 01.04.2004 gün ve 2004/66-61 esas ve karar sayılı ilâmında da belirtildiği gibi ceza hukuku açısından hiçbir değer ifade etmeyen temadi başlangıcındaki bu bir günlük hata nedeniyle hükmün bozulmasının, kamuya herhangi bir fayda getirmeyeceği ve sanığın tekrar yargılama süreciyle meşgul edilmesi sonucunu doğuracağı, bir bakıma adil yargılanma hakkının ihlaline dahi sebep olabileceğinden, temadinin başlangıç tarihinde yapılan bir günlük hatanın hükme müessir olmadığı ve hükmün bozulmasını gerektirmediği kanısına varılmış olduğundan; belirtilen bu hata bozma sebebi yapılmamıştır
Üye Hâkim Albay Metin META yukarıda belirtilen suçun başlangıç tarihinin maddi (öz) vakıanın yanlış tesbiti niteliğinde bulunduğunu, sanığın izne ayrıldığı saatin birlik ve nizamiye kayıtlarından araştırılması gerektiği bu nedenle noksan soruşturma ile hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu görüşüyle çoğunluğun onama kararına katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Sanığın kabule değer görülmeyen sebepsiz temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usûl ve kanuna uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye aykırı olarak, 24.05.2006 tarihinde, Üye Hâkim Albay Metin METAnın karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy