(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (1111 S. K. m. 43) (5275 S. K. m. 122) (353 S. K. m. 220, 221)
Bakaya suçundan sanık P.Er Ercan BİLGİLİ hakkındaki 3 üncü Mknz.P.Tümen K.lığı Askeri Mahkemesinin 22.12.2004 tarih ve 2004/1045-560 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 05 Ocak 2006 tarih ve 2006/103 sayılı hükmün bozulup düzeltilerek onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; Sanığın 09.03.2003-20.04.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği sabit görülerek ASCK. nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 nci ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca neticeten 1.485.000.000. TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına,
647 sayılı Kanunun 5 inci maddesince sanık hakkında hükmolunan netice cezanın birer aylık yirmi dört eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının sanıktan tahsiline ve 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir (Dz.43).
Sanık hükmü süresinde, özetle savunmasında belirttiği sebeplerden ötürü zamanında askere gidemediğini ve cezayı fazla bulduğunu belirterek temyiz etmiştir (Dz.45).
Tebliğnamede ise, mahkûmiyet hükmünün bozulup, düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
1980 doğumlu olan sanığın 02.08.1999 tarihinde son yoklamasını yaptırdığı ve lise mezunu olması sebebiyle sevkinin 31.12.2002 tarihine ertelendiği (Dz.28), askere sevkini yaptırmak üzere 22.02.2003 tarihinde askerlik şubesine müracaat etmesi gerektiğine dair askere sevk için çağrı pusulası 21.02.2003 tarihinde babasına tebliğ edilen (Dz.2) sanığın, yasal açıdan geçerli bir mazereti bulunmaksızın bu hususa riayet etmediği ve 20.04.2004 tarihinde müracaat ederek 22.04.2004 günü askere sevkini sağladığı (Dz.6, 21), sanığa 1111 sayılı Kanunun 43 üncü maddesince tanınması gerekli on beş günlük hazırlık süresi de dikkate alındığında en erken sevk tarihinin 09.03.2003 olduğu, bu suretle de sanığın 09.03.2003-20.04.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık sorgu ve savunmalarında özetle, tebligattan iki üç ay sonra haberi olduğunu ancak kendisini hazır hissetmediği için askerlik şubesine gecikerek müracaat ettiğini belirtmiş olup, bu beyanların mazeret kabul edilmemesi yerinde bulunmuştur.
Sanığın işlediği suçtan dolayı, karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle alt sınırdan ceza tayin edilmesi, gerekli takdiri indirimin uygulanması, hürriyeti bağlayıcı cezanın yerinde gerekçelerle para cezasına çevrilmesi, ancak yasal imkansızlık nedeniyle ertelenememesi suretiyle kurulan hükümde, yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkemece, hapis cezasının asgari hadden günlüğü 14.850.000. TL. olmak üzere ağır para cezasına çevrildiği belirtilmekle birlikte, suç temadisinin 2004 yılı içerisinde sona erdiği dikkate alındığında, 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesince günlüğü 11-17 YTL. arası bir miktar üzerinden para cezasına çevrilmesi gerektiği, bu nedenle Mahkemece paraya çevirmede esas alınacak alt sınırın hatalı tespiti bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122nci maddesiyle yürürlükten kalkmış olduğundan, Mahkemece bu yönde hüküm tesis edilmiş olması da yasaya aykırı bulunmuştur.
Yukarıda belirtilen bozma nedenleri, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca uygulama yönünden BOZULMASINA;
Ancak, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca hükmün 3 ay 10 günlük hapis cezasının günlüğü 11.-YTLden paraya çevrilerek hükmün netice para cezasına dair kısmının 1100 YTL. Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına şeklinde, taksitlendirmeye ilişkin kısmının ise 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesince sanık hakkında hükmolunan netice cezanın aylık yirmi dört eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının gecikme zammı alınmaksızın sanıktan tahsiline şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 25.01.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy